|
|
Müslümanların Birbirine Duyduğu Kin ve Nefret Bu Ümmeti Geliştirmiyor |
| 04.02.2012, 03:17:24 |
|
|
|
|

N. Mümine BUCAK |
|
Biz ümmetiz öyle mi?
Böyle bölük pörçük…
İçinde birbirine bu kadar kin nefret barındırarak öyle mi?
Birbirinizi Allah için sevmedikçe iman etmiş olmazsınız iman etmedikçe cennete giremeyeceksiniz' fermanına rağmen birbirini sevmeyen kardeşler topluluğuyuz öyle mi?
Irklarımız söz konusu olduğu zaman bütün pençelerimizi göstererek kardeş oluyoruz öyle mi?
Dünya zalimleri korkunç oyunlar, cinayetler peşindeyken bizler mezhep savaşları vererek ümmet olacağız öyle mi?
Coğrafyalarımızın sınırları ayrı ama biz kardeşiz, yoldaşız diyecek sonrada sırtından vuran biz olacağız öyle mi?
Kâfirlere, zalimlere beslememiz gereken düşmanlığı hemen yanı başımızdaki kardeşimize besleyeceğiz öyle mi?
Azıcık ya da biraz fazla farklılıklarımızı kine, düşmanlığa, cehennemin dibine taşıyacağız adına da cihat diyeceğiz öyle mi?
Caminin bir sürü kapısından birinden giren bir mümin kardeşine sen öbür kapıdan girdin bizden değilsin diye ömrü boyunca bizden değiller diye fişleyeceksin öyle mi?
Batı çalışma gurubu gibi devrik paşalar gibi…
Aynı partilerde, aynı derneklerde, aynı vakıflarda, aynı hoca efendinin ortamında olmamak bir ötekisi için Amerikancı, İsrailci, Yahudi uşağı, dönek, zalim dinsiz yaftası yapacağız adına da şerefli davamızın öğretisi diyeceğiz öyle mi?
Sizin gibi aynı Allah'a inandığı halde, aynı davaya hizmet ettiği halde sırf sizinle aynı bayrağı sallamayanlara cehenneme bilet aldınız diyecek kadar ileri gidenlerden olacaksınız öyle mi?
Dinin gereğini kuran belirttiği halde apaçık çağrıya kendi fikirlerinizi ekleyip Müslümanlar arasında bozgunculuk yapmaya kalkacak kadar zihinlerinizi kirletip sonra da hakka hizmet ettik diyeceksiniz öyle mi?
Müslümanlar arasında kardeşliği artıracak eylem ve söylemleri yapması gerekenler kin ve savaş sözleri yayacaksınız öyle mi?
Kiralanmış zihinlerinize politbüro neyi veriyorsa ümmete o muameleyle davranacaksınız sonrada dava adamlığı bu diyeceksiniz öyle mi?
İlle de düşman gerekir bize diyorsanız ümmetin düşmana ihtiyacı yok ki zalimler hem ümmet hem insanlık düşmanı…
Birkaç Müslüman bir araya gelip ümmetin yararına, insanlığın istifade edeceği işler için kafa yoramıyorsa, birbirlerine hayırla bakamıyorsa kimse bulunduğu kurumun ve ortamın liderlerini methetmeye kalkmasın…
İnsanlığın kana ve zulme doyduğu bu çağda hala zalim oyunlarına gelip tüm nefretinizi yanı başınızdaki kardeşinize harcıyorsanız sizin zalimlerle uğraşacak ne enerjiniz nede Allah katında yüreğiniz kalmış demektir…
Müslümanlar arasında köprü, kardeşler arasında iyilik melekleri gibi olmak varken kin ve nefretinizle çok samimiyetimle söylüyorum Müslüman avcısı zalimlerden farkınız olmuyor…
Bir ömür namaz kılsak tüm ibadetlerimizi yerine getirsek eğer Müslümanlara karşı kin ve nefret geliştiriyorsanız siz şeytanın köleliğini yapmaktan başka hiçbir şey yapmıyorsunuz demektir…
Evet, kardeşler topluluğunda eksiklikleri olanlar olacaktır…
Evet, günahımız olacaktır…
Evet, hatalarımız, kusurlarımız olacaktır…
Ancak bunların hiçbiri birbirlerimizi sevmemeye, bir birlerimize karşı kin ve nefretle bakmamızı gerektirecek şeyler değildir…
Kin ve nefretten besleneceksiniz sonrada hiç durmaksızın kahrolsun İsrail diyeceksiniz öyle mi?
Oysa kin ve nefret olursa kardeşler arasında ümmet kahrolur bilesiniz…
Gönül gözlerinizle bakmayacaksanız bari düşman gözlerinizle de bakmayın kardeşlerinize…
Bu kin ve bu nefret, bu düşman gözler ümmete ne kazandırdı hele bir bakın…
Neyimiz var heybemizde milyonlarca mazlumumuzdan başka…
Kan, revan coğrafyalar Ebu Cehil'den daha zalim adamlar…
Ne kazandırdı birbirimize duyduğumuz düşmanlıklar…
Ayrı yerlerde duranlar ayrılmış bizden değildir bakış açısı kime yaradı…
Senin yanında dururken de sevmemiştin bizi, az uzağındayken de…
Şimdi kime yaradı ektiğiniz kin ve nefret tohumları…
İman etmiş gencecik fidanlarımızı kinle, nefretle, intikamla büyüten karanlık odanın şefleri…
Bilesiniz ki sevgisiz kalacaksınız, ettiklerinizi bulmadan ölmeyeceksiniz…
Ey ümmetin gençleri politbüro şeflerine inat kardeş olun. Karanlık odalarda yüzü seçilmeyen gün ışığında sizden görünen tehlikeli ruhsuzlara inat sevin kardeşlerinizi…
Sıkı tutun ellerinizi. Yolun bir ucunda siz bir ucun da öbür kardeşinizin oluşuna aldırmayın. Aynı gaye için aynı uğurda emek veriyorsanız kimseye aldırmayın…
Nerde olduğunuz değil hangi amaç için olduğunuza bakın…
Kin ve nefretten beslenenlere inat zalime hayır denildiği her yerde kardeşliğinizi haykırın…
Kollarınızı kocaman açın kardeşlerinizi gördüğünüzde cenneti görmüşçesine mutluluk yayın…
Silin, silelim bu kini nefreti bitsin artık ümmetin bu dertli hali…
Kimse yeryüzünde seçilmiş üstün bir ırk değildir…
Kimsenin kurumuna ayrıcalıkla gelmemiştir Kuran…
Kimsenin tekelinde değildir din ve İslam…
Ölçüsü, yolu, yordamı bellidir haddi aşanlardan olmayalım…
Kin ve nefret yok bizim kitabımızda biz ancak ve ancak zalimlere düşmanlık ederiz…
Umudumuz ve ümidimiz gençler hadi yeniden vira bismillah diyelim…
Kendi firavun ve nemrutlarımızı bu çağın putlarını kırıp yıkalım…
Gül tutalım, gül sunalım…
Şehit ayı Şubat'ta uğruladığımız müstesna varlıklarımız…
Şeyh Ahmet Yasin’i, İskilipli Mehmet Atıf Hoca'yı, akıncılarımızın derin ruhu Metin Yüksel'i, ümmeti silkeleyen adam Necmettin Erbakan Hoca'yı, Bosna’nın ümidi Aliye’yi ve daha adını sayamadığım varlıklarıyla ve gidişleriyle yolumuzu aydınlatan şehitlerimizi sonsuz saygı ve dua ile anıyorum şahadetleri kutlu olsun…
Var edenin adıyla var edene emanet kalın…
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|