ARAS BÜLTEN
Ana Sayfa
Türkçe | English | فارسی | العربية | Arşiv | Video | Künye | İletişim
ANALİZLER
Demokrasiyi Anlamak

Demokrasiyi Anlamak

Nasıl Müslüman Olduğunu Hz. Fatıma Gününde Anlattı

Nasıl Müslüman Olduğunu Hz. Fatıma Gününde Anlattı

Şeyh Mahir Hammud'dan Suriye Hutbesi

Şeyh Mahir Hammud'dan Suriye Hutbesi

Mısır İhvanı Cumhurbaşkanlığı Projesini Açıkladı

Mısır İhvanı Cumhurbaşkanlığı Projesini Açıkladı


"Küresel Ortak Söylem” Sempozyumu Sonuç Bildirgesi

Ahmet Faruk Ünsal'ın Sempozyum Açılış Konuşması

Ahmet Faruk Ünsal'ın Sempozyum Açılış Konuşması

Adil Barış: Küresel Ortak Söylem Sempozyumu (foto)

Adil Barış: Küresel Ortak Söylem Sempozyumu (foto)

Örs: İslamcılar NATO Çizgisinde Konumlandırıldı

Örs: İslamcılar NATO Çizgisinde Konumlandırıldı

28 Şubat: Yeni Türk-İsrail Ekseni'nin Ürünüdür

28 Şubat: Yeni Türk-İsrail Ekseni'nin Ürünüdür

Tantik: Mezhep Savaşı Kumpaslarına Dikkat Edelim

Tantik: Mezhep Savaşı Kumpaslarına Dikkat Edelim

Erbakan: Amerika Ne İstediyse Tersini Yaptım (VİDEO)

Erbakan: Amerika Ne İstediyse Tersini Yaptım (VİDEO)

Siyonizme Karşı İslam İnkılabını Korumalıyız (VİDEO)

Siyonizme Karşı İslam İnkılabını Korumalıyız (VİDEO)

Üstad Sezai Karakoç'un Konuşmasının Tam Metni

Üstad Sezai Karakoç'un Konuşmasının Tam Metni

Emperyalist ve Siyonistler Suriye'de Neyin Peşinde?

Emperyalist ve Siyonistler Suriye'de Neyin Peşinde?

Filistinli Bakanın Feryadı Bizi Ne Kadar Utandıracak

Filistinli Bakanın Feryadı Bizi Ne Kadar Utandıracak

Türkiye'yi Suriye'ye Saldırtma Projesi İşleyecek mi?

Türkiye'yi Suriye'ye Saldırtma Projesi İşleyecek mi?

Suriye Rejimini Yıkmak İçin Dört Askeri Seçenek

Suriye Rejimini Yıkmak İçin Dört Askeri Seçenek

Suriye Rejimini Ancak Askeri Müdahaleyle Yıkabiliriz

Suriye Rejimini Ancak Askeri Müdahaleyle Yıkabiliriz

Siyonistlere Göre Esad'ı Devirebilmenin Altı Yolu

Siyonistlere Göre Esad'ı Devirebilmenin Altı Yolu

İsra Haber'den General Eş Şeyh'in

İsra Haber'den General Eş Şeyh'in "Tekzib"ine Yanıt

DUYURULAR  _

Basiret, Feraset, El İnsaf… El İnsaf …

09.02.2012, 14:51:53

| Yorum Yaz
Kadrican MENDİ

Kadrican MENDİ

halk ayaklanmasısuriyeTürkiye'nin dış politikası18. y.y.’da sermaye birikimini tamamlayan batılı ülkelerin bir sonraki hedefinin doğu-İslam ülkeleri- olduğu hepimizin malumudur.

Böylece “ emperyalizm” dediğimiz şey; yani savunmasız (geri!) durumdaki ülkelerin kaynaklarını sömürmek ve bunu kendilerinin en doğal hakkı olarak görmek, bir kalkınma- ilerleme tarzı olarak meşrulaştırıldı.

1. ve 2. Dünya savaşları batılı ülkelerin bu yağma sofrası üzerindeki dalaşmalarıydı.

Osmanlı bakiyesi Kemalist cumhuriyet, bu yıllarda var olma kavgası verdiğinden, yağmadan pay alamadı.

Ancak devletin içindeki şahin kanatın emperyal talepler üzerinden sürekli gündem oluşturma çabalarına şahit olundu.

80 yıllık tarihimizde Musul-Kerkük üzerinden, Kıbrıs , Batı Trakya ve hatta Suriye üzerinden bu hayıflanmaların yankılarını okuyabiliriz.

80’li yıllarda Özal’la birlikte Türkiye, ekonomisini dışa, uluslar arası sermayeye açtı.

Dünya sermayesine entegrasyon süreci, pazar ekonomisi ülkelerinden oluşan G-20′lere üyelik ve bunun paralelinde gelişen Avrupa Birliği üyeliği süreciyle beraber Türkiye’yi NATO ittifakının yeni ekonomi-politik çerçevesine oturttu.

Özal “Devlet”i bu yeni “konjonktür”e uygun hale getirme, revize etme sadedinde “Çin’den Adriyatik’e büyük Türkiye” gibi bir stratejik hedef belirlemişti.

Bu yeni vizyona göre Türkiye büyük bir devletti, ancak hak ettiği yerde değildi.

Bu söylemin peşi sıra 90’lar, Türkiye’nin yeni “Türki cumhuriyetler”e “ağabeylik” yapma adı altında bölgeye nüfus etme çabalarıyla geçti.

Bu ABD’nin bölgeye girerek Rusya’yı çember altına alma ve İran’ın aynı bölgeye sızmasını engelleme siyaseti ile telif edilerek “milli strateji”miz haline dönüştü.

Aynı yıllarda “Vahhabi ve Şia tehlikesi”ne karşı “Türk İslamı”nın bayraktarlığı misyonunu üstlenmiş Gülen okullarının bu siyaseti takviye sadedinde Türki cumhuriyetlerinde pıtrak gibi açıldığına şahit olduk.

İçeride “hizmet” olarak pazarlanan bu faaliyetlerin büyük fotoğrafa bakıldığında kime hizmet ettiği bugün çok daha nettir.

* * *

Neticede 80’lerin ikinci yarısından itibaren devlet içinde Türkiye Cumhuriyetinin emperyal bir misyonu olduğunu düşünen ekiplerin güçlenmeye başladığı yıllar oldu.

Özal , 1. Körfez istilası sırasında bu stratejiden hareketle ABD ile beraber Irak’a girilmesi “ bir koyup üç al”ınması için büyük çaba sarf etmiş ve bunun arkasına sağcı muhafazakar camiayı yığmayı da başarmıştı.

Irak’a girilmek istenmesinin iki hedefi vardı; öncelikle “Kürt sorunu”nu sınırların dışına taşımak ikincisi ise Musul–Kerkük üzerinden bölgenin petrol havzasına sokulabilmek…

Devletin Özal eliyle kotarmaya çalıştığı bu işgal planı o dönemde İslami camiada da geniş olarak tartışılmış ve ciddi kırılmalara yol açmıştı.

Ayrıca bu cüretkâr plan, devlet iradesini oluşturan kesimler arasında da bir çatlak oluşturmuş ve görüş ayrılığı dönemin Genelkurmay Başkanı’nın istifası ile sonuçlanmıştı.

Neticede Özal, Irak’a asker göndermeyi başaramamış ve ekonomik ambargo uygulayarak ABD’nin yanında yer aldığını göstermekle yetinmek zorunda kalmış, Kürt meselesini ise PKK’ya karşı Barzani- Talabani ittifakı (!) üzerinden çözmeye yoluna gitmişti

İkinci körfez istilası sırasında ise bu kez Özal’ın takipçisi olan Tayyip Erdoğan, ABD ile birlikte- Irak’a asker göndermek için gecesini gündüzüne katmış ancak muvaffak olamamıştı.

Hatırlanacağı üzere asker topu Hükümet’e atmış, Hükümet ise -“tezkereye evet” oyları sayısal olarak çok çıkmasına rağmen- gerekli çoğunluğu Meclis’ten geçirememişti.

Tezkerenin Meclis’te takılmasında özellikle İslami ve sol kamuoyunun aylar süren “Irak İşgaline Hayır” mücadelesinin çok önemli bir payı vardır.

Ki hatırlanacağı üzere o zaman “işgale hayır” diyenler “ Saddam’ın zulmüne evet” demiyorlardı.

İktidarının ilk yılı içinde İslami camiayı henüz konsolide edememiş AKP – aslında devletin şahin kanadı- bu “emperyal” teşebbüsünde bir kez daha başarısız olmuştu, dahası bu “beceriksizliği” yüzünden ABD’yi de oldukça kızdırmıştı.

* * *

Ve yıl 2012.

Artık daha güçlü bir AKP iktidarındayız ve komşulara (yer bu kez yer Irak değil Suriye) ABD ile beraber asker çıkarmak konusunda önümüzde hiçbir engel yok.

Öncelikle ordu ile hükümet arasında tam bir uzlaşma sağlanmış durumda.

Yani devlet katında bir çatlak, bir ihtilaf kalmadı.

Ordunun ve siyasetin “yeni Osmanlı”cı unsurları aynı zamanda yeni bir iktidar bloğu oluşturdular.

İkincisi ise İslami camiada da tam bir uzlaşma hakim.

AKP’nin elinin altında “Türk okulları”nın yurtdışındaki misyonunu, içerde kotarmaya çalışan, kıvama gelmiş dindar bir kitle var.

10 sene içinde ortaya çıkan değişim gerçekten başdöndürücü… Mesela artık kimse “işgale hayır” demiyor! Tam tersine Suriye’ye ne zaman müdahale edileceğine ilişkin canhıraş feryatlar var.

Oysa ortada tartışılmayacak net bir durum var; ABD gözüne kestirdiği İran’dan önce Suriye’deki rejiminin ne pahasına olursa olsun değişmesini istiyor ve Türkiye de kendi hissesine düşecek payı bu kez kaptırmamak azminde.

Hükümet, ikinci olarak, Türkiye’deki kürt siyasetini ne pahasına olursa olsun bitirmek hedefinin paralelinde, Suriye’deki Kürt nüfus üzerindeki PKK kontrolünü de ortadan kaldırmak ve Kürt sorununu ABD ile üzerinde ittifak edilen bir diğer Kürt aktör, Barzani, üzerinden çözmek istiyor

PKK’nın tasfiye edildiği bölgede Barzani’nin liderliği ve Türkiye’nin “hamiliği”nde bir “işbirlikçi” Kürdistan oluşturma hedefi…

Tüm bu planlar tutar mı?

Göreceğiz.

* * *

Ancak şu an için öncelikli olarak İslami camiadaki, Hükümet’in her türlü yönlendirmesine açık olma halini de biraz tartışmak gerekiyor.

Medyanın tamamına yakınını AKP eliyle kontrolünde tutan devlet aklı karşısında, İslami camia da akıl tutulmasına uğramış sanki.

Zira kötüye yormak istemiyoruz…

Özellikle son bir yıldır camiamıza servis edilen tüm haberlerin başlıca üç hedefi var:

Suriye’ye dış müdahalenin gerekliliğinin ispat edilmesi,

Kürt siyasetinin ne pahasına olursa tasfiye edilebilmesi için tüm unsurlarının PKK üzerinden “şeytanlaştırılması”

İran’a ve Hizbullah’a karşı bir tepki/nefret dalgasının yükseltilmesi.

Ve görünen o ki, maalesef amaçlarına pek zorlanmadan ulaşılabiliyor.

Kandil gecesi yayına giren bir haber tufanı (ki tam da ertesi gün BM’de Suriye ile ilgili yaptırımlar konuşulacaktır!) ile uyanıveriyoruz.

Esad rejiminin Humus’ta uçaklarla ve tanklarla camileri bombaladığı, ağır bombardıman sonucu çoğu kadın ve çocuk ve 500 kişinin öldüğü mesajı hızla yayılıyor.

Oysa mesajın kaynağına ulaştığınızda –ki El-Cezire nin servisi- infial uyandıran haberle orantılı görüntüler görünmüyor.

Haberin kaynağında olayla ilişkisi kurulabilecek görüntüler yalnızca yetişkin erkek cesetleri, yaralanmış, bazıları ölmek üzere olan bir kısmı askeri üniformalı insanlar.

Bu lafların arkasından hemen yükselen öfkeyi görür gibi oluyorum.

Ama dikkat edin, burada insanların ölmediğini, orada bir insanlık trajedisi yaşanmadığını iddia etmiyoruz, dediğimiz şu; Suriye’de bugünkü tablo ortaya çıkmadan önce başlayan ama özellikle son dönemde yoğunlaşan büyük bir kamuoyu manüpülasyonu ile karşı karşıyayız ve buna karşı herkesi sadece akl-ı selime çağırıyoruz.

* * *

Gelinen noktada Suriye’de karşılıklı bir çatışma hali var ve birbiriyle bağlantısız gibi servis edilen anlık haberlerden geriye Suriye’ye dış müdahaleye ikna edilmiş bir kamuoyu kalıyor.

Daha vahimi, orada dökülen kanda Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin çok büyük bir payı olduğu ısrarla gündem dışı tutuluyor.

Zira çok iyi biliniyor ki Ulusal Konsey, Özgür Suriye Ordusu ve İhvan ile Esad yönetimi arasındaki her türlü görüşme/uzlaşma imkanını olanaksızlaştıran ABD ve müttefiki Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’dir.

Komşularımızın en başından itibaren yapmaya çalıştığı gibi muhalif unsurların işler bu noktaya gelmeden önce Esad yönetimiyle masaya oturmasını, böylece yaşanabilecek barışçıl bir geçiş sürecini engelleyeceksiniz, sonra himayenize aldığınız muhaliflerin ceplerine para, ellerine silah, başlarına profesyonel askerleri koyup ülkeyi bir iç savaşa sürüklemek için her şeyi yapacaksınız sonra da ölen insanlar için timsah gözyaşları dökeceksiniz!

Ve üstelik bunu insanlıkla, ümmet kardeşliğiyle, İslami duyarlılıkla izah edeceksiniz, camiaya da izah ettireceksiniz…

Bu mudur insaf, adalet, Müslümanlık…

* * *

Buradan zor zamanda konuşmaya çalışıyoruz.

Kardeşlerimizi uyarmaya çalışıyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti’nin ABD’nin emperyal amaçlarına, sırf kendi emperyal amaçlarına ulaşmak için alet olduğu, Müslüman komşu ülkelerin içişlerine bu amaçlar doğrultusunda müdahale etmeye çalıştığı kanlı bir süreç yaşıyoruz.

İslami camianın duyarlı unsurları şu zor zamanda hareket ederken, yukarıdan dizayn edilen bu siyasetlerin işgal sürecini meşrulaştırmak için yaptığı kamuoyu çalışmalarına ve manipülasyonlarına malzeme olmamalıdır.

Şu anda sokaklara çıkıp sesimizi yükselteceksek bunu İran’ a, Irak’a, Suriye’ye karşı değil, ABD-NATO işgallerine karşı ve bu siyasetlerin maşası konumunda, kendine yeni sömürge alanları açma peşindeki Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne karşı yapmalıyız.

Bu tarihi bir sorumluluktur, bu akıl tutulması, bu iktidar şehveti karşısında durmadan sergileyeceğimiz refleksler, gelecekte bizleri Allah’a , ümmete ve insanlığa karşı vebal altında bırakır.





| Yorum Yaz Yorumların Tamamı

Yorum : 39  
sezgin
10.03.2012, 17:39:01
Insaf a çağıran insaflı! yoruma yazdığın yazı hamaset kokuyor.
Fikri
05.03.2012, 13:56:57
Olayları yakından takip eden Müslümanların yüzüne nasıl bakıyorsunuz bilmiyorum ama Suriye Devrimi başarıya ulaştıkça, belkide başarıya ulaşamayıp Beşar'ın katliamları çuvala sığmayınca sokakta gezecek yüzünüz olmayacak. Tarih asla bu Beşara verdiğiniz desteği unutmayacak.
murat beytan
01.03.2012, 12:23:30
2 defa okudum hiç bi şey anlamadım.
Sinan kurt
28.02.2012, 12:08:59
Kadrican bey, selahattin eş'in nurettin abiye yazdığı son cevabi yazıyı okudunuz mu? ne düşünüyorsunuz? selahattin abidemi kandırılıyor.
murat kasapoğlu
14.02.2012, 23:38:26
Teşekkürler güzel yazı. islami camianın aciz durumunu güzel ifade etmişsiniz.
Musab
13.02.2012, 20:38:42
Saygıdeger Kadrican kardeşim inan seni Allah için çok seviyoruz. Mümince tavrın için de cok teşekkür ederim. İnanın Haksöz de ve Velfecr de birçok mesaj yazdım bu minvalde. Tek amacım bizi birbirimize düşürmeye çalışan Amerika ve İsrail e engel olabilmek ,sen kimsin diyenler olacaktır ben de o tekrarlanagelen cevabı veriyorum. Fitneye engel olabilecek ,ateşin üstüne bir damla su dokebilirsem ne mutlu bana.

Son olarak inşallah bu yazımı Nurettin abide okur. Kenan abi de Haksöz de okumuştur size yalvarırım iş işten geçmeden uyanalım bizler müslüman kardeşleriz biz böyle yaparsak ümmet ne yapmaz. Ne olur biraraya gelmeye çalışalım ölçümüz şu olsun "Hakarete ugrayan biz olalım hakaret eden asla degil"Haydi Nurettin abim,Kadrican abim diğer bütün abiler tüm yorumcu kardeşler bakın Mavi Marmara gazilerinden de iki tarafta da insanlar var ve şehitlerimiz diri olduguna göre kahroluyolardır. Tez elden birlik,nefslerimizi ayaklar altına alalım. Ben hepinizin köpeği olmaya hazırım bunun için. Vesselam.

Yorum Yaz Yorumların Tamamı

SEYYİD HADİ BELGESELİ (TIKLA İZLE)
EDİTÖR   
Editör Editör
Bütün Kırmızı Çizgiler Geçildikten Sonra…!
YAZARLAR   
Nureddin ŞİRİN Nureddin ŞİRİN
Adem Ve Hamit Takas Karşılığı Mı Bırakıldı…?
Mehmet GÖKTAŞ Mehmet GÖKTAŞ
Ey Azîz İstanbul, Ey Güzel İstanbul!
M. Selman KAYA M. Selman KAYA
Kuveyt'te Başlayan Bir Proje: Bülent Yıldırım Ve Gazeteciler
N. Mümine BUCAK N. Mümine BUCAK
İslami Cemiyet, İslami Cemaat
Mehmed AKİF Mehmed AKİF
Sen Yutkun Dur, Ağacan
Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Ömer Faruk GERGERLİOĞLU
Nostaljilere, Önyargılara Dokunmak
Kadrican MENDİ Kadrican MENDİ
Bir Dönüşümün İbretlik Hikayesi
Tevfik UĞUR Tevfik UĞUR
Hür Müslüman Halkın İradesi Ne Demektir?
Beytullah Emrah ÖNCE Beytullah Emrah ÖNCE
İstanbul İslamcılığı Düşerken
Mücahid ULUDAĞ Mücahid ULUDAĞ
Tanık Olma İçin
Av. Gürkan BİÇEN Av. Gürkan BİÇEN
Siyonistler Daha Mı Mübarek?
Abdulhelim ALMALI Abdulhelim ALMALI
Mavi Marmara'ydım....!
Hüseyin TAŞ Hüseyin TAŞ
Mezhepçi Olmamak
İbrahim KARAMAN İbrahim KARAMAN
Hizbullah'ın Suçu
Ayhan DEMİR Ayhan DEMİR
CHP, Saraybosna'ya Taşınsın
Vehbi CAMGÖZ Vehbi CAMGÖZ
Bu Sene Bir Mayıs Bir Başka Olacak...!
Ramazan DEVECİ Ramazan DEVECİ
Müslümanların Suriye İmtihanı
Çiğdem TOPÇUOĞLU Çiğdem TOPÇUOĞLU
Hükümet Hükümsüzdür
Hüseyin BELGİ Hüseyin BELGİ
Suriye Üzerinden İrana Karşı Yürütülen Psikolojik Savaş
M. Şakir KOÇER M. Şakir KOÇER
Tarihsel Günahlarımızın Cezasını Çekiyoruz
M. Necip YAVUZER M. Necip YAVUZER
İslam Ümmeti'nin Yetimleri Kürtlerin Peygamber Aşkı
Kerem ÖZBAY Kerem ÖZBAY
Almanya'nın Korku Duvarı Siyonizm
Zeki KAYA Zeki KAYA
Nerede Filistin Dostları..!
Ahmet ÖRS Ahmet ÖRS
Oyun Kurucunun Yanına Yerleşen Kim? Kim Kimi Yargılıyor?
Uzeyir YİĞİT Uzeyir YİĞİT
Birinci Yılında Suriye Olayları ve Türkiye İzdüşümü
Muhammed HAKLI Muhammed HAKLI
Yaşasın İsrail İmparatorluğu..!
İbrahim KÜÇÜK İbrahim KÜÇÜK
Fasığın Her Haberi Batıl Mıdır ?
Nigar GÜMRÜKÇÜOĞLU Nigar GÜMRÜKÇÜOĞLU
Cami Geleneği ve Diyanet
Ali AMMAR Ali AMMAR
One Minute..! Şehid Furkan'ın Şehrine Siyonistler Giremez...!
Emel MÜMİNOĞLU Emel MÜMİNOĞLU
İran İçin Yine Mi Bahane?
Serdar DUMAN Serdar DUMAN
Sen Merak Etme Büyük Şeytan; Biz “Önceliklerimiz”i İyi Biliriz..!
Sevda Nur YAĞMUR Sevda Nur YAĞMUR
Kuzuluk Notları
Mikail Mikail
Kanadımız Kırık Şimdi
Ahmet HATİP Ahmet HATİP
Esrar-ı Derun
Atasoy MÜFTÜOĞLU Atasoy MÜFTÜOĞLU
Direnişin Onuru
Ramin BAYRAMOV Ramin BAYRAMOV
Dünya'da ve Türkiye'de Masonlar
Copyright © 2012 velfecr IE 7+ // Firefox 3+
[ 1024 x 768 ] // Macromedia Flash
Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir. // Tasarım ve Kodlama artiweb