ABD ve Suud destekli Bahreyn diktatörlüğüne karşı halkın özgürlük mücadelesi kararlı bir şekilde sürüyor.
Siyasi aktivist Cafer El-Alevi, On Dört Şubat İttifakı Hareketinin, halkı önümüzdeki Cuma günü düzenlenecek ve “Devrimin Kararlı Adımları” ismi ile anılacak olan oturma eylemine çağırdığını bildirdi.
Bu eylemin, halkın daha da güçlendiğinin ve Bahreyn halk hareketinin devam ettiğinin bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Cafer El-Alevi, El-Âlem haber kanalına vermiş olduğu demeçte, bu eylemin meydanlarda toplanan yoğun genç kitlenin yapmış olduğu yeni bir hareket ve devrim arzusunu tırmandıran yeni bir girişim olduğunu söyledi. Bu eylemi düzenleyen grupların başında, “Öfke Volkanı” eylemini de organize eden On Dört Şubat İttifakı Hareketi’nin olduğuna işaret etti. On Dört Şubat İttifakı Hareketi tarafından düzenlenen bu eylem, Bahreyn yönetimini oldukça zor durumda bırakan ani bir girişim olarak gündemde yerini almaktadır.
Geçen Cuma, On Dört Şubat İttifakı Hareketi’nin düzenlediği “Öfke Volkanı” hareketi ile oldukça geniş kitleleri ayağa kaldıran eylemde, kadınları haksız yere tutuklama ve canlı mühimmat bulundurma ile ilgili rejim hakkında suç duyurusunda bulunulmuştu.
Alevi, hapishanelerde özgürlükleri için uğraşı veren ve henüz suçlulukları dahi kanıtlanmamış özgür insanların, El-Halife rejiminin elleriyle her gün işkencelere maruz kaldığını belirtti.
Alevi ayrıca, tüm iç ve dış baskılara rağmen işten çıkarılanların, işlerine geri dönmeleri için yapılacak olan oturma eylemlerinin hazırlıklarının da devam ettiğine işaret etti.
Devlet bünyesinde ve özel sektörde çalışan üç binden fazla işçinin sebepsiz yere işten çıkarıldığını ve bazı işverenlerin işçilerini geri alma eğilimleri olmasına rağmen rejimin izin vermediğini belirten Alevi, Çalışma Bakanlığı’nın, işçilerin geri dönüşünü engellemek için işçi listelerinde revizyon gerçekleştirildiğini de sözlerine ekledi. Bu uygulamanın, rejim tarafından halkın direncini kırmak adına gerçekleştirdiği “yoksullaştırma politikalarının” bir parçası olduğunu söyledi.
Bahreyn yönetimi tarafından, Amerika menşeli “terör hücresi” iddialarının yalan olduğuna işaret ederek, bunun İran İslam Cumhuriyeti’nin karşısında bir halk kitlesi oluşturmak ve İran Körfezi’nde Amerika’nın üssü niteliğinde olan Bahreyn’i elden kaçırmamak için bir strateji olduğunu vurgulayarak sözlerini sonlandırdı.
