Siyonist rejim istihbarat ve Terörizm Enformasyon Merkezi'nin Suriye ile Filistin İslami Dİreniş Hareketi arasındaki ilişki raporu.
SURİYE'NİN HAMAS'A STRATEJİK DESTEĞİ
VELFECR ÖZEL DOSYA
İsrail Özel Çalışmalar Merkezi İstihbarat ve Terörizm Enformasyon Birimi (C.S.S)
5 Temmuz 2006
Genel Bakış
28 Haziran sabahının erken saatlerinde, İsrail Hava Kuvvetleri uçakları, Beşşar Esed’in Suriye’nin kuzeybatısındaki Lazkiye’de bulunan yazlık konutunun üzerinde uçtu. Devlet Başkan’ı Esed, uçuşun gerçekleştiği vakitte burada bulunmaktaydı. Yapılan bu gösteri Hamas’a ve diğer terörist gruplara sponsorluk yapan ve destek sağlayan, Filistin yönetimi üzerinden terör eylemlerini Şam merkezinden sürdüren Esed ve Suriye rejimine yönelik bir tehdit mesajı özelliği taşıyordu.
Bu bülten, İsrailli Asker Onbaşı Gilad Şalit’in kaçırılmasında ve Yaz Yağmurları Operasyonu’nun arka planında Hamas’ın stratejik destek sağlayıcısı olarak Suriye’yi incelemektedir.
Şam’daki terör zirvesi: Suriye Devlet Başkanı, İran Devlet Başkanı’nı ağırlıyor. (Al-Sharq Al-Awsat, 20 Ocak 2006)
Suriye’nin Hamas’a desteği
Suriye ve müttefiki İran, “direniş” (örneğin terörist eylemler) yolunun etkinliğine derin bir inançla Filistin ve Lübnan terör örgütlerini destekleyen tutarlı bir strateji benimsiyor. Ayrıca bunu aşağıdaki gibi çeşitli hedeflere ulaşmak için bir yol olarak düşünüyorlar:
-Ortadoğu’da radikal bir İran-Suriye ekseninin güçlendirilmesi,
-Toplumda uçurumlar oluşturma ve ekonomiye zarar vererek İsrail’i zayıflatma,
-Ebu Mazen ve diğer çıkarcı Filistinli unsurlara zarar vererek; Filistin Otoritesi’ndeki radikal İslami güçleri güçlendirmek,
-Filistin-İsrail barış sürecinde herhangi bir anlaşma veya süreç yenileme durumunu sabote etmek. (Özellikle Suriye işin içinde olmadığında)
Suriye, bu yüzden Hamas’a destek sağlıyor. Hareketin “dış” lideri, 1999 yılında Ürdün’den ihraç edildikten sonra, Suriye rejimin kendi sınırları içerisinde faaliyet izni aldı ve Şam’da yaşamaya başladı. Bugün Şam’daki “dış liderlik”, hareketin otorite merkezidir. Bu “dış liderlik” genel Filistin Yönetimi içerisinde, Filistinli insanların ihtiyaçlarına yabancılaşmanın ve İran ile Suriye’ye yakın bir pozisyonda durmanın sonucunda doğal olarak içerdeki liderliğe göre daha katı ve radikal bir pozisyonda durur. Suriye rejimi, yüksek siyasi kademelerindeki ve Suriye güvenlik servisindeki üst düzey üyeleri aracılığıyla Hamas liderliğiyle ilişkilerini sıkı tutmaktadır.(1)
Hamas’ın Şam’daki lideri ve örgütün siyasi büro şefi Halid Meşal, yardımcısı ise Amerika tarafından sınır dışı edilen Musa Ebu Marzuk’tur. Bu isimlere İmad el-Alami öncülüğündeki Hamas’ın operasyon merkezi tarafından yardım ediliyor. Beşşar Esed rejimi onlara Filistin Yönetimi’ndeki Hamas’ın terörist eylemlerini de kapsayan faaliyetlerini doğrudan yönetme imkânı sağlıyor. Bu yüzden Hamas yönetiminin gerçek merkezi Filistin Yönetiminin başındaki isim İsmail Heniye’de değil; Suriye himayesindeki Halid Meşal çerçevesinde yoğunlaşmıştır. “İç” liderlikle istişare etse bile, Filistin Yönetimi’ndeki Hamas’ın terör politikası Halid Meşal tarafından sürdürülmektedir.
Terör eylemlerinin Şam merkezli yönlendirilmesi ve desteklenmesi çeşitli yollarla gerçekleştirilmektedir:
-Siyasi ve operasyonel talimatlar, kesintisiz bir akışla Filistin Yönetimi’ndeki Hamas’a gönderilir -ki Hamas’ın İzzeddin el-Kassam Tugayları adı altında bir de silahlı terör kanadı vardır-;
-Terörist eylemler de dâhil olmak üzere, Hamas’ın faaliyetleri için bir yılda on milyonlarca doları bulan para transferi sağlanmaktadır;
-Teröristler Suriye’de eğitilmektedir.(2) Daha sonra da gelen yardımlarla alınan silahlar, Arap Devletlerine ve Filistin Yönetimi’ne kaçak yollardan ulaştırılmaktadır.(3)
Ürdünlülerin silahlarının bir kısmı Hamas terörist örgütünün elinde bulundu. Ürdünlüler, Suriye’deki üst düzey Hamas liderlerinin teröristleri eğitip, finanse ettiklerini ifade ettiler. (Ürdün Tv, Mayıs 2006)
Suriye’ye askeri eğitim almak için gitmiş olan ve Gazze Şeridi’ndeki Cebaliye mülteci kampı sakinlerinden olan Usame Matar, İsrail kanal 2 televizyonu muhabiri Ehud Ya’ari’nin sorduğu, askeri eğitimin nerde gerçekleştiği sorusuna, ‘Suriye’; Suriye’nin neresinde olduğu sorusuna ise, ‘Şam’ cevabını verdi.
Geçmişte, öncelikle Amerika ve uluslararası baskı nedeniyle, Suriye zaman zaman Hamas ve diğer terörist örgütlerle bağlarını daha az görünür kıldı. Bunun yanı sıra, son iki yıl içerisinde rejim meydan okurcasına ve açıkça İran ve çeşitli terörist örgütlerle bağlarını güçlendirdi ve bu gerçeği alenen ifade etmekte tereddüt etmedi. Örneğin Eylül 2005’te Esed’in Filistinli terör örgütlerinin başkanları ile gerçekleştirdiği medyaya kapalı toplantı, bu bağlamda dikkate alınmalıdır.
Suriyeli rejimin Hamas ile bağlarını güçlendirmesi
Suriye rejimi, 2006 Ocak ayında Filistin Yasama Konseyi seçimlerinde Hamas’ın kazandığı zaferden ve Hamas hükümeti oluşumundan açıkça memnun oldu. Bunun sebeplerini şöyle açıklayabiliriz:
-Suriye, Hamas’ın zaferini “direnişin” (terörizmin) zaferi ve Amerika’nın İsrail ve Ortadoğu politikasındaki yenilgisi olarak gördü.
-Suriye rejimi özellikle Mısır pahasına İsrail-Filistin çatışmalarındaki gelişmelerde daha fazla etkiye sahip olacağını ve Suriye rejiminin daha merkezi bir rol oynayabileceği ihtimalini gördü;
Suriye rejimi, üzerindeki uluslararası baskıyı azaltmak için Hamas’ın zaferini ve hareketin halk nazarındaki etkisini bir araç olarak kullanabileceğini düşündü.
Bu sebepten dolayı, Ocak seçimlerinden bu yana, Suriye’nin Filistin arenasındaki eylemleri yeni durumlardan oluşacak avantajları kendi çıkarları doğrultusunda kullanabilmek umuduyla önemli ölçüde arttı. Bu durum pek çok alanda da kendini gösterdi:
-Siyasi olarak, Suriye rejiminin Dışişleri Bakanı Mahmud el-Zahar, İçişleri Bakanı Said Siyam ve diğerleri gibi Filistin hükümetinin üst düzey üyeleri ile Halid Meşal ve Esed’in medyaya kapalı olarak sık sık düzenledikleri toplantıları da kapsayan Hamas temsilcileriyle çeşitli düzeylerde yapmış olduğu koordinasyon ve güncelleme toplantılarında bir artış oldu. Tüm bunlarla bir yandan Şam, “terör kartını” elinde tutuyor mesajı verilirken; diğer yandan da İsrail ve Filistin’de gerçekleşen terörist saldırıların sorumluluğu resmi olarak reddediliyordu.
-Terörizmle ilgili olarak, Suriye rejimi, İsrail’e karşıtı terör örgütlerine terör kampanyasının (intifada) devamı için teşvik vermekte ve Suriye temelli Hamas merkezini ve diğer terörist örgütleri desteklemektedir. Hatta Hamas’ın ‘iç’ liderliğinde bir yıldır uygulanmayan terör siyasetine rağmen, Hamas’ı terörist eylemlere geri dönme noktasında bir zorunluluk içinde bırakarak Hamas politikalarını şekillendirme yoluna gitti.(4)
-Ekonomik olarak, Suriye, Esed tarafından desteklendiği bilinen bir projeyle, Hamas hükümetine fon oluşturmak için Arap milliyetçiliğini kullanarak bir kampanya başlattı ve hatta para toplamak amacıyla “halk komiteleri” oluşturdu.
Şam’daki Hamas liderliği, Filistin Yönetimi’ndeki Hamas’ın alt birimlerine terörist saldırı politikası dikte ediyor. Bu yüzden kaçırılmış olan askerlerin serbest bırakılmasına ilişkin olan her şeyde önemli bir rol oynuyor. Bunu, Gazze Şeridi’nde Muhammad Diyab İbrahim Def ve yardımcısı Ahmed Seyid Halil Cebari komutasındaki Hamas’ın terörist-ajan altyapısı ile doğrudan temas sağlayarak gerçekleştiriyor.
....
1) Daha fazla bilgi için, “Syria 2004: Ongoing support of terrorism, non-conventional weapons build-up, continuing violations of human rights,” başlıklı yazıya Enformasyon Bültenimizden bakabilirsiniz. (www.terrorism-info.org.il/malam_multimedia//ENGLISH/SYRIA%20AND%20LEBANON/PDF/JULY_04.PDF. )
2) Suriye’de eğitim gören Hamas ajanlarının tutuklanması için, bültenimizden “The Syrian régime allows Palestinian terrorist organizations to train operatives to perpetrate attacks on Israel” başlığına bakabilirsiniz: www.terrorism-info.org.il/malam_multimedia//ENGLISH/COUNTERTERRORISM-DATA/PDF/APR13_05.PDF.
3) Nisan 2006’da, Ürdünlüler Batı Şeria’ya saldırı ve silah kaçakçılığı hazırlıklarının son aşamasında olan bir grup Hamaslı teröristi tutukladı. Teröristler tutuklandıklarında ellerinde çok sayıda silah vardı. Ürdün hükümeti, sorgulama sırasında, teröristlerin Suriye’de bulunan Hamas liderliği tarafından yönlendirildiklerini itiraf ettiklerini belirtti.
4) Terörün teşvik edildiğine bir gösterge de, 26 Haziran’da Radyo Şam yayınında Kerem Şalom’a karşı yapılan saldırılarının övülmesi ve bu saldırının sessizlikten sonra intifadaya devamın göstergesi olduğu söylendi.
