Siyonist rejim savaş bakanlığı danışmanı ve istihbarat uzmanı Dr. Ely Karmon, Suriye'ye direnişe destekten sakındırmanın yollarını yazdı
SURİYE'NİN HİZBULLAH'A YARDIMI
Dr. Ely KARMON
27 Kasım1998
VELFECR ÖZEL DOSYA 5
22 Ekim 1998 tarihinde Suriye ve Türkiye hükümetleri arasında imzalanan anlaşmada, Suriye tarafı şunları kabul etti: PKK’yı terör örgütü olarak kabul etmek ve örgüte yapılan, silah, lojistik, finans ve propaganda gibi yardımları tamamen kesmek. Suriye topraklarındaki PKK kamplarını kapatmak ve örgüt elemanlarını tutuklamak.
PKK lideri Abdullah Öcalan'ı sınırdışı etmek ve örgüt üyelerinin Suriye'den (Türkiye’ye) girişini engellemek; terör eylemlerine karşı Lübnan ve Türkiye ile beraber çalışmak.
Anlaşma hükümlerinden biri olan, Öcalanın sınırdışı edilmesi maddesi, daha anlaşma imzalanmadan uygulandı.
Aslında bu anlaşma, Suriye'nin Türk taleplerine teslim olması anlamına geliyordu. Eylül 1998 başlarında Türk Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in verdiği ültimatomla birlikte Türk Hükümetinin yaptığı askeri ve siyasi hamle ciddi bir krize dönüştü. Bu ültimatoma göre, Suriye'nin PKK’ya yardımı kesmemesi durumunda, Türk hükümetinin elinde askeri operasyon yapmanın dışında bir seçenek kalmayacaktı.
Yıllarca, Türkiye'nin PKK’ya destek vermemesi noktasında Suriye’ye yaptığı baskı boşunaydı, çünkü 1984 yılında aktif hale gelen PKK terörü, Türkiye'nin hem toprak bütünlüğünü hem de iç istikrarını tehdit etmeye başlamıştı. Suriye'nin PKK’ya destek vermesinde, Türkiye'yle olan toprak anlaşmazlıkları ve su kullanım hakları etkili olmuştur. Suriye'yle imzalanan her anlaşma, yapılan bütün politik ve ekonomik baskılara rağmen yine Suriye tarafından ihlal edilmişti.
Pek o zaman Türkiye'nin bu başarısının arkasındaki güç neydi? Bir arada, birçok faktörü yöneten Türk tarafı, aynı anda kararlı ve etkili bir çalışma yürüttü; Türk Ordusu ve güvenlik kuvetleri, gerek ülke içinde, gerekse Kuzey Irakta PKK terör örgütüne karşı yürüttüğü operasyonlarda örgüte karşı başarı sağladı ve terör örgütünün eylem yapma kabiliyetini ciddi manada zayıflattı.
Bir taraftan örgüte karşı bu askeri operasyonlar yürütülürken, diğer taraftan Avrupalı yönetimler ve Avrupa Birliği nezdinde örgütün siyasi anlamda tanınması engellendi.
Askeri desteği arkasına alarak, köktendinci İslamla mücadele eden Laik Türk rejimi, Refah Partisini iktidardan uzaklaştırarak, İran'ın içi işlerine karışmasının önüne geçti.
Amerika teröre karşı verdiği topyekün savaş, özellikle Usame Bin Ladin'in Afganistan'daki füze rampalarını vurma konusundan, Sudan'ın kimyasal tesisleri meselesinden Irakta'ki krize kadar, birçok konuda, Türkiye'nin yardımına ihtiyaç duyduğu konularda anlaşmalar yaptı.
Suriye’ye izole edilme duygusu hissettirecek İsrail'le yapılan stratejik anlaşmalar.
Peki, İsrai'lin aynı başarıya imza atması mümkünmüdür? Hizbullah'ın İsrail karşıtı terör veya gerilla faaliyetlerine ve Filistinli muhalif gruplara verilen Suriye desteği engellenilebilir mi? Ki, İslami Cihad gibi bazı Filistinli örgütler, barış sürecine ciddi derecede zara verecek güçtedirler.
İsrail'in Lübnan'dan çekilmesi ve Güney Lübnan'da ağır kayığlar aldıktan sonra, Amerika'nın İsrail'i Suriye'yle tekrar barış sürecine çekmeye çalıştığı bu süreçte bu sorunun önemi çok artıyor.
Tarihsel olarak, İsrail politikası, Amerika Birleşik Devletleri de dahil olmak üzere diğer Batılı devletler, Suriye'nin terör örgütlerine desteği karşısındaki yaklaşımları son derece temkinli olmuştur, ki bu yaklaşımın Suriye politikası üzerinde herhangi bir etkisi olmamıştır. Suriye, Lübnan'da Amerikan, Fransız ve İsrailli unsurları hedef alan Hizbullah terörüne verdiği testeğin bedelini ciddi şekilde ödememiştir, ki bu terör eylemleri Amerika'yı, İsrail'i ve Fransa'sı Lübnan'ın dışına atmaya zorlamaktadır. Tabii bunun bir parçası olarakta, kayıpları devam eden İsrail kuvvetleri güvenlik bölgesini terk etmek zorunda kaldı.
Daha geçenlerde, Suriye Ordu Komutanu Mustafa Tlass, 1983’de Lübnan'daki Amerikan, Fransız ve İsrailli unsurlara saldırmaları için İslamcı örgütlere yeşil ışık yaktığını söyledi. Ancak, dalga geçerek, İtalyan film yıldızı Gina Lolobrigida’ye aşık olduğu için İtalyan hedeflere saldırılmasına izin vermediğini söyledi. Herhangi bir batılı devlet buna en ufak bir tepki verdi mi?
Amerika 1986 yılında terör faaliyetlerine katıldığı için Linyayı bombaladı ama Londra'dan kalkan El Al uçağını havaya uçurma girişiminde bulunduğu artık netleşen Suriye için aynı politikayı uygulamadı.
Butün İsrailli liderler, Suriye'nin onayı olmadan Hizbullah'ın Lübnan'da hareket edemeyeceğini; İranın Hizbullaha yaptığı yardımların, Suriye üzerinden olduğunu, bütün Filistinli örgütlerin karargahlarının Suriye'de veya Suriye kontrolündeki Beka Vadisinde olduğunu defalarca deklare etmişleridr. Ama 1996'daki Wye Plantation müzakerelerinde Suriyenin İsraile karşı Hizbullahı pazarlık konusu olarak öne sürmesine karşılık, İsrail Suriye'ye ciddi bir karşılık vermemiştir.
Türklerin, Suriye'ye karşı PKK’ya tavır alma konusunda kazandığı başarı çerçevesinde olayı değerlendirdiğimizde, İsrailin Suriyeyi Hizbullah ve Filistinli terör örgütlerini desteklememesi için uyguladığı stratejiyi yeniden gözden geçirmesi gerektiğini düşünüyoruz. Aslını söylemek gerekirse, Türkiyenin başarısında önemli rol oynayan faktörlerin aynısı halen İsrail içinde geçerlidir.
Amerikan politikası terörü destekleyen ülkelere karşıdır. Bu yüzden, Amerikan yönetimine, kamuoyuna ve medyasına Suriye'nin terörü destekleyen tavrına kayıtsız kalmanın bu politikayı başarısız kılacağının anlatılması gerekli.
Türkiye-İsrail stratejik anlaşmalar iki taraflı yürütülmeli ve Suriye ile ilgili endişeler terörle mücede çerçevesinde müttefikler tarafından kullanılmalıdır.
İran'ın İsrail'e yönelik politikası ile ilgili olarak bu henüz belli olmasa bile, Hizbullah'ın ana sponsoru olan İran'la Suriye arasındaki stratejik ortaklık, Suriye rejimindeki iç çatışmalardan dolayı zayıflamıştır.
Suriye Lübnan'da terörün taktiksel pozisyonunu güçlendirirken, İsrail Amerikan himayesi altında müzakere yapma hatasını tekrarlamalıdır.
İsrail Filistin yönetimini sürekli teröre destek veriyor diye suçlarkan, aynı duruşu teröre destek veren Suriye'ye karşı yapamamaktadır, bu duruma bir son vermelidir. İsrailin bu tutarsız tavrı, müzakerelerde Filistin yönetiminin teröre başvurmasına neden olabilir.
Ve son olarak ‘‘ Şam Aslanı’’ çelikten sinir sistemine sahip olabilir ama rakibinin bu politik şantajı bitirmek için ortaya koyduğu kararlığı görünce geri çekildiği ispatlanmıştır.
Son birkaç yıldır, kamuoyu Lübnan üzerinden meydana gelen terörü meselesini iki seçenek üzerinden tartıştı; hiçbir güvenlik düzenlemesi olmadan İsrail'in çekilmesi ya da yerleşim alanlarından geri çekilme… Fakat bu çekilmeler, Suriye’ye Golon Tepelerinin özgürlüğünü ve Lübnan işgalinin meyvelerini sunacaktır.
Yeni stratejik haritaya bakmanın ve diğer seçenekleri incelemenin vakti artık gelmiştir.
