Şehadetinin 2. yıldönümünde Hizbullah Direniş Komutanı Şehid İmad Muğniye...
YENİ MUĞNİYE, YENİ İNTİKAM
İsrail gazetesinin İmad Muğniye’nin öldürülmesi üzerine yaptığı yorumlar birkaç noktada üzerinde birleşiyor. Bunlardan en önemlisi, İsrail’in bunda parmağı olduğuna yapılan açık telmih, şehidin sahip olduğu makam göz önüne alındığında suikastın önemi üzerine yoğunlaşma ve Hizbullah’ın İsrail karşıtı faaliyetlerine devam etme gücüdür.
İsrail gazeteleri, İsrail hükümet başkanının Hizbullah lideri Muğniye’nin suikasta kurban gitmesine ve operasyonda İsrail’in parmağı olduğuna işaret eden tepkiyi değerlendirdi.
Yedioth Ahronoth gazetesi yazarı Şimon Schiffer “İleride İsrail’in suikasttan sorumlu olduğu ortaya çıkarsa o vakit siyasi liderliğin ikinci Lübnan savaşında beklediği zaferin bir buçuk sene gecikmeyle geldiğini söyleyebiliriz” dedi ve dünyadaki bütün istihbarat teşkilatlarının bu tarz operasyonlarla övüneceğini dile getirdi.
Maarif gazetesinden Ofer Shelah ise suikast ve onun arka planına hâkim olan düşüncelerden bahsetti. İntikam, düşmanın kalbine korku salmak ve kendimiz ile düşmana bakışımızdan kaynaklanan düşüncelere işaret etti. Shelah, İsrail’in reddettiği böyle bir operasyon, her yere ve herkese ulaşabilen cesur ve çeşitli cihazlarımız olduğu hissini oluşturacaktır dedi.
Haaretz yazarı Amir Oren; uzun senelerdir İsrail-Hizbullah-İran arasında dönen çekişmeyi, Muğniye’nin öldürülmesiyle ilk olmayan bir turun bittiği ve son olmayan başka bir turun başladığı şeklinde yorumladı.
Oren –İsrailli üst düzey güvenlik liderlerine yakın birisidir- suikast olayında Mossad’ın parmağı olduğuna göndermede bulundu ve Muğniye’nin Amerikalıların Irak’ta yaptığı gibi havadan değil aksine Mossad’a bağlı Caesarea birliği ve özel genelkurmay birliğine atfedilen kadim hikâyeler gibi sakince içeri sızılarak öldürüldüğünü söyledi. Oren sözlerine şöyle devam etti: “Hasan Nasrallah ve Muğniye hedef tahtasındayken İsrail’in suikastı başarılı olmuş olsaydı özel bir operasyon aracılığıyla –uygulayanlar kim olursa olsun- denge sağlayan bir başarı sağlanmış olurdu. Ama geç de olsa bir işin yapılmasının hiç yapılmamasından daha iyi olduğu söylenebilir.”
Bu suikastın Hizbullah’a yaptığı etkiye gelince Oren, bu operasyonun Hizbullah ve devrim partisini caydırmayacağını sadece diğer tarafın karşı taraftan korkmadığını hatırlatacağını düşünüyor.
Haaretz’in güvenlik yorumcusu Yossi Melman “Ne zaman suikast yapılsa faydası hakkında soru soruluyor” ifadesini kullandı. Ona göre “Muğniye’nin öldürülmesi meselesinde iki zıt sonuca varmak mümkündür: birincisi suikastın Hizbullah saflarında korku ve şok etkisi yaptığı ve operasyon düzenleme gücüne zarar vereceği, ikincisi ise uzun vadede Hizbullah’ın suikastın yarasını kapatacağı ve normal bir şekilde saldırılar düzenleyecek kendi özel milislerine sahip siyasi bir hareket olarak işine geri döneceğidir.” “Suikast nedeniyle ortaya atılan en önemli ve derin soru Hizbullah’ın cevap verip vermeyeceği değil ne zaman ve nasıl cevap vereceğidir?” Melman verilecek cevabın büyük olasılıkla Lübnan dışında olacağını düşünmektedir.
Maarif gazetesi yazarlarından Jackie Hoji “Muğniye’nin yokluğunun Hizbullah ile İsrail arasındaki güç dengelerinde dramatik bir değişikliğe sebep olacağını umut eden kişi yanılmaktadır” diyor ve Hizbullah’ın bir parmağın dokunmasıyla yıkılacak bir kule olmadığına ve tek bir kişiye bağlı olmadığına işaret ediyor. Hoji, Muğniye’nin yokluğunun hemen hemen hiçbir şey değiştirmeyeceği, onun yerini ondan daha kabiliyetlisinin alacağı ve ideolojinin olduğu gibi kalacağının altını çiziyor.
İsrailli yazar, aldığı şiddetli manevi darbeye rağmen Hizbullah’ın Lübnan toplumunun köklerine derinlemesine işlemiş bir filiz olarak kalacağını aynı şekilde Hizbullah’ın siyasi-toplumsal gücünün Muğniye’nin yokluğundan asla etkilenmeyeceğini düşünüyor.
Haaretz gazetesi yazarlarından Zvi Barel suikastın, beklenen sonuçlar sebebiyle stratejik bir tasfiye meydana getireceğini düşünüyor. Maarif gazetesi siyasi yorumcularından Ben Caspit ise Muğniye suikastının Yahudiler için iyi mi yoksa kötü mü olduğunu soruyor?
Ve soruya suikastın aynı anda hem iyi hem de kötü olduğu şeklinde cevap veriyor ve bunu şöyle açıklıyor: İyidir, çünkü Muğniye her nerede olurlarsa olsunlar Yahudilerin kanına susamıştır. Onlardan birçoğunu öldürmüştür ve bir o kadarını daha öldürmeyi başaracağı kesindi. Kötüdür, çünkü Muğniye’den sonra -her zaman olduğu gibi- yeni Muğniye ve onunla beraber de bize pahalıya patlayacak intikam gelecektir.
Lübnan'da yayınlanan Ahbar gazetesi yazarı Mehdi Seyyid'in bu analizi, Gülşen Topçu tarafından İsra Haber için tercüme edildi.
