Crescent İnternational dergisi başyazarı Zafar Bangash, Tahran'da düzelenen birinci uluslararası İslami Uyanış Konferansı'nı değerlendirdi.
TAHRAN KONFERANSI HALK AYAKLANMALARINI UYGUN BİR İSLAMİ PLATFORMA TAŞIYORZafar Bangash17-18 Eylül tarihlerinde Tahran’da düzenlenen İslami Uyanış üzerine ilk uluslar arası konferans, büyük bir işti. Konferansa ümmetin her kesiminin fikir ve düşüncelerini temsil eden 84 ülkeden 700’den fazla delege katıldı. Konferansa katılanlar arasında neredeyse tüm islami akımların liderleri, eski ve yeni devlet görevlilerinin – devlet başkanları, başkan yardımcıları, başbakanlar ve bakanlar – yanısıra akademisyenler, siyasi aktivistler ve gazeteciler vardı.
İran İslam Cumhuriyeti’nin konferansa verdiği büyük önemin bir dışa yansıması olarak Devrimin rehberi Ali Hamaney, konferansın açılışını kendi yaptı. Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejad, başsavcı Ayetullah SadeghLarjani, Meclis sözcüsü Ali Larjani ve konferans başkanı Dr. Ali Akbar Velayati (eski bir dışişleri bakanı), yoğun alkışlarla salona girip sahneye yönelen Rehber’e eşlik ettiler. Rehber, sahnedeki sandalyesine oturduktan sonrdiğerleri sahneden inerek, dinleyiciler arasında yerlerini aldılar.
Geniş kapsamlı konuşmasında Rehber, birçok farklı önemli noktaya temas etti. Rehber, Mısır, Tunus, Libya ve Bahreyn halklarının cesur halkına ve de Müslüman yığınların, haysiyet ve onurlarını yeniden kazanmak için mücadele verdikleri diğer ülkelere takdir ve tebriklerini sundu. Rehber ayrıca bu halkların, yüzleşecekleri engeller karşısında korkuya kapılmamalarını istedi ve onları, yıllarca azgın diktatörleri desteklemek suretiyle ortadoğu halklarını yıllarca köle gibi kullanan şeytani güçlerin gülümsemelerine kanmamaları konusunda uyardı. Rehber, Müslüman yığınları, hedeflerine ulaşıncaya kadar sahnede kalmaları konusunda teşvik etti.
Doğal olarak 700 delegenin hepsine söz hakkı verilemezdi fakat bazı öncü akımların liderlerinin konferansta konuşma yapması istendi. Diğer katılımcılar misafir edildi ve 4 ayrı oturumun hepsine davet edildi. Konferanstaki önde gelen delegeler, bazı önemli meselelerle uğraşmak üzere 5 ayrı komiteye bölündü ve konferansın son gününde sonuçlarla ilgili olarak rapor vermeleri istendi. Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın son günkü kapanış konuşmasından önce konferans başkanı Dr. Velayati, konferans deklarasyonunu okudu. İran dışişleri bakanı Dr. Ali Akbar Salehi de konferansın ikinci günü sabahı bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Ahmedinejad yaptığı konuşmada, insanlığın ortak prangalarından ve kendisinin adalet temelinde kurulmuş barış arayışından söz etti. Ahmedinejad, tüm insanların eşit yaratıldığını fakat farklılığın nedeninin şeytan ve insanın bedeni istekler zindanında tutsak oluşudur dedi. Bu tür insanların hiçbir zaman gerçek özgüürlüğü tadamayacaklarını iddia etti.
İman, insanoğlunun doğasında var ve hiçbir toplum gerçek mutluluğu, şirk temeli üzerine kuramaz. Özgürlüğü, Allah’ın insanoğluna verdiği en büyük armağan olarak tanımlayan Ahmedinejad, özgür olmayan hiçbir toplumun barış ve mutluluğu yakalama şansının olamayacağını iddia etti. Ahmedinejad ayrıca tüm peygamberlerin aynı tevhid mesajıyla geldiğini ve de hepsinin misyonunun, yalnızca ilahi kanun ile temin edilebilecek olan toplumsal adaleti kurmak olduğunu ile getirdi.
Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, dünyadaki yedi milyar insanın şuan mutlu olmadığını sordu ve eğer mutlu değllerse –ki açıkça görülüyro ki değiller – o zaman bu mutsuzluğun sebepleri nelerdir. Ahmedinejad, suçu ABD önderliğindeki yağmacı güçlerin küresel yönetimi iyi idare edememesine attı. Eğer dünya işleri doğru düüst idare edilirse, iste o zaman adalet ve barış sağlanabilir diye ısrar etti. O zaman dünyada yığınla insan açlıktan ölmez ve de Asya, Afrika ve Latin Amerika halklarının kaynaaklarını sömürmek amacıyla sonu olmayan savaşlar varolmaz. Bugünkü ayaklanmalar ve İslami Uyanışa işaret ederek Ahmedinejad, müslümanların kendi aralarında kavgaya tutuşmasının müslümanlara yardımcı olamayacağını söyledi. Mısrı, Arabistan ve diğer tüm ülkelerin halklarına dostluk elini uzatan Ahmedinejad, onlara her konuda yardımcı olmak istediklerini dile getirdi. Onun bu çağrısı, Allahu Ekber çığlıkları ve de alkışlarla karşılık buldu.
Konuşmacıların, konferanstaki katkılarının yanısıra, tüm oturumlar ve de komite toplantıları şu konulara işaret etmek amacını güttü:
1. İslami Uyanışın tarihsel, kavramsal ve teorik temellerini geliştirmek
2. İslami Uyanışın önde gelen aktörlerini tanımak
3. İslami uyanışın karşılaştığı tepki ve tehditlerin tanınması
4. İslami Uyanışın hedeflerinin tanımlanması ve
5. İslami Uyanış ile ilgili genek görünümün ve gelecek beklentilerinin netleştirilmesi
Bir tek ümmet olmanın kendilerine verdiği sorumnluluğun bilincinde olan katılımcılar, kıtlık altında ezilen Somali halkına sempatisini ve dayanışma arzusunu ifade ederek, onlara insani yardım elinin uzatılmasının İslami bir sorumluluk olduğunu dile getirdiler.
Filistin halkının Siyonizm baskısına karşı kahramanca mücadelesi de dile getirildi ve Kudüs’ün hala işgal altında olmasının, tüm dünyadaki İslam ümmetine ağır bir hakaret olduğu söylendi. Ayrıca, çıkar çatışmalarının sistemi manipule ettiği “Batı-tarzı demokrasi” ile halkın desteklediği “Müslümanların temsilci sistemi” arsında da net bir ayrım yapıldı. Müslümanlar, Batı’dan ayrı olarak kendi yönetim sistemlerine sahipler. Konferansın katılımcıları, Tahran’da, ilk genel sekreter sıfatıyla Dr. Velayati’nin liderliğinde sürekli bir İslami Uyanış Konferansı Sekreterliği kurulmasına karar verdiler.
Sekreterlik, müslüman aktivistlerle görüşme halinde olacak ve de müslümanları meşru taleplerini desteklemek amacıyla gönderilen mektup, e-mail gibi her türlü girdiyi kabul edecek.
Bu önemli konferans ilk kez farklı altyapılardan Müslümanları tek bir platformda birleştirdi ve onları, toplumda haysiyet ve onurun geri kazanılması gibi ortak bir amaç uğruna çalışmaya sevk etti. Bu durm, Müslüman mücahitleri daha emin kılana ve de onların bu yolda yalnız olmadıkları fikrini onların zihinlerine yerleştirene kadar devam edecek. Dünya, ilk defa Müslümanların onyıllarca öncülük edeceği büyük değişimlerin eşiğinde. Bu durum kesinlikle yıllar boyunca tecrübe ettiğimiz dünyadan daha adil bir dünyanın kurulmasına öncülük edecek.
İMAM HAMENEİ'NİN ULUSLARARASI İSLAMİ UYANIŞ KONFERANSI'NDA YAPTIĞI KONUŞMANIN TAM METNİULUSLARARASI İSLAMİ UYANIŞ KONFERANSI SONUÇ BİLDİRGESİ