ARAS BÜLTEN
Ana Sayfa
Türkçe | English | فارسی | العربية | Arşiv | Video | Künye | İletişim
ANALİZLER
Demokrasiyi Anlamak

Demokrasiyi Anlamak

Nasıl Müslüman Olduğunu Hz. Fatıma Gününde Anlattı

Nasıl Müslüman Olduğunu Hz. Fatıma Gününde Anlattı

Şeyh Mahir Hammud'dan Suriye Hutbesi

Şeyh Mahir Hammud'dan Suriye Hutbesi

Mısır İhvanı Cumhurbaşkanlığı Projesini Açıkladı

Mısır İhvanı Cumhurbaşkanlığı Projesini Açıkladı


"Küresel Ortak Söylem” Sempozyumu Sonuç Bildirgesi

Ahmet Faruk Ünsal'ın Sempozyum Açılış Konuşması

Ahmet Faruk Ünsal'ın Sempozyum Açılış Konuşması

Adil Barış: Küresel Ortak Söylem Sempozyumu (foto)

Adil Barış: Küresel Ortak Söylem Sempozyumu (foto)

Örs: İslamcılar NATO Çizgisinde Konumlandırıldı

Örs: İslamcılar NATO Çizgisinde Konumlandırıldı

28 Şubat: Yeni Türk-İsrail Ekseni'nin Ürünüdür

28 Şubat: Yeni Türk-İsrail Ekseni'nin Ürünüdür

Tantik: Mezhep Savaşı Kumpaslarına Dikkat Edelim

Tantik: Mezhep Savaşı Kumpaslarına Dikkat Edelim

Erbakan: Amerika Ne İstediyse Tersini Yaptım (VİDEO)

Erbakan: Amerika Ne İstediyse Tersini Yaptım (VİDEO)

Siyonizme Karşı İslam İnkılabını Korumalıyız (VİDEO)

Siyonizme Karşı İslam İnkılabını Korumalıyız (VİDEO)

Üstad Sezai Karakoç'un Konuşmasının Tam Metni

Üstad Sezai Karakoç'un Konuşmasının Tam Metni

Emperyalist ve Siyonistler Suriye'de Neyin Peşinde?

Emperyalist ve Siyonistler Suriye'de Neyin Peşinde?

Filistinli Bakanın Feryadı Bizi Ne Kadar Utandıracak

Filistinli Bakanın Feryadı Bizi Ne Kadar Utandıracak

Türkiye'yi Suriye'ye Saldırtma Projesi İşleyecek mi?

Türkiye'yi Suriye'ye Saldırtma Projesi İşleyecek mi?

Suriye Rejimini Yıkmak İçin Dört Askeri Seçenek

Suriye Rejimini Yıkmak İçin Dört Askeri Seçenek

Suriye Rejimini Ancak Askeri Müdahaleyle Yıkabiliriz

Suriye Rejimini Ancak Askeri Müdahaleyle Yıkabiliriz

Siyonistlere Göre Esad'ı Devirebilmenin Altı Yolu

Siyonistlere Göre Esad'ı Devirebilmenin Altı Yolu

İsra Haber'den General Eş Şeyh'in

İsra Haber'den General Eş Şeyh'in "Tekzib"ine Yanıt

DUYURULAR  _

Fadlallah: Türkiye'yi Yüreğimiz Burkularak İzliyoruz

03.11.2011, 21:02:56

| Yorum Yaz
Fadlallah: Türkiye'yi Yüreğimiz Burkularak İzliyoruz Muhammed Hüseyin Fadlallah'ın oğlu Ali Fadlallah ile Ortadoğu'daki son gelişmeleri ve Türkiye'nin bölgedeki dıurumu hakında bir söyleşi


İsmail Duman/ Dünya Bülteni

Lübnan'daki son görüşmemizi Türkiyeli Müslümanların yakından tanıdığı Üstad Muhammed Hüseyin Fadlallah'ın oğlu Ali Fadlallah ile gerçekleştirdik...

Üstad Hüseyin Fadlallah'ın vefatından sonra, hareketi devam ettiren oğlu Ali Fadlallah ile kısa bir görüşme yapma imkânı bulabildik... Bu kısa zaman diliminde, Lübnan'daki ahvali, Arap Devrimlerini, Türkiye'nin bölgedeki rolünü ve Şii-Sünni ihtilafını konuşmaya gayret ettik...

Beyrut'ta Şiilerin yoğun olarak yaşadığı Dâhiye bölgesinde bulunan Hasaneyn Camii, Fadlallah Hareketi'nin merkezi konumunda... İdari bürolar, İletişim merkezleri, Harekete bağlı hastaneler-okullar ve diğer birçok birim camii etrafında kümelenmişler...

Bölgede küçümsenmeyecek bir etkiye sahip olan Üstad Fadlallah ile evinin hemen yakınındaki ofisinde görüşme imkânı bulduk... Cuma namazından hemen önce görüşme imkânı yakaladığımız için, sormak istediğimiz soruların ancak ufak bir kısmını sorabildik...

Kısa da olsa faydalı olduğunu düşündüğümüz bu söyleşimizi, bir sonraki Lübnan ziyaretimizde tamamlamayı ümit ediyoruz:

İsmail Duman: Öncelikle bizlere vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz...

Ali Fadlalah: Ben teşekkür ederim... Hoş geldiniz...

İlk olarak Lübnan ile başlamak istiyoruz... Hareket olarak sizin Lübnan'daki konumunuz nedir ve şu an Lübnan'daki siyasi atmosfer ne durumdadır?

Biz, babam Seyyid Muhammed Hüseyin Fadlallah'ın açtığı yolda yürüyüşümüzü sürdürüyoruz; İslami vahdet hususunda kararlıyız... İlaveten; Müslümanlar ile Hıristiyanlar arasındaki diyalogu sürdürme konusunda da çalışmaktayız. Yine Filistin davası ve diğer tüm İslami davalarda da aktif bir çalışma yürütmekteyiz. Durduğumuz noktayı, İslam'ın menfaatlerine göre belirliyoruz. Bu da bizi doğru yola iletecektir inşallah.

Lübnan daima iç karışıklıkların var olduğu bir sahadır. Bu ülke, bölgede gerçekleşen her şeyden etkilenmekte ve bu durumun yansımalarını hemen üzerinde hissetmektedir. Bu durum, Lübnan sahasının tabiatıdır. Lübnan'daki genel tabloya baktığımızda, şu üç şeyden uzak durulması gerektiğine kanaat getiriyoruz: "Çatışma, Parçalanma ve Hizipleşme..."

Lübnan sahasında gerçekleşen çekişme, güçler arasındaki siyasi çekişmedir. Bu güçler de kutuplaşmış durumdadır. Diğer bir ifadeyle; Lübnan'da bulunan her grup, meşrep veya siyasi oluşum, ulusal veya yerel güce dayanan bir role, konuma ve etkiye sahiptir. Ve eğer bu ulusal veya yerel güç tarafından bir ihtilaf gündeme getirilirse, bunun Lübnan'a etki etmesi pek tabidir ki, biz bunu kesinlikle istemeyiz; çünkü bu durum, geri kalan guruplar için zarar doğuracaktır. Biz, Lübnanlılara güçlerini birleştirmeleri ve bir vatan inşa etmeleri için daima dua etmekteyiz. Maalesef Lübnan'daki siyasi çekişmeler, belli bir zaman sonra mezhep ve grup çatışmalarına dönüşmektedir. Ancak bu çatışmalar, özünde ne Sünni-Şii çatışması ne de Müslüman-Hıristiyan çatışmasıdır.

Bu ülke, Filistin mücadelesindeki üst düzey direniş tecrübesi ile ön plana çıkmıştır. Bu tecrübe, prensipli, köklü ve örnek alınan bir tecrübedir. Bu da kendisini, dışarıdan gelecek zararlı etkilerden koruyor. Direnişimiz Siyonizm karşıtı bir direniştir...

Biz Lübnan İslami direnişinin, İslami ilkeler temel alınarak ortaya çıktığına ve hedefinin Siyonist düşman olduğuna inanmaktayız. Bunun dışında iç ve dış hesapları veya herhangi bir rolü yoktur. Biz Lübnan topraklarında, tüm gücümüzle İslam topraklarını korumak, birleştirmek ve güçlendirmek için varız. Bununla beraber ülke toprakları içinde de bir vatan kurmak ve Lübnanlıların güçlerini birleştirmek için çalışıyoruz. Çünkü biz ancak güçlerin birleşmesi ile Siyonistlere karşı koyabileceğimize inanıyoruz. Eğer ayrılırsak güçten düşeriz...

Önceleri Batı'nın ve Siyonistlerin etkisi dolayısı ile Müslümanlar, bir güce sahip değillerdi. Ancak şu kesin ki Müslümanların ellerindeki imkânlar diğerleri kadar çok olmasa da bu dünyada Müslümanlar da bir şeyler yapabiliyor. Müslümanlar psikolojik olarak yenilgiye uğratılarak buna inandırılmışken; biz az sayıda bir gurup Lübnanlı ile bunun aksini ortaya koyduk. En büyük güç dâhili güçtür ki biz, bunu tarihimizde, Bedir Savaşı'nda, Hayber Savaşı'nda ve Ahzab Savaşı'nda görüyoruz. Bizim rolümüz bu ruhu uyandırmaktır...

Ortadoğu'daki son ayaklanmaları nasıl okuyorsunuz?

Şüphesiz Arap devrimleri, istenen bir şeydi. Biz buna tabii ki beğeni ile yaklaşıyoruz. Çünkü bu devrimler, değişimin ruhunu yansıtıyor. Bizler inanıyoruz ki bu devrimler, Arap halkının kendi gerçeğini görmesi ve durumunu düzeltme yoluna gitmesi için bir başlangıçtır. Halklar için en uygun olanı hürriyetlerini kazanmaları, menfaatlerini, bugünlerini ve geleceklerini güvence altına almak için yönetime sahip olmalarıdır.

Bizler, bu zamana kadar onları destekledik ve yanlarındayız. Ancak şunu daima söylüyoruz ki, bizler, bu devrimler üzerinden birilerinin gizli bir takım hesaplar yapmalarından korkuyoruz. Devrimlerin ortaya çıkması ile beraber bölgede, Amerika ve İsrail'in yönlendirdiği provokasyonlar zuhur etmeye başladı. Özellikle Suriye meselesine bu çerçeveden bakmalıyız diye düşünüyorum.

Türkiye'nin bölgedeki rolü ile ilgili neler söylersiniz? Size göre, Türkiye'nin bölgedeki rolü nasıl olmalıdır?

Biz daima Türkiye'ye yüreğimiz burkularak bakıyoruz; istiyoruz ki Türkiye, tamamı ile İslami bir tutum sergilesin... Bu bağlamda Türkiye, aktif İslami bir rol oynamak ve Müslümanların davalarına destek olmak için önemli atılımlar yaptı ve Müslümanların sorunları noktasında oldukça kararlı bir tutum sergiledi. Türkiye'nin Gazze konusundaki ve Filistin davasındaki duruşunu Müslümanca ve oldukça cesur buluyoruz. Bu duruşun sürdürülmesini bekliyoruz. Tabi bunu diğer alanlarda da görmek istiyoruz.

Türkiye'nin bölgede önemli bir rolü vardır. Türkiye'nin öncelikli görevi, İslam olgusunu güçlendirmek, İslami vahdeti oluşturmak ve ne İslam'ın, ne Müslümanların ne de Arapların hayrını isteyen Batı ve Amerika'nın çıkarlarına karşı, Müslümanların menfaatlerini önceleyen politikalar üretmektir. İç-dış etkenler ve Avrupa Birliği'ne girme talebi göz önünde bulundurulduğunda, bu iş, Türkiye için elbette kolay bir şey değildir. Ancak orta yolu bulmalı, İslami yönetime dönmeli ve bunu asıl meselesi haline getirmelidir. Bizim Adalet ve Kalkınma Partisi'nden istediğimiz budur. Bununla beraber sizin de bu konuda önemli bir rolünüz var. Bizim aynı düşünceye sahip olduğumuz sizler gibi kardeşlerimize ihtiyacımız var ki, bu İslam'ın temel prensibidir. Babam şöyle derdi: "Yeni bir durumla karşılaştığımızda, onu İslam'a taşır ve böylece asrı İslam'ın prensiplerine göre oluştururuz."

İsrail, ne olursa olsun bölgede güçlü bir Türkiye istemiyor. Buna karşın, Türkiye, halkının Filistin meselesindeki duyarlılığını göz önünde bulundurarak ve Arapların sorunları ile ilgilenerek bölgede güç kazanmaya çalışıyor. Fakat bunu yaparken, bazı yanlışlar da yapıyor. Mesela, Türkiye uzmanı Muhammed Nureddin, -Türkiye, Suriye ile yaptığı görüşmelerde Suriye'ye iki haftalık mühlet verdiğinde,- bir makale yazmış ve orada şu soruyu sormuştu: "Neden İsrail dokuz vatandaşınızı öldürdüğünde, onlara mühlet vermediniz de şimdi Suriye'ye veriyorsunuz?" Hemen ardından Türkiye, İsrail konusunda harekete geçti. Yine Ahmet Davutoğlu, Suriye'de yaptığı görüşmelerinden sonra, "ben sorunsuz bir görüşme bekliyordum" dedi; bu ifade de pek gerçekçi ve yapıcı bir ifade değildi...

Maalesef AK Parti, batı politikaları karşısında İslami açıdan çok tavizler verdi. Bunun tehlikeli sonucu olarak; birçok İhvan-ı Müslimin mensubu, hala Adalet ve Kalkınma Partisi'ni, İslami bir parti zannediyor. Batının AK Parti'yi İslami demokratik bir model olarak sunması, çok ciddi bir tuzaktır. Bu sayede Batı, İhvan'a, "Filistin'i, İslami meseleleri bırakın; Türkiye'yi örnek alın" diyor... Bu son derece tehlikeli bir süreç...

Son olarak, babanız Seyyid Muhammed Hüseyin Fadlallah'ın fazlasıyla hassas olduğu konulardan biri olan mezhepsel ayrılıklar konusunda fikirlerinizi almak istiyoruz. Son süreçte tekrar gündeme taşınan mezhepsel ayrışmalara nasıl yaklaşmalıyız?

Mezhep farklılıkları, farklı içtihatlardan kaynaklanmaktadır. Ancak bu farklılıklar, Müslümanların asıl meseleleri ile ilgilenmelerine engel teşkil etmez. Biz, Müslümanların saflarını birleştirmelerini istiyoruz.

Son olaylar çerçevesinde, Şii- Sünni çatışması çıkarmak istiyorlar. Bu sayede, Türkiye'yi, Mısır'ı ve Suudi Arabistan'ı, Suriye ve İran karşıtı yapmaya çalışıyorlar; biz bunun farkındayız. Ancak bizim istediğimiz, Müslümanların asıl davaları için birleşmeleridir; çünkü dertleri bir, davaları birdir...

Şu an Müslümanların içinde bulundukları bu oyundan kurtulmaları için toplu bir plana ihtiyaçları var. Tabii ki bizler, bu çerçevede ortak bir ses olmalıyız ki sesimiz yüksek çıksın. Maalesef bugün ayrılıkçı ses, "vahdet"in sesinden daha yüksek çıkıyor. Biz de vahdetin sesini yükselteceğiz inşallah. Bu konuda, herkes payına düşeni yapmalıdır. Siyasetlerimiz arasında köprüler olmalı; kapalı olmamalıyız. İncelenecek olsa; fikirde, fıkıhta ve akide ortak noktalarımız, ayrıştığımız noktalardan fazladır.

Bizler, Müslümanlar olarak devletler düzeyinde ve bireysel olarak devamlı iletişim kapısını açık tutmalıyız ki mezhep çatışmasını önleyelim.





| Yorum Yaz Yorumların Tamamı

Yorum : 1  
Ahmet Cihad
13.11.2011, 11:42:18
"Son olaylar çerçevesinde, Şii- Sünni çatışması çıkarmak istiyorlar. Bu sayede, Türkiye'yi, Mısır'ı ve Suudi Arabistan'ı, Suriye ve İran karşıtı yapmaya çalışıyorlar; biz bunun farkındayız. Ancak bizim istediğimiz, Müslümanların asıl davaları için birleşmeleridir; çünkü dertleri bir, davaları birdir. "

Eyvallah hocam Allah razı olsun, VAHDET VAHDET VAHDET!

Yorum Yaz Yorumların Tamamı

Atasoy Müftüoğlu ile Ortadoğu Üzerine Söyleşi
Lübnan Tevhid Hareketi ve Suriye Olaylarına Bakış
Kazan, Erbakan ile Arınç Arasındaki Görüşmeyi Anattı
Suriye'de Rejim Muhalifi ve Yanlıları Konuşuyor
Tasavvuf Bilinci İnşa Edilmeden Ümmet Ayağa Kalkmaz
Tevhid Hareketi Lideri ile Suriye'deki Gelişmeler
Şeyh Hammud ile Suriye ve Bölgesel Gelişmeler
Lübnan Müslüman Alimler Birliği Suriye'yi Anlatıyor
Şirin: Kudüs'ün Özgürlüğünü Erbakan Hocaya Sunacağız
Bahreyn Muhalefet Lideri Yeni Süreci Anlatıyor
SEYYİD ABBAS BELGESELİ 1 (TIKLA-İZLE)
Çok Okunanlar
EDİTÖR   
Editör Editör
Bütün Kırmızı Çizgiler Geçildikten Sonra…!
YAZARLAR   
Nureddin ŞİRİN Nureddin ŞİRİN
Adem Ve Hamit Takas Karşılığı Mı Bırakıldı…?
Mehmet GÖKTAŞ Mehmet GÖKTAŞ
Ey Azîz İstanbul, Ey Güzel İstanbul!
M. Selman KAYA M. Selman KAYA
Kuveyt'te Başlayan Bir Proje: Bülent Yıldırım Ve Gazeteciler
N. Mümine BUCAK N. Mümine BUCAK
İslami Cemiyet, İslami Cemaat
Mehmed AKİF Mehmed AKİF
Sen Yutkun Dur, Ağacan
Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Ömer Faruk GERGERLİOĞLU
Nostaljilere, Önyargılara Dokunmak
Kadrican MENDİ Kadrican MENDİ
Bir Dönüşümün İbretlik Hikayesi
Tevfik UĞUR Tevfik UĞUR
Hür Müslüman Halkın İradesi Ne Demektir?
Beytullah Emrah ÖNCE Beytullah Emrah ÖNCE
İstanbul İslamcılığı Düşerken
Mücahid ULUDAĞ Mücahid ULUDAĞ
Tanık Olma İçin
Av. Gürkan BİÇEN Av. Gürkan BİÇEN
Siyonistler Daha Mı Mübarek?
Abdulhelim ALMALI Abdulhelim ALMALI
Mavi Marmara'ydım....!
Hüseyin TAŞ Hüseyin TAŞ
Mezhepçi Olmamak
İbrahim KARAMAN İbrahim KARAMAN
Hizbullah'ın Suçu
Ayhan DEMİR Ayhan DEMİR
CHP, Saraybosna'ya Taşınsın
Vehbi CAMGÖZ Vehbi CAMGÖZ
Bu Sene Bir Mayıs Bir Başka Olacak...!
Ramazan DEVECİ Ramazan DEVECİ
Müslümanların Suriye İmtihanı
Çiğdem TOPÇUOĞLU Çiğdem TOPÇUOĞLU
Hükümet Hükümsüzdür
Hüseyin BELGİ Hüseyin BELGİ
Suriye Üzerinden İrana Karşı Yürütülen Psikolojik Savaş
M. Şakir KOÇER M. Şakir KOÇER
Tarihsel Günahlarımızın Cezasını Çekiyoruz
M. Necip YAVUZER M. Necip YAVUZER
İslam Ümmeti'nin Yetimleri Kürtlerin Peygamber Aşkı
Kerem ÖZBAY Kerem ÖZBAY
Almanya'nın Korku Duvarı Siyonizm
Zeki KAYA Zeki KAYA
Nerede Filistin Dostları..!
Ahmet ÖRS Ahmet ÖRS
Oyun Kurucunun Yanına Yerleşen Kim? Kim Kimi Yargılıyor?
Uzeyir YİĞİT Uzeyir YİĞİT
Birinci Yılında Suriye Olayları ve Türkiye İzdüşümü
Muhammed HAKLI Muhammed HAKLI
Yaşasın İsrail İmparatorluğu..!
İbrahim KÜÇÜK İbrahim KÜÇÜK
Fasığın Her Haberi Batıl Mıdır ?
Nigar GÜMRÜKÇÜOĞLU Nigar GÜMRÜKÇÜOĞLU
Cami Geleneği ve Diyanet
Ali AMMAR Ali AMMAR
One Minute..! Şehid Furkan'ın Şehrine Siyonistler Giremez...!
Emel MÜMİNOĞLU Emel MÜMİNOĞLU
İran İçin Yine Mi Bahane?
Serdar DUMAN Serdar DUMAN
Sen Merak Etme Büyük Şeytan; Biz “Önceliklerimiz”i İyi Biliriz..!
Sevda Nur YAĞMUR Sevda Nur YAĞMUR
Kuzuluk Notları
Mikail Mikail
Kanadımız Kırık Şimdi
Ahmet HATİP Ahmet HATİP
Esrar-ı Derun
Atasoy MÜFTÜOĞLU Atasoy MÜFTÜOĞLU
Direnişin Onuru
Ramin BAYRAMOV Ramin BAYRAMOV
Dünya'da ve Türkiye'de Masonlar
Copyright © 2012 velfecr IE 7+ // Firefox 3+
[ 1024 x 768 ] // Macromedia Flash
Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir. // Tasarım ve Kodlama artiweb