|
|
Başbakana Yine Neler Oldu Böyle...? |
| 15.01.2012, 14:47:44 |
|
|
|
|

Uzeyir YİĞİT |
|
Kurt, kuzuyu yemeyi kafasına koymuş bahene arıyor; ama kuzu işte, karşısındakinde hata yok, bin dereden su içiyorlar kuzu suyun akışına göre altta, kurt üstte, kurt dayanamıyor kuzuya hitaben; neden suyumu bulandırıyorsun? Kuzu; nasıl olur ben altta sen üstte ama iş işten geçiyor tabi ki bu söz bittiğinde…
Anadolu'da sebepsiz yapılan işler için bu hikaye anlatılır.
Sayın Erdoğan, amaliyatından sonraki ikinci grup toplantısında -Allah daha iyi etsin- sağlıklı olduğunu ifade edercesine kükrer gibi bir hitapla gurubuna konuşma yapıyordu. "Eyvah" dedim…
Tabi “eyvah"ım sağlıklı olmasına veya ses tonundan ve kendini yormasından ötürü yeniden hastalanacak korkusundan değildi.
Irak- Suriye hattında yine insan hakları adına, “hak ihlali” konsndaki tavrına idi. Durduk yere tahrik edici ve gereksiz kışkırtmacı tavrına yönelmişti. Konuşmasın mı? Konuşsun elbette… Bizi mutlu edecek cümleler mi kursun? Asla. Bizi değil, barışı koruyacak ve gerçek manada insan haklarına saygılı ve gereksiz kelimeleri budayarak istediği zaman istediği gürlükte istediği sıklıkta konuşabilir. Alkış tutmas ıda bize vazife olsun o zaman.
Irak hattına ait konuşmalarını irdelemek istiyorum işin doğrusu. 2003 Irak işgali sürecinde topraklarımızın kullanılması ve fiili işgalci konumunda olmak için mecliste fezdekenin geçmesini engelleyen vekillerin ihraç edildiği AK Parti’nin 2012'deki tavrına nasıl bir izah getirmeliyiz?
İşgalci istekten, insan haklarına doğru iyi bir seyir halinde olmak mutlaka erdemli bir tavırdır.
Ama kelimelerin sırrı ve sihiri hatiplerin dilinde mana bulur. Tayyib Bey gibi ülkenin en önemli söz hatibinin konuştuğu cümlelerde sır ve büyü aşikardır. Murad açıktan dillenir ki halk hareketlerine yön verebilesin. Felsefe üstadı olsan sihir anlayana yapılacak kadar incedir, sen sadece seni anlayanla konuşursun o zaman.
Kürsüden cümlesine şu hitapla başlıyor Sayın Başbakan; “Irak’ta şu anda mezhebi bir anlayış çıkarılmaya başlandı; bu mezhepsel bakış, mezhepsel yaklaşım ne yazık ki Irak’ı kan gölüne dönüştürmüş vaziyyettedir…”
Bu girişine delil olarak cümlesini iyice açarak devam ediyor Sayın Başbakan; “Aynı iktidarın içerisinde olan kendi bakan arkadaşının konutuna, siz eğer tankın namlusunu doğrultursanız… Nitekim şu anda yapılan budur. Irak’ta sağlıklı bir yönetimden bahsetmek mümkün değildir…”
Haydi, buyurun; konuşmanın bu kısmının sonunda söze buradan başlamasını açıkca Irak’ta yaşanan Tarık el Haşimi olayına getirip yapılanları kabüllenemeyeceğini beyan ediyor Sayın Erdoğan. Ve ve ve....
Haydi diyelim ki; Irak’ta yaşanan tank namlusu öncesi, Irak’ın siyasi şahsiyetlerine yönelik suikast teşebbüsleri ve yeşil bölgede onlarca masumun hayatına sebep olan patlamalarda Haşimi "masum" ve "suçsuz"...! İtirafcılar Haşimi’nin adamı olsa da baskı altında itiraf ettiler! Kamera görüntlerindeki herkes ve Haşimi’nin evi de montaj! Hatta yeşil bölgede bomba patlaması haberi de uydurma! Olur ya teknoloji bu, bir sümilasyon yapılmış veya başbakana yönelik suikast girişim tatbikatı yapılmış olabilir.
Bütün bu yaşananlar Haşimi’ye karşı komplo olsun. Haşimi’nin kendi tabiri ile Sayın başbakanın Irak gerçeğini bile bile, yaşanmış milyonlarca canın kayıp hikayelerini bile bile, atlatılmış badireleri bile bile, islam dini için kutsal mekanların bombalanmasını, Kerbela ziyaretcilerinin öldürülmesi, İmam Hasan Askeri türbesinin iki sefer yerinden sökülecek kadar patlatılması ve şimdi Türk bir firma inşaatını yapıyor olmasını, İmam Musa Kazım’ın haremi ve etrafında bir seferde 1.200den fazla canın kaybolmasını, -kendisi de ziyaret etti- İmam Ali türbesininde Irak’ın dini en büyük şahsiyetine yapılan suikastte 200 den fazla kişinin hayatını kaybetmesini bile bile Sayın Erdoğan nasıl çıkıp da şimdi bir Haşimi için "Irak’ta mezhepsel bir anlayış çıktı" diyebilir.
Ülkemizde yaşanan ergenekon tutuklamalarında bağımsız hukuka saygı prensibi, neden Irak’ta delillerin TV’de ifşasına rağmen mezhepsel bir refleks olarak tanımlanıyor?
Acaba başka hesaplar mı var?
Mezhepsel olayların çıkmasına sebep olacak binlerce olayın at-la-tıl-dı-ğı Irak’ta Saddam'ın danışmanı Tarık Haşimi için verilen gayret neden bir başka ülkenin lideri tarafından mezhepsel zeminde yorumlanır anlamak istiyorum…
Irak’ta siyasi krizlere sebep olacak bir çok sebep varken, bunların göz ardı edilip basınada düştü Sayın Başbakan ABD’ye çekilme sürecinde Irak’ta barış sürecine katkı sağlaması için daha kalması yönünde ki teklifinin, gölgeli, tartışmaya açık teklifi kulaklarımızda iken -kürsüden konuya yaklaştığı kısım kasıtlı demiyorum- ama özürlü bir yaklaşımdır. Ayrımcı ve kendi toplmumuzun iç dinamiklerinde tetikleyeci bir tutum olması gözden kaçmamalıdır.
İnsan haklarına saygılı bir söylemin dili, savaş ve ayrımcılık üzerinden yapılırsa samimiyet testine tabi tutulur demiştik, daha önceden. 2003'te işgal etmek istediğin bir ülkede, işgalden daha çıkamamış bir ülkede, siyasi dış müdahalenin hat safhada olduğu bir ülkede, mükemmel demokrasi beklentisi abes olur. Hem de çıkıp kürsüden o ülkenin demokratik yapısında işlevini sürdüren bağımsız yargısına müdahale ederek.
Madem cümlenin sonunda Haşimi için tanıdığım birisi diyorsun. Nasihat et, de ki; “var git yargıya teslim ol, biz yargı sürecinin şeffaf ve bağımsızlığı konusunda baskıcı ve kararlı takipçi olacağız bundan emin ol” ve gerçekler çıksın ortaya. Irak’ta Haşimi’den başka adam kalmadı mı ki onun için bölgeye dinamit yerleştiriyorsun..?
Maliki zor bir bölgeyi yönetmektedir. Irak zor bir süreçten geçmektedir. Ocak ayı içerisinde bu yazı yazılana kadar sadece Bağdat’ta 40 civarında patlama oldu, hemen hemen tamamı Şii mahallelerinde. Patlamadan bu yana AK Parti yandaş medyası olayı çarpıtarak sunmakta o tarihlerde Habertürk gazatesi ve Yenişafak gazetesi aynı olayı biri Şii mahallelerinde patlama diye veririken Yeni Şafak "Sunnilere yönelik saldırı" diye garip bir dille vermişti.
Haşimi’nin kendi korumalarının organize ettiği patlamalrdan sonra ki patlamaların tamamı Şii semtlerinde oldu sayılır. Ama olsada olmasada ölen insanlar savaş isteyen askerler değil sivil ve ilk patlamalar kadın ve çocuklara yönelikti bunun sorumluları sorumsuz konuşan ve hareket eden iç ve dış siyasetçilerdir.
Ortamı mezhep çatışma sürecine yeniden sokma girişimleri patlamalardan kaynaklı değildir zaten patlama tek tarafta olmaktadır ortamı geren mezhep ismi üzerinden geliştirilen cümlelerle ifadelerdir. Bunu tescilemelerdir. Akıl ve adalet sahibi insanlara sesleniyorum canı yanan tarafın değilde yanmayan tarafın çığlığı neyi ifade eder.
Sayın Erdoğan Irak’a bakarken etrafından etkilenmeden ve takındığı gözlüğü çıkararak bakması gerekmektedir. Kendisine bağlı basın ve yanında çalışan kişiler onu aldatmaktadır.
Irak asla mezhepsel kavğanın adresi olmayacaktır.
Bizlere düşen şey ise, savaş çığlıkları değil barış ve ağabeylik görevidir. Afganistan işgaline son vererek bu işe başlamak daha hayırlıdır.
|
|
|
|
|
|
| Yorum : 7 |
|
MÜMİN
03.02.2012, 13:59:31
|
|
AKP NİN ILILMLI İSLAM PROJESİ VE BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ TÜM HIZIYLA DEVAM EDİYOR ILIMLI İSLAM PROJESİ BATILILARIN KÖLESİ OLMAYA RAZI OLAN İSLAMIN KURALLARININ GEVŞETİLMESİNE RAZI OLAN ÜLKESİNİN SAVAŞSIZ OLARAK ELİNİN VE KOLUNUN SIMSIKI BAĞLANMASINA GÖZ YUMAN VE DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA HAÇLILARIN VE YAHUDİLERİN ZULMÜNE SESSİZ KALARAK SADECE KENDİ ÇIKARLARINI DÜŞÜNEN BATILILARIN ŞİRKETLERİNDEN BEŞ KURUŞ ALMAK İÇİN ONLARIN ŞİRKETLERİNDE KÖLE OLMAYA RAZI OLAN ALACAĞI HER KARARDA ACABA ABD NE DER DİYE DÜŞÜNEN ALLAH RIZASINI DEĞİLDE KENDİ ÇIKARLARINI GÖZETEN BANA DOKUNMAYAN YILAN BİN YAŞASIN ANLAYIŞINDA OLAN MÜSLÜMANDIR SORUYORUM SİZE BÖYLE BİR İSLAM VAR MIDIR? ALLAH BİZİ HAK İSLAMDAN AYIRMASIN ILIMLI İSLAMCILARININ ŞERRİNDEN KORUSUN AMİN. |
|
|
|
|
ahmet kaya
30.01.2012, 13:58:36
|
|
Kardeşim allah razı olsun çok güzel dile getirmişsiniz endişelerinizi. Ama erdoğan,nın görevi bm,yi ve abd,yi ve nato,yu ortadoğuya yerleştirmek. Onun yüzündeki maskeye kanmayın. Rabbim bizleri ve tüm dünya müslümanları kafirlerin ve münafıkların hile ve desiselerinden korusun. AMİN. |
|
|
|
|
İSMAİL SALMANLI
27.01.2012, 19:27:01
|
|
HAŞİMİYİ-YARGILAYAN-HEYETİN KAÇTA- KAÇI Şİİ OSMAN ATALAY-CEVAP VERSEN SEVİNİRİM IRAKTA ÖLENLERİN KAÇTA KAÇI Şİİ SAYIN BAŞBAKAIM DANIŞMANLARINA Bİ SOR DANIŞMANLAR MUVAİYE YE BİATLI ZİHNİYETLİ OLDU İÇİN BİŞEY DEŞİMİYCEK SAYIN BAŞBAKANA HEP DUA ETTİM SURİYE TAVRI IRAK TAVRI YÜREĞİM-İ SI-KTI. |
|
|
|
|
Erzurumlu dadas
17.01.2012, 19:40:52
|
|
Dünyada tamam siz milliyetcisiniz irkcilik yapiyorsunuz gelin size biz istediklerinizi verelim diyen hic bir ülke yoktur isteklerinizi neden türkiyenin tüm insanlari icin istemiyorsunuz bölgecilik yapiyorsunuz bölücülükle siz kimlere hizmet ediyorsunuz?? |
|
|
|
|
murat nazlı
15.01.2012, 16:40:44
|
|
şeytanlaşmış burokrat asker danışman ve tüccarları anlarız işleri bu peki hak ve adaletten bahseden sıradan bile insanların bir haberi bir işi tahkik etmesi araştırması gerekmezmi?*heleki insanları yönetmekle mükellef olan otorite sahiplerinin işleri araştırma-istişare-müşavere olması gerekmezmi? kulağına fısıldanan her şeye inanan ve işlerini başkalarının verdiği bilgiyle yapan yöneticiler nasıl hak yolda yürüyüp doğru iş yapacaklar. Tüm islam tarihi sultanlara yazılan nasihat kitaplarıyla dolu. Sultanlar doğru ve yanlışlarıyla gittiler. Ama tüm eserler kütüphanelerde arşivlerde mevcut. Iktidarı yıkan şey küfür değil zulumdür. En büyük zulumde hakkı gizlemek ve haksızlıkda ısrar etmektir. Onun için zalim sultanlara yanlış sultanlara haksız sultanlara karşı hakkı söylemek en buyuk ibadet bu yolda ölenler şehid sayılmıştır. Muaviye ve yezidin yanlışı ayrı ama esas zulmu yanındakiler iktidar gücü yapıyordu. En büyük zulme karşıda en buyuk hakkın haykırışını hz hüseyin verdi. |
|
|
|
|
murat nazlı
15.01.2012, 16:30:41
|
|
ırakda herturlu delil varken ve dış desdekte varken yargıya guvenmiyoruz diyip kaçanlar tutuklanmak istediğinde. Başbakan mezhepçilik yapılıyor demiş. şimdiye kadar400 yıl geçmişde 30 yıl baas ve saddam dönemlerinde abd işgalinde mezhepçilik yapılmamışda şimdi yapılıyormuş? yoksa başbakan yenimi hatırlamış?yada başbakana kürt açılımında. Pkk konusunda. Demokratik açılımlarda olduğu gibi yanlış ve eksik mi bilgi veriliyor?*trt nin kanallarını seyretse yine herhalde anlarki yıllardır yapılan bir yanlış ve mezhepçilik varsa bu saddamın-abd nin- israilin- suudun-katarın-ingilterenin-turkiyenin yaptığı bir mezhepçiliktir. Yıllardır ve hala öldürülenlerin yok edilenlerin şii olduğu bir yerde bu nasıl mezhepçiliktirki. şiiler mezhep fitnesi çıkarıyor sunni diye bilinen-şeytanın askerleri- sunni mezhepçi değiller haklılar ve mazlumlar. Bunları savunmakda başbakana düşüyor. Bu kadar alevere dalevere şeytanlıkları yapan ve medyayı kendi şeytani emelleri için kullanan kesimde hiçmi suç yok. |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|