İran'da 23.'sü düzenlenen İslami Vahdet Konferansı'nda, Filistin davasına destek vurgusu dikkatleri çekiyor.
İran’da 23.’sü düzenlenen İslami Vahdet Konferansı’nda İslam dünyasının Filistin halkının işgalden kurtarılması için birliğini sağlaması gerektiği vurgusu yapıldı.
İran’ın başkenti Tahran’da 23.’sü düzenlenen İslami Vahdet Konferansı’nda, başta Amerika ve İsrail olmak üzere İslam ümmetin tüm düşmanlarına karşı Müslümanlar arası birliğin sağlanması gerektiği belirtildi.
Konferansta “Müslümanların en büyük düşmanları olan Amerika ve gayri meşru çocuğu Siyonist rejime karşı farklı mezheplerdeki Müslümanların güçlü ve sert bir şekilde durması zorunludur” ilkesi bir çok konuşmacı tarafından vurgulandı.
Müslümanlar Kudüs’ü Bir Saat Dahi UnutmamalıdırQodsna’ya konuşan Cakartalı alimlerden Seyfettin Emsir, “Filistin davası, Müslümanların önem vermesi gereken en önemli davadır. Müslümanlar, bir saat dahi Filistin’i unutmamalı. Müslümanlar, Kudsü Şerif ve Mübarek Mescid-i Aksa’nın bugün gerçek bir tehdit altında olduğunun farkına varmalıdır” dedi.
Müslümanlara çağrıda bulunan Emsir, Mescid-i Aksa’yı en değerli varlıkları olarak kabul görmelerini istedi. Emsir, Müslümanlardan kendilerini zayıf hissetmemelerini, Filistin halkının ve İslami mukaddesatın kurtarılması için İsrail’e karşı mücadelede tüm güçlerini kullanmalarını istedi.
Filistin İçin Alimler Daha Aktif Rol OynamalıŞam’daki İmam Şafi Camii’nin imamı Muhammed Ebul Hayr Şukri ise Filistin halkının İsrail’e karşı zafer kazanması için Müslüman alimlerin daha aktif rol oynaması gerektiğini söyledi.
Şukri “Alimler, Filistin halkının zafer kazanması için önemli rol oynayabilir. Hatta Filistin davasındaki en büyük rol, alimlere düşmektedir. Şüphesiz ki alimler, ümmetin başıdır ve ümmeti hayra yönlendirir. Alimler, Filistin davası açısından ümmeti bilinçlendirmelidir. Bugün, Kudüs tehdit altında. Siyonist rejim, Halil İbrahim Camii’ni ulusal miras eserlerine ekledi. Tüm imkanlar seferber edilerek, Siyonist düşmana karşı mücadele edilmelidir. Çünkü Kudüs, bizim şerefimizdir. Alimler, Kudüs ve Filistin’deki kardeşlerine destek olmaları için halklarını teşvik etmelidir” dedi.
Alimler, Filistin Davasını Öncelikli Kabul EtmeliSuudi Arabistanlı Muhammed Ali el Ibadi ise “Filistin halkına destek verilmesinde öncelikli sorumluluk, alimlerin üzerindedir. Alimler, düşmana karşı mücadelelerinde kendilerini zayıflatan ihtilafları tartışmaktan vazgeçmelidir. Alimler, Amerika ve Siyonistlerle yapılan pazarlıklar yoluyla Filistin davasını satan rejimleri deşifre etmelidir. Alimler, İmam Humeyni’de olduğu gibi Filistin davasını öncelikli davası olarak kabul etmelidir. İmam Humeyni her zaman “Filistin davası, İslam’ın öncelikli davasıdır” derdi" diye konuştu.
Ibadi açıklamasının devamında “İran, İslam Devrimi’nin ilk günlerinden itibaren, Ramazan’ın son Cumasını Kudüs Günü ilan etmek, konferanslar düzenlemek, Filistin halkının haklarının iadesini savunmakla Filistin davasına destek verdi. İran’ın bugün maruz kaldığı baskıların asıl sebebi de Filistin davasına verdiği destektir. İslam Cumhuriyeti’nin duruşu şerefli bir duruştur” dedi.
İran’ın Duruşu, Siyonizme Karşı Mücadelede ModeldirGambia’daki İslam Mezhepleri Arası Takrib Merkezi başkanı Şeyh Osman Muhammed Cah İran İslam Cumhuriyeti’nin Siyonist düşmanın hezimeti için takip ettiği siyasetin diğer ülkeler için de model olduğunu söyledi.
Cah “Filistin davası, Müslümanları birleştiren önemli bir davadır. Tüm İslam halkları, bu sorunun çözüme kavuşturulmasına ve Siyonist rejimden kurtuluşuna katkı sağlamalıdır” dedi.
Bazı Arap ülkelerinin Siyonist rejimle geliştirdiği ilişkileri eleştiren Cah “İslam Cumhuriyeti, kurulduğu ilk günden bugüne kadar, Filistin halkını desteklemeye devam etti, tüm imkanlarını bu krizin çözüme kavuşturulması için seferber etti. İslam ülkelerini Filistin halkından uzaklaştırılması için düzenlenen komplolara düşürülemeyen bir tek ülke var. O da İran’dır. Bazı Arap ülkeleri ise Filistin direnişini desteklemek yerine Siyonist düşmana stratejik istihbari bilgiler sunmaktadır” dedi.
Cah son olarak İslami Vahdet Konferansı’nın Müslümanlar arasını vahdet kültürünü hakim kılmayı, kardeşliği yaymayı ve mezheplerini yakınlaştırmayı hedeflediğini söyledi.
İsra Haber