İSMAİL HENİYYE KUDÜS GÜNÜ KONUŞMASI
Ana Sayfa Haberler Yazarlar Dünya Gündemi Türkiye Gündemi Eylem ve Etkinlikler Röportajlar İslami Vahdet Analizler Arşiv Videolar Künye İletişim
SEYYİD NASRULLAH KUDÜS GÜNÜ
EBU HADİ

Mavi Marmara Şehidleri İçin Biz de Gözyaşı Döktük

30.07.2010, 14:47:47

Yazdır | Yorum Yaz Yazı Boyutu: [ + ] [ - ]
Mavi Marmara Şehidleri İçin Biz de Gözyaşı Döktük Moritanyalı İslam alimi Dr. Muhammed El Hasan El Dedo, Vakit'e konuştu

"Cemaat biterse Ümmet parçalanır"

Müslüman Alimler Birliği Toplantısı vesilesiyle İstanbul'a gelen Moritanya Nevakşot Âlimler Yetiştirme Merkezi Başkanı Dr. Muhammed El Hasan El Dedo, Vakit'e konuştu. Ülkesi Moritanya'nın siyasi ve toplumsal durumu ile sömürgecilerle yaptıkları mücadeleleri anlatan El Dedo; "Bağımsızlığımızı kazandık ve İslam Cumhuriyetini kurduk ancak mücadelemiz bitmedi. Asıl mücadele şimdi başladı. Batılılar bize bu defa farklı yollarla saldırıyorlar. İslam dünyasının her yerinde olduğu gibi bizde de cemaatleşmeyi bitirmek ve fertleşmeyi yaymak istiyorlar. O zaman daha kolay lokma olacağımızı biliyorlar. Biz bu oyuna gelmeyiz, çünkü İslam cemaat dinidir" dedi.

* *

Arkadaşımız M. Mustafa Uzun'a konuşan Moritanya Nevakşot Âlimler Yetiştirme Merkezi Başkanı Dr. Muhammed El Hasan El Dedo; "Biz Gazze'ye yardım götürürken o gemide katledilen ve şehadete ulaşan kardeşlerimizi de gözyaşlarımızla uğurladık dünyanın öbür ucundan. Bizim de gözyaşlarımız toprağa düştü sizin gibi" dedi.

Müslümanların gerekli önlemleri almamaları halinde çok daha zor durumlara düşeceğini belirten Moritanyalı İslam alimi; "Batılılar sinema ile ve başka yollarla aileyi bitiriyorlar. Ahlaksızlığı yayıyorlar. Bütün zararlı maddeleri özellikle İslam dünyasında yayıyorlar. Ama en önemlisi eğitimimizi kendi eğitimleri gibi yaptılar. İslam düşüncesi bile bunların dili ile konuşuyor ve gelişiyor. Bizim asıl kaynaklarımızla bağımız kopartıldı" şeklinde konuşuyor.

M. MUSTAFA UZUN 'un söyleşisi

* *

Dünya Müslüman Alimler Birliğinin 4. Kurul toplantısına katılmak üzere Türkiye'ye gelen birçok İslam alimi ile görüşmüş, tanışmış ve söyleşiler yapmıştım. Bunlardan bir tanesi de Moritanya Nevakşot Âlimler Yetiştirme Merkezi Başkanı Dr. Muhammed El Hasan El Dedo idi. Dr. Muhammed El Hasan El Dedo, daha otelin kapısından girer girmez gerek kıyafeti, gerek boyu ve gerekse de asaleti ile hemen dikkatleri çekti. Farklı bir hava olduğu kesindi. Sonrasında tanıştık ve hitabetinden kıyafetine, duruşundan mesajlarına kadar çok berrak bir zihinle karşı karşıya olduğumu anladım. Çok temiz bir bakışla dünyayı, ülkesini ve Türkiye'yi değerlendiren El Dedo, çok net mesajlar verdi. Buyurun;

İŞGALCİLER SADECE TOPRAKLARIMIZI DEĞİL HER ŞEYİMİZİ İŞGAL ETTİ

Öncelikle Moritanya'daki Müslümanları tanımak, bilmek isteriz.

Elbette. Moritanya Müslüman bir ülkedir. Ehli Sünnet'e bağlı ve Maliki mezhebindeyiz.

5 Milyon'a yaklaşan bir nüfusumuz var. Büyük sahradayız ve Atlas okyanusu kıyısındayız. Devletimiz de bir İslam Cumhuriyetidir. Okyanus kıyısı bir ülkeyiz ve çok güzel bir doğamız var. Uzun yıllar Fransızların sömürgesinde kaldıktan sonra ancak bağımsızlığımıza kavuştuk fakat hiçbir zaman bu durumu kabullenmedik, her zaman isyan ettik.

Sizi kim işgal etti?

Kim etmedi ki? Öncelikle Portekizliler geldi. Sonra onları kovduk İspanyollar geldi. Onları kovduk Hollandalılar ve İngilizler geldi. Son olarak da Fransızlar geldi.

Ülkeniz sömürgeciliğin olumsuzluklarını elbette yaşadı...

Tabi. Onlar sadece topraklarımızı değil, her şeyimizi işgal ettiler. Dilimizi, toplumumuzu, kültürümüzü ve kafalarımızı işgal ettiler. Okullarımızı, yollarımızı ve köprülerimizi işgal ettiler ama imanlarımızı esir edemedikleri için gün geldi ve onlardan kurtulduk. 1800'lü yılların başlarında Fransızlar bizi işgal ettiler ve ancak 150 yıl sonra bağımsız olduk. Buna rağmen arada geçen bu uzun sürede bizim imanımızı ve İslam ile olan bağlantımızı kopartamadılar.

HER YERDE OLDUĞU GİBİ BİZİM ÜLKEMİZDE DE BİZİ PARÇALADILAR

Zulüm devam etti ama...

Evet. Çok büyük zulümler yaptılar, çok büyük katliamlar yaptılar. İnsanları toplu halde yok ettiler, kadınlarımıza, çocuklarımıza saldırdılar. Biz dedelerimizden özellikle bu zulümleri çok çok duyduk. Çok büyük katliamlar yapmışlar. Kaçanlar da kurtulmamış. Dağlara, çöllere, ovalara gidenleri de arayıp bulmuşlar. Zorla itaat ettirmişler ama işte kalplerde olanı silemediler.

Şimdi durum nasıl?

Şimdi de elbette rahat bırakmıyorlar. İslam dünyasının her tarafında olduğu gibi bizim ülkemizde de ümmeti parçaladılar. Kavimlere, milletlere, topluluklara böldüler ve bunları birbirlerine düşürdüler. Kardeşi kardeşe kırdırdılar. Bu oyunları hala devam ediyor. Hala bizi birbirimize düşürmek istiyorlar. Hala bizi birbirimize kırdırmak istiyorlar. Kavimleri birbirine düşürmek istiyorlar. Ama bu oyunlar eskisi gibi tutmuyor. Uyandık artık.

Peki, Moritanya Müslümanlarının ümmetin diğer kısımları ile bağlantısı, ilgisi nasıl? Mesela Filistin'de düşen bir çocuk bedeni Nouakchott'da da insanları ağlatıyor mu?

GAZZE YOLUNDA ŞEHİT OLAN KARDEŞLERİMİZ İÇİN BİZ DE GÖZYAŞI DÖKTÜK

Türkiye'de insanların ilgisi nasılsa, Moritanya'da da aynı. Türkiye'de herkes Kutsal Kudüs davası noktasında bilinçli mi?

Maalesef...

İşte bizde de aynı durum geçerli. Bizim de duygusuz, duyarsız ve zayıf imanlı insanlar var. Bizde de Batılıların oyunlarına alet olmuş insanlar var. Ancak bilinçli ve şuurlu kesim asla teslim olmadı. Onlar her şeyin farkındalar. Onlar Kudüs'ü de biliyorlar sizin Gazze yolundaki şehitlerinizi de. Biz sizin o geminizde katledilen, şehadete ulaşan kardeşlerimizi gözyaşlarımızla uğurladık dünyanın öbür ucundan. Bizim de gözyaşlarımız toprağa düştü sizin gibi. Elbette bizim şuurlu ve bilinçli kardeşlerimiz

dünyanın ve dünya Müslümanlarının çektikleri sıkıntılardan haberdarlar ve zaten bu nedenle buradayız.

Peki, neler yapıyorsunuz?

Biz özellikle cemaatleşmeye büyük önem veriyoruz. Eğer cemaat biterse ümmet parçalanır. Biz fert İslam'ını büyük bir tuzak olarak görüyoruz. Batılılar bizi bu tür tuzaklarla vurmak istiyorlar. Bu oyuna gelmemeliyiz. Biz cemaati emreden bir dine inanıyoruz. Herkesin kendi için yaşadığı ve anne babaları dahil hiç kimsenin bir diğeri için çalışmadığı, mücadele etmediği, fedakarlık yapmadığı Batı'dan İslam dünyasına asla iyi bir örnek çıkamaz. Biz onların gittiği yoldan gidemeyiz. Bizim yolumuz bellidir. Biz cemaatiz, biz ümmetiz. Bizi fert fert bölerek parçalamak istiyorlar...

TÜRKİYE'Yİ GÖRDÜM VE DAHA BİR UMUTLA ÜLKEME DÖNECEĞİM

Türkiye'yi nasıl buldunuz?

Muhteşem. Hem doğal güzellik olarak hem insani hem de gelecek noktasındaki imkanları ile muhteşem bir ülke. Çok güzel ve ben ülkeme daha bir güçlenmiş halde döneceğim. Bize umut verdiniz, bizi sevindirdiniz. Allah da sizi sevindirsin. Buradaki Müslümanlar çok bilinçli. Dünyayı ve dünyanın nereye doğru gittiğini çok iyi biliyorlar. Sanki olaylara dünyanın dışından bakıyorlar. Bizim şoförlüğümüzü yapan o genç delikanlı bile çok bilinçli ve çok iyi yetişmiş. Biz bunu Osmanlı'nın bereketi olarak görüyoruz ve çok teşekkür ediyoruz.

Ümmetin geleceği nasıl olacak?

Allah'ın bir vaadi var elbette... Lakin eğer biz üstümüze düşen görevleri yapmazsak çok zor durumlarda kalırız. Batılılar sinema ile ve başka yollarla aileyi bitiriyorlar. Ahlaksızlığı yayıyorlar. Bütün zararlı maddeleri özellikle İslam dünyasında yayıyorlar. Ama en önemlisi eğitimimizi kendi eğitimleri gibi yaptılar. İslam düşüncesi bile bunların dili ile konuşuyor ve gelişiyor. Bizim asıl kaynaklarımızla bağımız kopartıldı. Eğer bu hal ile devam edip bir şeyleri başarabileceğimizi düşünüyorsak yanılırız. Allah, Müslümanlar yatarken onları desteklemez. Öne geçip Allah kendisi mi savaşacak? Hayır. Biz ayağa kalkacağız, uyanacağız ve savaşacağız. Biz başaracağız çünkü imtihanımız bu.

İşgallerin ülkesi Moritanya

11. yüzyılda Müslüman olan Moritanya, uzun yüzyıllar boyunca etrafına da İslamiyeti yaymaya çalışan güçlü bir ülke olarak yaşadı. Batılıların sanayi devrimini yapıp bütün dünyaya aç kurtlar gibi saldırması Moritanya Müslümanlarını da vurdu. Bu güzel İslam yurdunu Portekizliler, İspanyollar, Hollandalılar, İngilizler ve Fransızlar sırasıyla saldırarak talan ettiler. En son olarak 1904 yılında Fransız emperyalizmi Moritanya'yı sömürge îlân etti ve Müslüman halkı 1958 yılına kadar ezdi. Bu târihte Müslümanlar

Moritanya İslâm Cumhuriyetini kurdular ve 1960 yılında da tam bağımsızlığını elde ederek, Fransızları memleketlerinden kovdular. O tarihten sonra Batılılar bu güzel İslam ülkesini rahat bırakmadılar ve dönem dönem iç işlerine müdahale etmeye devam ediyorlar.





Yazdır | Yorum Yaz Yorumların Tamamı

Yorum : 0  

Yorum Yaz Yorumların Tamamı

DİĞER HABERLER
Ramazan Şallah: Ümmet, Kudüs Günü'nde Tek Saf Olmalı
Filistin Başkanı İsmail Heniyye ile Röportaj
Şehid Şeyh Ragıb Harb'ın Annesi Oğlunu Anlatıyor
Kurtulmuş Kongrenin Yenilenmesine Sıcak Bakmadı
Göktaş Hoca Gençleri Evlenmeye Çağırdı
Ebu Hamza Mısır Rejiminin İşkencelerini Anlattı
İslami Cihad'ın Örnek Şahsiyeti: Şehid İmad Muğniye
İslami Cihad: Gazze Vurulursa Tel Aviv'i Vururuz
Udugov: Ruslar Kafkasya'dan Kovuluncaya Kadar Cihad
Kafkasya Direniş Komutanı Emir Seyfullah İle
ÇOK OKUNANLAR
Husilerin Lideri Abdulmelik El Husi İle
18.11.2009, 01:39:06
Hükümetin Kürt Açılımı Üzerine
06.09.2009, 00:57:18
Kafkasya Direniş Komutanı Emir Seyfullah İle
04.02.2010, 00:28:33
Devrim Muhafızları Komutanı Açıklıyor
12.09.2009, 01:32:23
Şehid Nizar Reyyan'ın Oğlu Bilal Reyyan İle
08.08.2009, 06:57:46
Hizbullah Direniş Komutanından Zaferin Perde Arkası
31.07.2009, 04:48:40
Şehid Rantisi'nin Hanımı Ummu MUhammed İle
12.07.2009, 18:12:46
YAZARLAR   
Nureddin ŞİRİN Nureddin ŞİRİN
Bir Referandum Ayrımında Meşruiyet Tartışmaları ve Hz. Yusuf Örnekliği
Ahmed VAROL Ahmed VAROL
Savaşmayanların Barışı
Mikail Mikail
Gazze ve Biz
Mehmet GÖKTAŞ Mehmet GÖKTAŞ
Bugün Günlerden Kudüs
Hakan ALBAYRAK Hakan ALBAYRAK
HAYIR Hikâyeleri
Tevfik UĞUR Tevfik UĞUR
Post-Ergenekon ve Müslümanlar
Yalçın İÇYER Yalçın İÇYER
"Referandumda Tavrımız Ne Olmalı" Sorusuna Cevabımız
M. Şakir KOÇER M. Şakir KOÇER
Kandırmacanın İsmini Seçim Koymuşlar
Abdulhelim ALMALI Abdulhelim ALMALI
Kudüs Zalimlere Karşı Dik Durmanın Sembolüdür...!
N. Mümine BUCAK N. Mümine BUCAK
Dünya Kudüs Yılı Mavi Marmara'nın Kalbi
Av. Gürkan BİÇEN Av. Gürkan BİÇEN
Hariciye'nin Göremediği
Uzeyir YİĞİT Uzeyir YİĞİT
Kimsesiz Değilsin Kudüs
Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Ömer Faruk GERGERLİOĞLU
“Evet”ten Daha Tabii Olan Nedir Ki?
Mehmed AKİF Mehmed AKİF
Faslul Hitab
Nigar GÜMRÜKÇÜOĞLU Nigar GÜMRÜKÇÜOĞLU
Uzak Değilsiniz
M. Necip YAVUZER M. Necip YAVUZER
Yanlış Atılan Temellerin Acı Faturası
Yusuf Ensar ÇALIŞKAN Yusuf Ensar ÇALIŞKAN
Bosna Şehidlerini Ziyaret ve Marsmira Yürüyüşü 3
Mücahid ULUDAĞ Mücahid ULUDAĞ
Gazze Yolunda İzzeti Bulmak
Bayram AKÇAY Bayram AKÇAY
İsrail'in Güneydeki Taşeronluğu ve PKK
İbrahim KÜÇÜK İbrahim KÜÇÜK
Deniz Şehidliğinin Farkı Nedir?
Kemal SARAL Kemal SARAL
İsrail Altına Etti!
Nuray Canan BEZİRGAN Nuray Canan BEZİRGAN
Profesyonel Askerlere Karşı Silahsız Siviller
Ramazan DEVECİ Ramazan DEVECİ
Baba-Kız İlişkisinin Ufuk Noktası: Hz. Muhammed ve Hz. Fatıma (1)
Ayhan ALTINTAŞ Ayhan ALTINTAŞ
Elveda Koca İhtiyar
Prof. Dr. Mehmet BEKAROĞLU Prof. Dr. Mehmet BEKAROĞLU
Eşit Yurttaşlık ve Toplumsal Adalet
Ali AMMAR Ali AMMAR
İran Muhalefetine ve Sayın Musevi'ye Teşekkürlerimizi Sunuyoruz
İsmail ALMALI İsmail ALMALI
Golan Tepelerinde Hamas'a Misafir Olmak
Atasoy MÜFTÜOĞLU Atasoy MÜFTÜOĞLU
Direnişin Onuru
Ramin BAYRAMOV Ramin BAYRAMOV
Dünya'da ve Türkiye'de Masonlar
Kemal KOZDAL Kemal KOZDAL
Filistin'e Dönüyoruz
Copyright © 2010 velfecr IE 7+ // Firefox 3+
[ 1024 x 768 ] // Macromedia Flash
Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir. // Tasarım ve Kodlama ackgz