Ana Sayfa
Türkçe | English | فارسی | العربية | Arşiv | Video | Künye | İletişim
ANALİZLER
Demokrasiyi Anlamak

Demokrasiyi Anlamak

Nasıl Müslüman Olduğunu Hz. Fatıma Gününde Anlattı

Nasıl Müslüman Olduğunu Hz. Fatıma Gününde Anlattı

Şeyh Mahir Hammud'dan Suriye Hutbesi

Şeyh Mahir Hammud'dan Suriye Hutbesi

Mısır İhvanı Cumhurbaşkanlığı Projesini Açıkladı

Mısır İhvanı Cumhurbaşkanlığı Projesini Açıkladı


"Küresel Ortak Söylem” Sempozyumu Sonuç Bildirgesi

Ahmet Faruk Ünsal'ın Sempozyum Açılış Konuşması

Ahmet Faruk Ünsal'ın Sempozyum Açılış Konuşması

Adil Barış: Küresel Ortak Söylem Sempozyumu (foto)

Adil Barış: Küresel Ortak Söylem Sempozyumu (foto)

Örs: İslamcılar NATO Çizgisinde Konumlandırıldı

Örs: İslamcılar NATO Çizgisinde Konumlandırıldı

28 Şubat: Yeni Türk-İsrail Ekseni'nin Ürünüdür

28 Şubat: Yeni Türk-İsrail Ekseni'nin Ürünüdür

Tantik: Mezhep Savaşı Kumpaslarına Dikkat Edelim

Tantik: Mezhep Savaşı Kumpaslarına Dikkat Edelim

Erbakan: Amerika Ne İstediyse Tersini Yaptım (VİDEO)

Erbakan: Amerika Ne İstediyse Tersini Yaptım (VİDEO)

Siyonizme Karşı İslam İnkılabını Korumalıyız (VİDEO)

Siyonizme Karşı İslam İnkılabını Korumalıyız (VİDEO)

Üstad Sezai Karakoç'un Konuşmasının Tam Metni

Üstad Sezai Karakoç'un Konuşmasının Tam Metni

Emperyalist ve Siyonistler Suriye'de Neyin Peşinde?

Emperyalist ve Siyonistler Suriye'de Neyin Peşinde?

Filistinli Bakanın Feryadı Bizi Ne Kadar Utandıracak

Filistinli Bakanın Feryadı Bizi Ne Kadar Utandıracak

Türkiye'yi Suriye'ye Saldırtma Projesi İşleyecek mi?

Türkiye'yi Suriye'ye Saldırtma Projesi İşleyecek mi?

Suriye Rejimini Yıkmak İçin Dört Askeri Seçenek

Suriye Rejimini Yıkmak İçin Dört Askeri Seçenek

Suriye Rejimini Ancak Askeri Müdahaleyle Yıkabiliriz

Suriye Rejimini Ancak Askeri Müdahaleyle Yıkabiliriz

Siyonistlere Göre Esad'ı Devirebilmenin Altı Yolu

Siyonistlere Göre Esad'ı Devirebilmenin Altı Yolu

İsra Haber'den General Eş Şeyh'in

İsra Haber'den General Eş Şeyh'in "Tekzib"ine Yanıt

Sen Merak Etme Büyük Şeytan; Biz “Önceliklerimiz”i İyi Biliriz..!

30.08.2011, 01:52:26

| Yorum Yaz
Serdar DUMAN

Serdar DUMAN

SERDAR DUMAN'IN 26 AĞUSTOS CUMA GÜNÜ BEYAZIT MEYDANINDA DÜNYA KUDÜS GÜNÜ PROGRAMINDA YAPTIĞI KONUŞMANIN TAM METNİ:

Bugün günlerden Kudüs…

Yine ve yeniden Kudüs…


Bugün, Amerika dediğimizde aklımıza ilk olarak “Büyük Şeytan” sıfatının gelmesine vesile olan mazlumların imamından emanettir bizlere. Ramazan’ın son Cuma’sını “Kudüs Günü” olarak bizlere miras bırakan İmam Humeyni, yıllar öncesinden şöyle sesleniyordu:

“Ey dünya Müslümanları! Ey dünya mustazafları! Kalkın, harekete geçin ve mukadderatınızı kendi ellerinize alın. Ne zamana kadar oturup kaderinizi Washington ve Moskova’nın tayin etmesini bekleyeceksiniz? Kudüs’ünüz, ne zamana kadar Amerika’nın artıklarının, gasıp İsrail’in çizmeleri altında ezilecek? Kudüs, Filistin, Lübnan ve bu beldelerin mazlum Müslümanları daha ne zamana kadar canilerin egemenliği altında inleyecek ve sizler de öylece oturup seyredeceksiniz?”

İşte bu çağrıya kulak verdiğimiz için toplandık bu meydanda. Şeyh Ahmed Yasin’imizin Rabbine şikâyet ettiği ümmetin suskunluğunu yırtalım istedik çığlıklarımızla… “Bir halk yok mu? Hiç mi kimse yok; Allah için ve ümmetin namusu için kızacak?” diyen şeyhe, “Ey Şeyhimiz, biz buradayız; dimdik ve sapasağlam ayaktayız” demek için bir araya geldik…

Filistin yanıyor kardeşler; Kudüs hala sevdalılarını bekliyor… Ne oldu da unuttuk Kudüs’ümüzü? Yoksa şehid haberlerini duya duya artık alıştık mı dersiniz? Canları Allah için feda etmenin gündelik hayattan bir iş olduğu Filistin’de, kardeşlerimiz bizleri soruyorlar. Niye diyorlar; niye Türkiyeli kardeşlerimizin sesleri bu kadar cılızlaştı? Sahi; henüz bir hafta önce Gazze’ye gerçekleştirilen hava saldırısında onlarca kardeşimizin şehid olduğundan ne kadar haberdarız? Veya haberdarız da; ne kadar dertleniyoruz?

İşte yeniden hatırlama, yeniden hatırlatma ve muhasebe yapmak için buradayız kardeşler…

Ümmetin yüz akı Filistinli Müslümanlar, varlıklarıyla bizlere dersler veriyorlar. Onlar; oruçlarını şehadet ile açan, yeni doğmuş çocuklarını Rabblerine gözyaşları içerisinde sunan, sabah tarlalarda başladıkları günlerini akşam İsrail cezaevlerinde tamamlama ihtimalinden korkmayan, ölümü yaşam kadar büyük bir nimet olarak gören Filistinliler… Onları anlatırken dahi başlarımız öne eğiliyor; sözlerimiz kifayetsiz kalıyor…

Ve Kudüs… Hala, kendisine sahip çıkacak olan Müslümanları bekleyen, Siyonist İsrail’in askerlerini sinesinden söküp atmak için bir isyan alevinin tutuşması özlemiyle yanan, dünya mazlumları için zilletten izzete doğru uzanan “miraç” olma sembolünü taşıyabilecek en güzel mekânlardan olan mukaddes belde Kudüs…

Müslümanlar! Kudüs bizi bekler… Müslümanlar! Ayaklanın, ayağa kalkın, kıyam edin, silkelenin, atın şu ölü toprağı üzerinizden; çünkü Filistin, bizi bekler; mazlumlar, kardeşlerinin yollarını gözler…

Son yıllarda, Türkiyeli Müslümanlar olarak rehavet dolu süreçlerden geçiyoruz. Dünyanın nimetleri ile tanışmak bünyemize iyi gelmedi. Dünya müstekbirlerine kafa tutacağımız yerde, dünyevileşmenin tuzağına düştük… Peşinde koştuğumuz davaları unutup, hassasiyet kaybı yaşamaya başladık… Aslında kısacası liberalleştik… İktidarın nimetlerinden faydalanma peşine düşmemiz, zafer sarhoşluğuna sürükledi bizleri…

Artık bu yalpalamalardan sıyrılmanın; bu duruşlardan beri olduğumuzu ifade etmenin vakti geldi de geçiyor… İşte, bu sebeple, bu yılki “Dünya Kudüs Günü”nü Türkiyeli Müslümanlar için bir “milad” olarak deklare ediyoruz… Artık çok yönlü cephe savaşları tek bir yöne kanalize olmuştur: Direniş cephesinin yanında veya karşısında yer almak…

Biz buradan, “direniş cephesi”nin fertleri olduğumuzu gururla ilan ediyoruz… Tabii ki şunu da biliyoruz ki, nefsiyle “cihad-ı ekber”ini tamamlamadan iri puntolu laflar edenler, Rabbimize adanmanın ve kulluk vazifesini yerine getirmenin yolunun ancak ona ibadetler ile yaklaşmaktan geçtiğinden bihaber olanlar; ne kendilerinde direniş cephesinde mücadele etme azmi bulabilirler, ne de dünya müstekbirlerine kafa tutabilecek kadar güçlü bir hassasiyet… Henüz kalplerindeki prangalardan kurtulamayanlar; Kudüs’ü işgalden kurtarmanın hayalini hiç mi hiç kurmasınlar… Bu vesileyle, mübarek Ramazan ayının, bizler için “milad” kabul ettiğimiz bu uyanış noktasında bir vesile olmasını Rabbimizden niyaz ediyoruz…

Dünya, yavaş yavaş hak ile batıl arasındaki o büyük hesaplaşmaya doğru ilerliyor. Büyük Şeytan Amerika’nın ve Siyonist İsrail’in sonu artık gelmiştir. Buna tüm kalbimizle inanmalıyız…

Zira, iman, insanı dik ve dinamik tutar. Müslümanlar! Allah’a iman ettiğimiz iddiasındaysak eğer, yerimizde oturamıyor olmamız gerekir. Boğazlarına kadar zulme batmış bu fesad sistemlerine karşı varımızla yoğumuzla mücadele etmek üzerimizdeki en büyük vecibelerden biridir. İmanımız, bizleri harekete geçirmiyorsa, durup bir kez daha düşünelim o zaman…

Buradan, Müslümanca bir hayat yaşamamız için önümüze engel olarak sunulan tüm liberal, neo-liberal veya ultra-liberal sistem ve politikaları lanetlediğimizi ve şiddetle reddettiğimizi haykırıyoruz. Ey kendini bu dünyanın efendileri olarak görenler; bizler Müslüman’ız… Bizler, Allah’a adanmış kullarız. Bizleri ölümlerle, cezaevleriyle, işkencelerle korkutamadınız da; şimdi de sıra “dünyalıkları”, “iktidarları” önümüze imkân olarak sunmaya mı geldi? Yemezler sizlerin bu aşağılık projelerinizi… Sizin o basmayan beyinlerinizle ortaya attığınız “İslam’ı ılımlılaştırma politikaları” tuzağına gelmeyeceğiz…

Bizler, İslam’ı Kur’an’dan ve Rasulullah(s.a.v.)’ın yaşanmış sünnetinden öğreniriz. Ve işte bizim İslam anlayışımıza göre, başta size ve sizin politikalarınıza olmak üzere tüm beşeri sistemlere “La” diyerek başlamak gerekir işe…

Ey Amerika! Sana “La” diyoruz… Ey İsrail! Sana “La” diyoruz… Ey bunların yardakçıları! Sizlere “La” diyoruz… Ey bu dini ılımlılaştırmaya çalışan veya buna hizmet edenler! Sizlere de “La “ diyoruz…

Eğip-bükmeden, açıktan deklare ediyoruz: Bizlerin direniş yanındayız… Bizler, Hizbullah’ın, Hamas’ın, İslami Cihad’ın ve diğer direniş cephelerinin yanındayız… Onların hedefleri, bizim hedeflerimiz; onların mücadeleleri, bizim mücadelemizdir. Hizbullah’tan, Hamas’tan şehid olan kardeşlerimiz, bizlerin öz kardeşidir. Onların duyguları, heyecanları; bizim duygu ve heyecanımız demektir…

Ey büyük şeytan Amerika! Seni bu meydandan, açıktan hedef alıyoruz… Seni tarihin çöplüğüne gömeceğiz… Hem de öyle bir gömeceğiz ki, bu dünyanın tüm müstekbirleri, Müslümanların adaletinden duydukları korku ile nereye kaçacaklarını şaşıracaklar…

Sen koca bir zavallısın… Son çırpınışların olarak, Müslümanların zafiyetleri ile uğraşmayı kendine dert edindin, öyle mi? Ortadoğu’daki ayaklanmaları kendi lehine çevirmek için bin bir entrikaya başvuruyorsun, öyle mi? Tüm Müslümanları, kendin kadar saf sandın, he?

Yoo! Biz senin tüm oyunlarının farkındayız… Biz Libya’da, Suriye’de ve diğer bölgelerde de neler olduğunun farkındayız… Bir yolunu bulup “direniş cephesi”ni bloke etmek istediğinin farkında değil miyiz zannediyorsun? Sen merak etme büyük şeytan; biz “önceliklerimiz”i iyi biliriz.

Bu meydandan sana kötü bir haberimiz var Amerika! Sen Suriye’deki olayları manipüle ederek, direniş cephesini yalnızlaştırmayı ve böylece başta İran olmak üzere, Hamas, Hizbullah ve İslami Cihad gibi ümmetin gurur tablolarını saf dışı bırakmayı planlıyorsun ya; işte bu hayallerin bu saatten sonra senin kâbusun olacak… Çünkü Allah’ın planı her şeyden üstündür. Biz, Allah’a iman etmişiz; onun yardımına iman etmişiz. Gör bak büyük şeytan; artık bizler de, senin o yok etmeye çalıştığın “direniş cephesi”nde çok daha aktif olarak yer alacağız. Ama malımızla, canımızla; ama kalemimizle, konuşmalarımızla… Öyle ya da böyle, bir şekilde artık daha çok yüzleşeceğiz seninle büyük şeytan!

Müslüman kardeşlerim! Hak ile batıl arasındaki çizginin gittikçe belirginleştiğini artık daha net görmeye çalışalım… Ve bu mücadele uğruna çaba ve gayretlerimize yoğunluk verelim… Bizi dünyevileştirmeye çalışıyorlar… Bizi malın, mülkün, makamın kölesi haline getirmeye çalışıyorlar… Bu oyuna gelmeyelim… Bu oyuna gelmemenin yolu ise, üzerimizdeki şu ölü toprağı silkeleyerek içimizde var olan inkilabi ruhu daha bir diri hale getirmekten geçer…

“Direniş cephesi”nin başına açacağı belaların farkında olan Amerika-İsrail-İngiltere üçlüsü, bugünlerde Müslümanları birbirine kırdırma yoluna başvuruyor. Başta Suriye’deki olaylar olmak üzere, Ortadoğu’daki gelişmeler üzerinden; sanki ‘mezhep’ refleksleriyle hareket edildiği yanılsaması gün yüzüne çıkarılarak, “direniş cephesi”ne leke sürülmeye çalışılıyor. Her şeyden önce şunu belirtmek gerekir ki, bu ümmetin zayıflaması ne kadar “mezhep-meşrep merkezli çatışmalar”a bağlı ise; ümmetin zaferi de bir o kadar” vahdet” eksenli adımlara bağlıdır… Tarihsel arka planına baktığımızda, son yüzyılda İslam ümmeti arasında ne zaman ki mezhep kaygıları ön plana çıkmıştır; işte orada lanet Amerika ve gasıp İsrail vardır… Bu sebeple, bu konuda uyanık olmak; “direniş cephesi”nde üstleneceğimiz ilk rol olmalıdır.

Bizler için, İran da Hizbullah da ümmetin medar-ı iftiharıdır. Tıpkı Hamas, İslami Cihad ve diğer direniş cephelerinin olduğu gibi. Son zamanlarda, dünyadaki gelişmelerden bihaber olan zevat, Amerika ve İsrail’in ekmeğine yağ sürecek şekilde at gözlükleri ile olayları bakmayı kendilerine görev edindi… Bu bilinç kaybını buradan kınıyor ve Müslüman bilincin daha hassas olması gerektiğini yeniden dillendiriyoruz…

Sonuç olarak; eğer ki Kudüs’ün özgürlüğünden bahsedeceksek, öncelikle İsrail’in yok olmasından bahsetmemiz gerekiyor. İsrail gasıp devleti yok olmadan bizlere bahşedilecek olan hiçbir rüşvete prim vermemeliyiz… Kudüs’ümüz kurtulacaksa, tercihini “direniş cephesi”nden yana koyanların mücadele ve fedakârlıkları neticesinde bu zafer gerçekleşecektir.

Bu yılki Dünya Kudüs Günü’nü küresel hegemonyaya ve emperyalizme karşı yapılacak mücadelede kazanılmış yeni bir mevzi olarak gördüğümüz “direniş cephesi” açısından bir milad olarak gördüğümüzü yineliyoruz… Mazlum ve mustazafların yanında yer almayı tercih eden tüm Türkiyeli Müslümanları, bu cephede yer almaya davet ediyoruz…

Sözlerimizi Kudüs ve Mescid-i Aksa dendiğinde akla ilk gelen önder şahsiyetlerden Doktor Fethi Şikaki’nin duaları ile hitama erdirmek istiyoruz:

“Ya Rab!

Bize cihad etmek nasib et ki; Senin sancağın en yükseklerde dalgalansın, Filistin’imiz bağımsızlığına kavuşsun, İslam coğrafyamız İslam hilafetinin gölgesine mazhar olsun!.. Ey kitabı indiren, bulutları yürüten ve nice orduları bozguna uğratan Allah'ım! İman edenlere karşı en çok buğza sahip olan insanlara karşı bize yardım et, onların kalplerini ve ayaklarını büyük bir sarsıntıyla yerinden kaydır. Ya Rab! Senin yolunda bize şehadeti nasib et; Nebilerle, Sıddıklarla, Şehitlerle ve Salihlerle beraber haşret. Onlar en güzel arkadaştırlar.”





| Yorum Yaz Yorumların Tamamı

Yorum : 10  
Davut.
31.03.2012, 23:38:58
En büyük önceliğin mazlumların yanında durmak onları zalimlerden kurtaracak bir yol aramak olduğunu zannediyordum. Yanılmışım,
muhammet kuzu
24.03.2012, 16:22:46
Görmek isterdim milyonlarla müslümanı orada neyazıkki göremiyoruz zalimlerin karşısında hüseyinler yanlızz ama müminlerin yüzakı münafıkların ve kafirlerin korktugu yigittir onlar , onlardan ümitliyiz İsrail Amerka AB DOST VE UAŞKLARI İSLAMIN bütün düşmanları KORKACAKLAR.
ali fuat demirhan
11.09.2011, 16:23:39
Beyazıtta yalnız Allah rızasına ulaşmak için yaşadığını iddia edip bu bildiriyi hazırlayan ve okuyan abilerimize Libyada ve Suriyede ne gördüklerini sormak istedim ama İranın müsaade ettiği kadar suriyenin yezidlerini eleştiren suriyenin mazlumlarını ihanetle suçlayan onlara destek olanları amerikan uşağı olmakla itham eden sayın abilerimize ''bir kavme olan düşmanlığınız sizi adaletsizliğe sevketmesin'' ''zalimlere meyletmeyin yoksa size ateş dokunur'' buyruklarını hatırlatırım bide suriye ihvanı saddamı destekledi diyen kardeşe suriyede islamı vecibe olarak desteklediğiniz baas rejimin baba esadı HAMAda 40 bin müslümanı katleddiğinde Suriyede ihvan falan kalmamıştı suriyede denince yıllardır dünyada tyatro oynanıyor suriyede esadların katliamları ve zulümleri babanın oğuldan casusmu diye şüphelendiği halk ve bu zulüm çarkına emperyalistleri bahane ederek destek veren islamcı ülkeler.
Suriye Ihwani mi dediniz beyler!
11.09.2011, 14:21:14
Suriye Ihwani hicbir zaman SADDAM'in yaninda olmadi! Sacmalamayin! Iran IRAK savasinda IRANI evine alan yigidler Said Havva'nin talebeleri idi! Ama Iran bugun Suriyedeki ihwana da Iraktaki Ihwana da yardim etmiyor bilakis arkadan vuruyor. BILGILERINIZE SAYGILARIMIZLA!
Black Man
09.09.2011, 13:38:57
Suriye Ihvani nin fikhi derinligini-genisligini ( yada sapkinlasabildigini ) anlamak icin Said Havva yi ve Ihvanin Saddam Huseyin in yaninda yer aldigini hatta Islam Cumhuriyetine karsi savastigini hatirlatmak isterim Huseyin kardesime. Eger onlarin fikhi ,zaruret zamaninda bize karsi savasmayi bizi tekfir etmeyi cevaz veriyorsa bizim fikhimizda zaruret zamaninda onlara ;silahi,kavgayi birakin ,islam cumhuriyetinin & Hizbullahin maslahatina aykiri olarak batiyla isbirligi yapmayin,azginlasmayin yoksa yalniz kalirsiniz, kaybedersiniz,ummete zarariniz olur demeyi caiz kiliyor.

Imamin ve Hizbullah in yolunu surdurecegiz, Elhamdulillah.
kardeşlik
09.09.2011, 13:22:07
Hocamıza katılmamak elden değil yalnız şunu belirtelim iran gerçekte hiç bir zaman ehli sünnetin yanında yer almamış almayacakta buna geçmişte hama ve günümüzde ise siyaseti ortadadır.

Yorum Yaz Yorumların Tamamı

SEYYİD HADİ BELGESELİ (TIKLA İZLE)
EDİTÖR   
Editör Editör
Yusuf El Kardavi Haberinin Tekzibi Ve Velfecr'in Sorumluluğu...!
YAZARLAR   
Nureddin ŞİRİN Nureddin ŞİRİN
Muhammedi İslam İle Amerikancı İslam'da Yol Ayrımı
Abdulhelim ALMALI Abdulhelim ALMALI
“uludere'ye Akıtılan Gözyaşı, Pkk'ya Verilen Cansuyu“muş”dur!”
M. Selman KAYA M. Selman KAYA
Cezayir Halkının İradesinden Suriye Halkının İradesine..!
Mehmet GÖKTAŞ Mehmet GÖKTAŞ
Ey Azîz İstanbul, Ey Güzel İstanbul!
N. Mümine BUCAK N. Mümine BUCAK
İslami Cemiyet, İslami Cemaat
Mehmed AKİF Mehmed AKİF
Sen Yutkun Dur, Ağacan
Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Ömer Faruk GERGERLİOĞLU
Nostaljilere, Önyargılara Dokunmak
Kadrican MENDİ Kadrican MENDİ
Bir Dönüşümün İbretlik Hikayesi
Tevfik UĞUR Tevfik UĞUR
Hür Müslüman Halkın İradesi Ne Demektir?
Beytullah Emrah ÖNCE Beytullah Emrah ÖNCE
İstanbul İslamcılığı Düşerken
Mücahid ULUDAĞ Mücahid ULUDAĞ
Tanık Olma İçin
Av. Gürkan BİÇEN Av. Gürkan BİÇEN
Siyonistler Daha Mı Mübarek?
Hüseyin TAŞ Hüseyin TAŞ
Mezhepçi Olmamak
İbrahim KARAMAN İbrahim KARAMAN
Hizbullah'ın Suçu
Ayhan DEMİR Ayhan DEMİR
CHP, Saraybosna'ya Taşınsın
Vehbi CAMGÖZ Vehbi CAMGÖZ
Bu Sene Bir Mayıs Bir Başka Olacak...!
Ramazan DEVECİ Ramazan DEVECİ
Müslümanların Suriye İmtihanı
Çiğdem TOPÇUOĞLU Çiğdem TOPÇUOĞLU
Hükümet Hükümsüzdür
Hüseyin BELGİ Hüseyin BELGİ
Suriye Üzerinden İrana Karşı Yürütülen Psikolojik Savaş
M. Şakir KOÇER M. Şakir KOÇER
Tarihsel Günahlarımızın Cezasını Çekiyoruz
M. Necip YAVUZER M. Necip YAVUZER
İslam Ümmeti'nin Yetimleri Kürtlerin Peygamber Aşkı
Kerem ÖZBAY Kerem ÖZBAY
Almanya'nın Korku Duvarı Siyonizm
Zeki KAYA Zeki KAYA
Nerede Filistin Dostları..!
Ahmet ÖRS Ahmet ÖRS
Oyun Kurucunun Yanına Yerleşen Kim? Kim Kimi Yargılıyor?
Uzeyir YİĞİT Uzeyir YİĞİT
Birinci Yılında Suriye Olayları ve Türkiye İzdüşümü
Muhammed HAKLI Muhammed HAKLI
Yaşasın İsrail İmparatorluğu..!
İbrahim KÜÇÜK İbrahim KÜÇÜK
Fasığın Her Haberi Batıl Mıdır ?
Nigar GÜMRÜKÇÜOĞLU Nigar GÜMRÜKÇÜOĞLU
Cami Geleneği ve Diyanet
Ali AMMAR Ali AMMAR
One Minute..! Şehid Furkan'ın Şehrine Siyonistler Giremez...!
Emel MÜMİNOĞLU Emel MÜMİNOĞLU
İran İçin Yine Mi Bahane?
Serdar DUMAN Serdar DUMAN
Sen Merak Etme Büyük Şeytan; Biz “Önceliklerimiz”i İyi Biliriz..!
Sevda Nur YAĞMUR Sevda Nur YAĞMUR
Kuzuluk Notları
Mikail Mikail
Kanadımız Kırık Şimdi
Ahmet HATİP Ahmet HATİP
Esrar-ı Derun
Atasoy MÜFTÜOĞLU Atasoy MÜFTÜOĞLU
Direnişin Onuru
Ramin BAYRAMOV Ramin BAYRAMOV
Dünya'da ve Türkiye'de Masonlar
Copyright © 2012 velfecr IE 7+ // Firefox 3+
[ 1024 x 768 ] // Macromedia Flash
Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir. // Tasarım ve Kodlama artiweb