Suriye ile ilgili duruşumuz ve yayınlarımız üzerine bizi mezhepçilikle itham eden birtakım çevreler, acaba bu sözlere ne diyecekler..?
Velfecr
İşte Şeyh Karadavi’nin yukarıdaki konuşması
“Bana birçok kişi tarafından soruldu. Tunus devrimi hakkında konuştunuz,Mısır devrimi hakkında konuştunuz, Libya ve Yemen devrimleri hakkında konuştunuz. Fakat bir devrim hakkında hiç konuşmadınız. Onlara sordum; “hangi devrim?” Dediler ki “Bahreyn devrimi. Niçin Bahreyn devrimi üzerine konuşmuyorsunuz? Onlara, size açıklıkla cevap vereyim” dedim. Bahreyn devrimi değer devrimlerden farklıdır. Bu mezhepçi bir devrimdir. Bu dört devrim zalim yönetimlere karşı olan halk devrimlerdir. Mısır’da halk bütün gruplarıyla dışarı çıktı; Müslümanları, gayri Müslimleri. Genç ve yaşlı, kadın ve erkek. Gericisi, ilericisi, din ehli, dünya ehli. Yani bütün Mısır halkı. Tunus halkı da böyle. Libya ve Yemen halkı da böyle. Ancak Bahreyn devrimi mezhepçi bir devrimdir. Bu da onların sorunu. Onlar Sünnilere karşı olan Şiilerdir.”
Uluslar arası Müslüman Alimler Birliği Başkanı Şeyh Yusuf el Karadavi, Katar’ın başkenti Doha’da bu hutbesini okuduktan sonra, Körfez Savunma Konseyi işbirliği ülkeleri toplanıp Bahreyn’deki devrimi bastırmak için bu küçük ülkeye askeri müdahale kararı alırlar.
Bahreynli Müslümanlar kadınıyla, erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla ülkedeki Amerikan kuklası el Halife diktatörlüğüne karşı özgürlük, adalet ve onur talebiyle başkent Manama’nın El Lülü meydanını doldurduklarında, doğrusu, bombalarını namluya sürmüş Suud tanklarının bu özgürlük feryadlarının üzerine “fetvalı” bir şekilde yürüyüp ölüm kusacaklarını, birçok caminin bu tank paletleri altında ezilip Kur’an’ların parçalanacağını beklemiyorduk…
Dünya bütün bu olanları gördü.
Şeyh Yusuf el Karadavi’yi, Filistin davasını savunma adına üslendiği önemli rolden dolayı her zaman baş tacı etmiş ve onun faaliyetlerine minnetle yaklaşmıştık.
Ancak, bizleri gözü kapalı “mezhepçilik” yapmakla suçlayan bazı dostlar, umarım Şeyh Karadavi'nin Bahreyn üzerine yaptığı bu açıklamaları da “mezhepçilik”le itham etme erdemliliğini gösterirler.
