
Ali AMMAR |
|
Siyonist rejimin insanlık dışı ambargo ve kuşatması altında duran Gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla Mavi Marmara öncülüğünde yola çıkan Özgürlük Filosu’ndan geriye kalan en kutlu miraslardan birisi de kuşkusuz ki, 19 yaşındaki delikanlı, ümmetimizin yiğit evladı Şehid Furkan Doğan’dır.
Yüreği her zaman Filistinli kardeşlerinin yanında atan Furkan Doğan, Siyonist teröre karşı İslam kardeşliğinin, ümmet bilincinin, mazlum ve mahrumlarla dayanışmanın ne anlama geldiğini göstermek için koşarcasına gitmişti Özgürlük Filosu’na…
Her bir kentimizin ayrı bir anlam ve değeri vardır kuşkusuz.
Mavi Marmara’nın güvertesinde Allahuekber feryadlarıyla siyonist katillerin karşısında dağ gibi duran bu yiğit kardeşimiz doğup büyüdüğü Kayseri’ye kefenler içinde dönmüş, o ve kentin topraklarına bir “şehid” olarak gömülmüştü. Artık Kayseri bağrında “Furkan doğan” gibi bir şehidimizi taşıyordu.
Akdenizin mavi sularında Furkan’ın üzerine kurşunlar yağdıran Siyonist katiller, Furkan’ı ardından Furkan’ın şehrine bayanlar basketbol takımı altında gelince, kuşkusuz ki bu durum, en azından bu aziz şehidimize bir vefa olarak, bu Siyonist organizasyonu protesto etmeyi gerektiriyordu…
Kapalı Spor Salonuna giren siyonist rejim “sporcu”larının yanında bir grup yiğit bacı ve kardeşimiz de tribünlerde yerlerini almış, ellerindeki Mavi Marmara resimleri, Filistin bayrakları ile birlikte, “Siyonistler defolsun” diye haykırmaya başlamıştı…
Bundan daha doğal ne olabilirdi…
Futbol karşılaşmalarında ağızlara alınmayacak galiz küfürler sarf edildiğinde, bu aşağılık hareketleri, küfürbazları ellerinden tutup stat dışına atma gerekçesi saymayan güvenlik anlayışımız, Kasyeri’de sivil bir protestoyu “güvenlik sorunu” görerek bu bacı ve kardeşlerimizin salon dışına çıkartmıştı…
Madem ki bu onurlu bacı ve kardeşlerimiz salon dışına çıkartılmışlardı; demek ki artık Siyonist rejim sporcular için salon içinde bir güvenlik sorunu kalmamıştı. Rahat rahat oyunlarına devam edebilirlerdi…
Ancak bizim güvenlik anlayışımız bununla yetinmedi, ellerinde “Mavi Marmara” resimleri ve “Filistin bayrakları” olan bu kardeşlerimizi otobüslere doldurarak 9'u bayan 33 kardeşimizi gözaltına almıştı…
Bir mukayese yapacak olursak, bunun iki anlamı var; eğer büyük futbol kulüplerinin statlarında yapılan o galiz hareketlere müdahale edilecek olunursa kitlesel bir sorun çıkabilirdi; elbette bu küfürler kimsenin hoşuna gitmiyordu, ama büyük gruplarla karşı karşıya gelip büyük kargaşalara sebebiyet vermektense, bir an önce karşılaşmanın bitmesini beklemek daha evlaydı…
Gariptir ki, spor karşılaşmalarıyla ilgili bir yasa, bu kez Kayseri’deki kapalı spor salonunda uygulandı. Çünkü tribünlerdeki kardeşlerimizin sayısı, futbol karşılaşmalarına giden taraftarların sayısı kadar değildi; polisin gücü onların salondan çıkarmaya yeterdi…
İtile itile olsa salondan çıkarılmışlardı…
Peki bu Kayseri’ye yakıştı mı?
Şehid Furkan’ı bağrında taşıyan Kayseri’ye bu siyonist rejim takımlarının gelip gitmeleri bu kadar kolay mı olmalıydı?
Kör olası reel-politik nasıl da çıktı karşımıza…!
Meğer, o gurur duyduğumuz “One Minute”ler, “bırakın yapsınlar, bırakın geçsinler” diyen liberalist bir söyleme evrilebilecek kadar kırılgan, Mavi Marmara resimleri ve Filistin bayraklarını tutup “Kahrolsun İsrail” "Yaşasın Özgür Filistin" diyenleri polis otobüslerine doldurtacak kadar yapay, “Siyonist katillerden hesap soracağız” sözleri, bu katiller çetesine “yeşil ışık” yaktırtacak kadar sanalmış…
Bu tabloyu Kayseri’ye yakıştıramadığımızı söylerken, Kayserili kardeşlerimiz bize kızmasın ve alınmasın…
Çünkü Kayseri’nin Furkan doğan gibi bir şehidi, ve bu şehidin kanını unutmayıp siyonistlere öfkesini yağdıran yiğitleri var…
Bunlar Kayseri’ye gurur olarak yetmez mi..?
Gerisinin ne önemi var...!?
Küçük bir not:
İstanbul'da düzenlenen onca siyonizm karşıtı gösteriye katılıp da bir kez gözaltına alınmayan Ali Osman kardeşim! Okumak için gittiğin Kayseri'de hemen ilk gösteride gözaltına alınman biraz erken olmadı mı...?
|
| Yorum : 1 |
|
Görene köre ne!
03.03.2012, 04:52:19
|
|
Bugün "one munite"ciler ve ötekilerin suriye dostu olmasını karşılamak, dolu dolu salondan bir avuç yiğit insanın göz altına alınmasından farksızdır. Demeden edemiyorum ve bilhassa miliiyetçi zihniyetlere, osmanlıcılara sesleniyorum, Abdulhamiti anlatıp gögüs gerenlere, TÜRK olduğumdan utanıyorum ve bir Göktürk türkü olarak bunu gözünüze sokuyorum ki, gözaltına alınma değil, mitinge katılma değil, ABD de Kur'an yakılınca yorum bile yazmadınız. Beyazıtta miting yapan bir avuç insana destek bile olmadınız. Bugün ne bu suriye aşkı ne bu yorum yağmuru.
Sayın yazar analizinize sağlık ve elleriniz dert görmesin. Bu kahbe dünyanın genel kaderi bu olmuştur. Hep genel kitle sapmış, bir avuç yiğit zafer elde edince bu utanmazlarda çaktırmadan ortak olmuştur. Biz de sizin gibi düşünüyoruz ya da biz öyle dememiştik derler bir de üstüne pişkinlik eder bir türlü hatalarını kabul etmezler.
Furkanlar unutulmayacak ve kudüs davası bir avuç insanın zaferine kadar sürecektir.
Kahrolsun İsrail !!! |
|
|
|
|