|
|
Ateş Çukurunun Etrafında |
| 13.12.2011, 14:50:56 |
|
|
|
|

Ahmet ÖRS |
|
Türkiye “demokratikleşmiş” ve batılı değerleri benimsemiş, kapitalist kalkınma modeli yolunda mesafe kat etmiş bir ülke olarak sermayenin rahat dolaşımını amaçlayan küresel operasyonlarda batılı müttefiklerinin yanında gönül rahatlığıyla yer alan bir ülke profilini gün geçtikçe pekiştiriyor.
“Bölgesel abilik” hayali ABD ve NATO duvarına toslayan Türkiye, bugün bölgesinde yangının tam ortasına düşmek üzere. “Komşularla sıfır sorun” politikasından “bütün komşularla sorun” noktasına kadar gelen bir Türkiye ile karşı karşıyayız.
“NATO’nun ne işi var Libya’da!” çıkışından rekor bir hızla “u” dönüşü yapan bir kabiliyet elbette yedi-sekiz ay önce ortak bakanlar kurulu toplantısı yaptığı komşusunun karşısına batılı partnerlerinin arzuları doğrultusunda çıkabilecekti, nitekim çıktı da.
En ufak bir insan hakları meselesinde dışarıdan Türkiye’ye dönük eleştirileri “içişlerimize karışıyorlar” feveranıyla karşılayanlar bugün başkalarının içişlerine müdahale etmeyi “orası bizim de içişlerimizdir” temelsiz teziyle gerekçelendiriyorlar.
Esad ailesinin ne zamandır diktatör olduğuna ayamayanların bugün Suriye’ye karşı savaş pozisyonu almaları bu meselede kendi inisiyatiflerini tartışmaya açmayı fazlasıyla gerekli kılmaktadır. Suriye’de halk zalimleri devirecekse, bunu bedel ödemek koşuluyla da göze almışsa, bu onların tercihidir. O tercihe saygı ve dua, Müslümanlar olarak gereken her yardım boynumuzun borcudur. Ancak trajik Libya isyan süreci gibi yerel diktatörlüklere karşı küresel hegemonyanın operasyonuna gidecek bir yolda işlev görmek ümmet ve tarih hesabına affedilebilecek bir suç değildir.
Bugün Türkiye batılı direktifler uğruna ateşe atılmaya çok meyyal bir görüntü veriyor. Malatya’ya kurulacak füze kalkanının İran’ı hedef almadığını iddia eden hükümet yetkililerine en iyi cevap olası bir saldırıda ilk hedeflerinin Malatya’daki füze radarı olacağını ilan eden İran’dan geldi. Rusya’nın batı ve güney hattına NATO radarları için füze sistemi konuşlandıracağını açıklaması batılı dostlarının arzuları çerçevesinde Türkiye’nin içine atıldığı ateş çemberini yeterince açık etmektedir.
Füze kalkanı ile İran ya da Rusya menziline giren Türkiye, her geçen gün Suriye’ye karşı savaş/müdahale söylemi üreten bir siyaset takip ediyor. İnsana “bu ne şiddet, ne celal” dedirttirecek tarzda yükselen öfkeyi anlamak mümkün değil. Kendi iç sorunlarını sanki barış ve adalet içinde çözebilmiş, kendi halklarına bunun hesabını verebilmiş gibi başkalarına efelenmede duyulan arzunun şiddeti doğrusu insanı ürkütüyor.
Suriye halkının kendi devrimci dinamiklerine duymak istediğimiz inanç, sürecin uluslararası komplo ve operasyonlar neticesinde İran’a karşı şah çekmenin son adımını tasarlaması gerçeği gözlerden ırak tutulmadığında anlam kazanacaktır. Suriye İhvanı’nın başkanı sadece Türkiye’nin müdahalesini kabul edebileceklerini söyledi. Türkiye’nin de bir NATO üyesi olarak hangi görev ve misyonu ifa edeceği, bilenler için az çok açık olsa gerek. Kore’den Afganistan’a, oradan Libya’ya uzanan süreçte NATO ile hangi işleri çıkarttığımız ortadadır.
Kapitalizm için dikensiz gül bahçesi yaratmak isteyen küresel taleplere karşı halkların ayağa kalkması icap ediyor. Aksi bir durum bütün geleceğimizin küresel hegemonyanın inisiyatifine terk edilmesi olacaktır.
|
|
|
|
|
|
| Yorum : 13 |
|
Fikri
05.03.2012, 15:31:25
|
|
Bu gün Suriye ateş çukuru ve yazar başında oturmuş komplo teorileri kuruyor. Hesabını zor verir. Emperyalist oyunlar Baas katliamına meşruiyet sağlamayacağı gibi siz mazlumlara ney vaat ettiniz ve katliamcılara destek anlamına eglen faaliyetlerden başka ne yaptınız? Yazar birşeyler karşı olmaktan reel zulmü göremeyecek bir rahmetsizlik örneği. |
|
|
|
|
Saudd
04.03.2012, 19:50:01
|
|
"Arkadaşın" bu işlere yeni başlamadığı çok açık ama, ayni şeyi senin için söyleyemeyeceğim. Eğer dikkatli okursan yazıda herhangi bir çelişkinin olmadığını anlarsın. |
|
|
|
|
serdar ilbey
01.03.2012, 12:22:00
|
|
Yazının başı ile sonu tezat. arkadaş bu işlere yeni mi başladı? |
|
|
|
|
mustafa
23.02.2012, 22:12:10
|
|
Ahmet kardeş yazıyı bitirirken halkların ayağa kalması gerekiyor demişsiniz. İyi ya işte Tunus, Mısır ve Libya'dan sonra Suriye halkı ayağa kalktı ama beğenilmiyor. Gözünün üstünde kaşın var deniyor. Türlü türlü iftiralara maruz kalıyor. Özgür Suriye Ordusuna denmedik söz bırakılmadı.
Başımızdaki diktatörleri bize musallat eden aynı emperyalizm değil miydi? Eğer emperyalizmi Suriyeye musallat eden birileri varsa o da Selahattin eş ağabeyin deyimiyle kafir Baas rejimidir! Nurettin ağabey de adaleti gereği buna itiraz etmez. İma yollu direnen halkı bundan sorumlu tutmak adil bir yaklaşım mıdır?
Ayhan kardeş, Beyazıtta ben de vardım. Müslümanlara iftira etmekten Allah'a sığının ve tevbe edin derim. Kürşat kardeş güzel açıklamış, fazla söze hacet yok! slm. |
|
|
|
|
Osman Canlı
13.02.2012, 21:03:30
|
|
Öncelikle sizi tebrik edrim. Ülkemizde olan biten ne varsa gayet güzel ve ortada bir bakış açısıyla temas buyurmuşsunuz.
Kaleminize ve fikirlerinize ihtiyacımız olacağıda apaçıktır. Bu meyanda önünüzün açık olmasını temenni ederim ve başarılar dilerim. |
|
|
|
|
KAMİL AK
31.01.2012, 21:22:57
|
|
HAFTA İÇİNDE AMERİKAN BAŞKONSOLOSUNUN YAPTIĞI KONUŞMADA FÜZE KALKANI SİSTEMİNİN TÜRKİYEN'İN DÜŞMANLARI İÇİN MALATYA'YA KONUŞLANDIRILACAĞINI SÖYLÜYORDU. ŞİMDİ SORMAK LAZIM DÜŞMAN KİM:İRAN? SURİYE? İSRAİL? IRAK? FAZLA UZATMAYA GEREK YOK. FÜZE KALKANININ İRANA KARŞI KONUŞLANDIĞI APAÇIKTIR. ORTADOĞU ÜLKELERİ Kİ MÜSLÜMAN ÜLKELERİ BİR AN ÖNCE UYANMALI. AKILLARINI BAŞLARINA ALIP NASIL BİR TUZAK İÇİNE ÇEKİLDİKLERİNİ ANLAMALILAR. |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|