Suriye rejim karşıtı grupların oluşturduğu Suriye Ulusal Konseyi yaptığı son resmi bir açıklamasında, Suriye'ye dış müdahale çağrısı yaptı.
Suriye Ulusal Konseyi’nin resmi sitesinde de yayınlanan bu çağrı “SNC Calls For the Establishment of a Safe Zone in Syria” (Suriye Ulusal Konseyi Suriye’de bir güvenlik bölgesi oluşturmaya çağırıyor” altında verildi.
AÇIKLAMANIN TAM METNİNİ SUNUYORUZ
SURİYE LUSAL KONSEYİ, SURİYE'DE BİR GÜVENLİK BÖLGESİ OLUŞTURMAYA ÇAĞIRIYOR
Suriye Ulusal Konseyi, zalim Beşer Esad yönetimine karşı mazlum Suriye halkının sesi olmuştur. Konsey, zalim ve zorba rejime karşı aylardır devam edegelen pasif direnişin daha fazla kan dökeceğe benzeyen bir intihar sözleşmesine dönüşeceğini düşündüğü için; Suriye devriminde kritik bir adım atma kararı almıştır. Suriyeli protestocular, uçuşa yasak bölgeler kurulmasını, güvenli bölgelerin oluşturulmasını ve uluslararası müdahalenin gerektirdiği her türlü adımın atılmasını bekliyorlar. Bu konuda Suriye Ulusal Konseyi (SUK), Suriye halkının isteklerini daha iyi dile getirmek üzere askeri ve stratejik uzmanlarına danıştı.
Birleşik Devletler ve Avrupa Birliği’nin Suriye üzerindeki yaptırımları, Beşer Esad başkanlığındaki rejimin baskı unsurlarını finanse ettiği ekonomik alanda olumsuz etkiler oluşturmaya başladı. Bu yaptırımlar, uzun vadede toplumun ana unsurları üzerinden rejimin ayakta kalma süresini de etkileyecektir. Fakat yaptırımlar ölümleri durdurmaya yetmemiş hatta yavaşlatamamıştır bile. Aynı şekilde tutuklanmaları, çocuk istismarcılığını ve sivil halkın zulüm görmesini de... Suriye’de 10 aydır devam eden barışçıl gösterilere, Arap Baharı boyunca dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş barbarlıklarla karşılık verildi. Bu süreçte 5,000’den fazla insan öldürülürken, 50,000 kişi kayboldu, diğer 59,000’i hapsedildi ve 16,000 kişi de evlerinden kovularak mallarına el konuldu.
Stratejik İletişim ve Araştırma Merkezi’nin “Suriye İçin Güvenli Bölge: Kanunsal, Mekansal ve Afetsel Değerlendirme” başlığıyla yayınladığı rapor, çeşitli şekillerde gerçekleşmesi muhtemel olan müdahalelerin olası risklerini ve lojistik unsurlarını masaya yatırıyor. Suriye Ulusal Konseyi, sivilleri koruma noktasında sağlıklı bir yaklaşım oluşturabilmek için askeri uzmanlarla, profesyonel akademisyenlerle, kamu siyaseti uzmanlarıyla ve stratejik uzmanlarla birlikte çalışıyor. SUK’un yetkili temsilcileri, Suriye’de ağır işkence ve ölümlere maruz bırakılan masum hayatların kurtarılması ve “Korunması Sorumluluğu” noktasında Arap Birliği ve Birleşmiş Milletler’in harekete geçmesini istedi. BM Güvenlik Konseyi, Rusya ve Çin’in veto oyları sebebiyle birçok defa bu konu hakkında bir kınama yayınlama hususunda bile başarısız oldu. Fakat, hem BM Genel Kurulu hem de BM İnsan Hakları Komisyonu birer kınama kararı yayınladılar. Arap Birliği ise tarihi kararlar alarak, Esad Rejimi’ne yönelik yaptırımları bile devreye sokmayı başardı.
Değişim ve ikna sürecinde, dünya siyasetinin bir gereği olarak bölgesel ve küresel işbirliği sağlama sürecinin zaman alacağının farkında olunması gerekiyor. SUK, insani yardım koridoru kurma, güvenli bölge oluşturma, Suriye Ulusal Konseyi’nin resmi açıdan Suriye halkının yegane temsilcisi olarak tanınması ve halka siyasi destek olunması konularında uluslararası yardımın başlaması için özenle çalışıyor. Suriye Ulusal Konseyi bu hususta Birleşmiş Milletler, Uluslararası Ceza Mahkemesi, Arap Birliği, İslam Konferansı Örgütü kurumlarıyla işbirliği yapıp bazı yabancı devletlere şahsi ziyaretler gerçekleştirmiştir.
Suriye rejiminin Zavya ve Homs bölgelerinde gerçekleştirdiği büyük katliamlardan sonra, Suriye Ulusal Konseyi Yönetimi, 21 Aralık 2011 tarihinde uluslararası seviyede görüşmelere başlamıştır. Son saldırılarda ise kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu en az 250 sivil hayatını kaybetmiştir.
Bu konuda Suriye Ulusal Konseyi, BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri de dahil olmak üzere toplamda 15 ülkenin temsilcilerine mektup göndererek, Suriye’de sistematik hale gelen ölümlerin, yaşanan insanlık dramı ve rejim değişikliği konularının görüşülmesi için bu ülkelere acil bir toplantı çağrısı yapmıştır.
Suriye Ulusal Konseyi gönderdiği mektupta, Suriye rejiminin çocukları istismar ettiğini ve canlı kalkan olarak kullandığını; bu yüzden tankların ve zırhlı araçların yerleşim bölgelerine rahatça girebildiğini belirtti. İdlib’te Hac Ali ailesinden dört kardeşin katledimesinin yanı sıra, Şeyh Ahmed el-Fatih’in öldürülmesi ve yine İdlib’teki Şameli cami imamının başının kesilerek katledilmesi gibi korkunç cinayet vakalarının da gönderilen mektuplarda bir bir izah edildiğini aktardı.
SUK gönderdiği mektuplarda ayrıca, rejim güçlerinin, Humus’un Baba Amr mahallesinde ve İdlib’in Kansafra, Kafar Avaid, Mezre mahallelerinde birçok sivilin ölümüne sebebiyet veren top ateşinin yanı sıra diğer ağır silahların da sivil mahallelere düzenlenen saldırılarda umarsızca kullanıldığına dikkat çekti.
Konsey ayrıca Arap Birliği’ne, İslam İşbirliği Örgütü’ne, Körfez İşbirliği Konseyi’ne, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği’ne, Amerikan Dışişleri Bakanlığı’na, İngiltere Dışişleri Bakanlığı’na, Çin Dışişleri Bakanlığı temsilcilerine ve Fransa, İspanya, Almanya, Kanada, Tunus, Libya ve Sudan hükümetlerine acil bir bildiri yayınladı.
Konsey, Suriye halkının ve Suriye Devriminin uluslararası korunma taleplerini destekleyen bu taraflardan siviller için güvenli bölgelerin kurulmasını, insani, tıbbi ve diğer ihtiyaçların giderilmesi için insani yardım koridorlarının açılmasını talep etmiştir. Suriye Ulusal Konseyi ayrıca, soykırım aşamasına ulaşan katliamların durdurulması, aynı zamanda Arap Birliği ile imzalanan protokole uyulması için derhal müdahale yapılmasını istemektedir.
