Hamas'ın siyasi liderlerinden Dr. Nizar Reyyan'ın, şehadetinden önce 14 maddeden oluşan vasiyetini yazmıştı. İşte o vasiyetin tam metni:
BismillahirrahmanirrahimElhamdu Lillahi Rabbil Âlemin.
Uzun zamandır Allah yolunda beklediğimiz şahadete merhaba. Vallahi bu hayatta sabrımız tükendi, biz ebedi kalacağımız cennete geri dönmeyi ve haklarında şu ayetin nazil olduğu kişilerden olmayı bekliyoruz: {Allah yolunda öldürülenleri ölü sanma. Aksine onlar diri olup rableri katında rızıklandırılırlar} Al-i İmran/169
Merhaba Allah yolunda Allah’a ölüm üzere biat eden grupla iman arkadaşlığına. Merhaba bizden önce gidenlerle buluşmaya. Merhaba son kurşuna kadar eli silahının namlusunda Allah’la buluşmaya gidenlere. Merhaba yaşlılara, âlimlere ve mücahit kardeşlerime. Merhaba bizden önce gidenlere.
Allah’ım! En güzel günümüzü seninle buluştuğumuz gün kıl.
İşte bu 50 sene önce gasp edilmiş Nalya köyünden Nizar Bin Abdulkadir Bin Muhammed Reyyan’ın vasiyetidir. Vasiyetim şudur:
1-Allah’a onunla buluşma ve yurdumuzu Yahudilerden temizleme konusunda hüsnü zan beslemeyi vasiyet ediyorum. Allah bize onunla buluşmayı ve Yahudilerin yükselttiklerini yerle bir etmeyi vaat etti. Vatanımız Filistin’i ve bütün gasp edilmiş İslam topraklarını dinimizin düşmanı, Amerika’nın paralı askerleri olan kâfirlerden ya da laiklerden kurtarıncaya kadar sürekli mücadeleye devam edelim.
2-Bu cümleleri okuyan kişiye Allah yolunda cihat etmeyi, basit çözümlere güvenmemeyi vasiyet ediyorum. Ülkelerimiz bize emanettir. Onları geri alıncaya kadar bir an bile olsa cihat seçeneğinden taviz vermek hakkımız değildir.
3-Özellikle şeriat okuyan öğrencilere bu dine ve Filistin davasına vefalı olmalarını vasiyet ediyorum. Hanif din ehli bu dine vefalı olmazsa kim olur? Onlara Kuran tilavetini, ayetleri -özellikle Enfal ve Tevbe surelerini- ve bu ayetlerin Allah yolunda cihada sevk etme yöntemini tefekkür etmeyi vasiyet ediyorum. Onlara İmam Tahavi’nin akidesini -bu akide İbn Ebu’l İz el-Hanefi’nin şerhiyle doğru bir akidedir- ve kim olursa olsun sapkınların polemiklerinden uzak durmayı vasiyet ediyorum.
4-Aileme, saygıdeğer eşlerime, oğullarım ve kızlarıma takvalı olmalarını, yüce dinimizin emrettiklerini yerine getirmelerini, kitap ve sünnet olarak din ilmini öğrenmelerini, Tahaviye gibi selefi akideyi benimsemelerini, mücahit İslamcılarla birlikte dini korumalarını vasiyet ediyorum. Çocuklarıma erken evlenmelerini, çok çocuk sahibi olmalarını, birden fazla saliha hanımla evlenmelerini vasiyet ediyorum. Peygamberimiz kıyamet günü ümmetinin çokluğuyla övünecek. Vatanlarımızın hürriyete kavuşmak için sayı çokluğuna ihtiyacı var. Yine zürriyetime bütün insanlar cihattan vazgeçse de cihat etmeyi, aileme tek bir ev olmayı, laik zındıklarla cahil insanları kendimize güldürmemeyi vasiyet ediyorum. Dininiz, ahlakınız ve diğer işlerinizde insanlara örnek olun.
5-Allah’tan başarı ve direniş ve cihat için muvaffakiyet diliyorum. Öğrencilerimden herhangi bir konuda taksiratımız olduysa beni bağışlamalarını diliyorum.
6-Allah’tan camilerimiz için hayrı devam ettirmesini, özellikle cihat yarışında önde giden Hulefa-i Raşidin camisindeki gençlerin ilim, amel ve cihada koşmalarını istiyorum. Hulefa-i Raşidin camisindeki gençler için gasp edilmiş bütün ülkelerdeki camiler Hulefa-i Raşidin Camisi oluncaya dek yola devam etmede sabır diliyorum.
7-Burada kanımı bağışlamayacağımı belirtiyorum. Kanımı ne yönetime, ne de bir başkasına bağışlayacağım. Rabbimin önünde beni öldürenden, onun partisi, grubu, hükümeti, onu buna kışkırtandan ve ailesinden kıyamet günü kanımı isteyeceğim. Hepsine lanet ediyorum. Allah’ım! Tek kelimeyle bile olsa beni öldürme işine karışmış olanın ne parasını, malını, çocuklarını ve ne de zürriyetini bereketli kılma, kökünü kurut. Onu ahiretten önce bu dünya da zelil et ve küçük düşür.
8-Kardeşim Abdullatif’e onu nasıl terbiye ettiysem din terbiyesi, cihat ve şeriat ilmi üzere anneme ve aileme iyi davranmasını vasiyet ediyorum. Allah onu muvaffak ve basiretli kılsın.
9-Allah razı olmadığım ve izin vermediğim resimlerimi yayanlara karşı bana yeter, benim için şahadet merasimi yapanlara, cenazemde sesini yükseltenlere karşı bana yeter. Bu bedeni alın ve onu herhangi bir kabre gömün, sonra işinize ve cihadınıza koşun.
10-Bugün insanların cenaze ve matemlerde yaptıklarından uzak, cenaze evden ya da camiden sessiz bir şekilde başlasın, bayraklar, tezahüratlar, televizyonlar, gazete ve radyolar olmasın. Beni toprağa gömün, dua edin. Kabrin başında yapılacak nasihatte bir beis yoktur. Sonra da herkes işine gitsin. Merasim kabirde bitsin. İnsanların yaptığı gibi sandalyeler, tahtlar, hurma ve içecek dağıtma işlerine girmeyin. Şahadet merasimi denen töreni de yapmayın.
11-Kabrim basit bir kabir olsun etrafına bir şey örmeyin. Sadece kendi toprağıyla yetinin. Üzerine de “Bu kabir Nizar Abdulkadir Reyyan’ın kabridir. Hicri şu tarihte ölmüştür”den başka bir şey yazmayın. Eğer mümkünse oğlum İbrahim’in gömüldüğü yere yakın doğu kabristanına gömülmek istiyorum. Hakkımda Yahudilerin eliyle ya da onların temsilcileri tarafından öldürülmüş şehit demeyin.
12-Duvarlara insanların biri öldüğü zaman yaptıkları gibi bir şeyler yazılmasın, resimler çizilmesin, bilgisayarda bile olsa hiçbir surette bunlar küçültülüp büyütülüp, basılıp dağıtılmasın.
13-İlk günlerde israfa kaçmaksızın ailemin 20 ferdine yetecek kadar yemek yapılmasında bir sakınca yoktur.
14-Bu topraklarda Allah’ın dinine yardım ve ülkemizi kurtarmak için kadınlı, çocuklu, genci, ihtiyarı alışverişte bulunduğum askerlere selam olsun. Herkesten dua ve bağışlanma diliyorum.
Şehid Nizar Reyyan'ın bu vasiyeti, Gülşen Topçu tarafından İsra haber için tercüme edildi.