Şeyh Adnan Arur, başta gençler olmak üzere gücü yeten tüm Suriyelilerden Özgür Suriye Ordusuna katılmalarını istedi.
Suriye devrimin etkin destekçilerinden Şeyh Adnan Arur, başta gençler olmak üzere gücü yeten tüm Suriyelilerden “Özgür Suriye Ordusu”na katılmalarını istedi.
Şeyh Arur, Eylül ayının son günlerinde Safa Televizyonu’na yaptığı açıklamasında Özgür Suriye Ordusu’nun gönüllü savaşçıları kabule başladığını belirterek, gücü yeten herkesten orduya katılmalarını istedi.
Şeyh Arur'un bu açıklamasında, tüm çabalara rağmen Suriye ordusunun çözülmemesi, Özgür Suriye Ordusu'nun Suriye ordusuna karşı savaşabilecek askeri er gücüne ulaşamaması etkili oldu.
Şeyh Arur, aynı açıklamasında “Suriye Ordusu’ndaki yüksek rütbeli bazı subayların kendisiyle irtibata geçtiğini, ordudan ayrılarak Özgür Suriye Ordusu saflarına katılmak için hazır olduklarını belirttiklerini” söyledi.
Şeyh Arur, daha önce yaptığı açıklamalarda da hala orduda görev yapan asker ve subaylardan gelişi güzel bir biçimde ayrılmamalarını, "sivil halka ateş açma emri" almadıkları sürece ordudan ayrılmamalarını, kendilerine bildirilecek talimata göre hareket etmelerini istemişti.
ŞEYH ARUR VE ÖZGÜR SUBAYLARLA İRTİBATI
Şeyh Arur’un Türkiye’deki mülteci kamplarında yaşan Özgür Suriye Ordusu’nun komuta kademesiyle yakın temas halinde olduğu biliniyor.
(Şuanda Türkiye’de bulunan Özgür Suriye Ordusu’nun komuta kademesindeki Suriyelilerin isimleri şunlar: Albay Riyad Es’ad, Albay Ahmed Hicazi, Albay Malik Abdulhalim Kurdi, Yüzbaşı Ammar Abdullah el Vavi, Binbaşı Mahir Rahmun Naimi, Yarbay Abdussettar Yusuf, Yarbay Abdurrazzak Raşid Rahmun Naimi, Yarbay Hüseyin Harmuş.)
Şeyh Arur, Suriye ordusundan ayrıldığını ilan eden subaylarla irtibatını hiçkimseden gizlemedi. Subaylar üzerindeki etkin rolünü, Safa ve Visal Televizyonu'ndaki programlarına telefonla katılan subaylarla gerçekleştirdiği diyaloglarla bir çok kez gösler önüne serdi. Subayların rütbelerini yükselten Şeyh Arur, subayların Beşşar Esad rejimine karşı geliştirdiği stratejinin de belirleyicisi oldu.
Şeyh Arur’un Suriye ordusundaki subaylarla ilk teması, Lübnan’daki Harir davasının yalancı tanığı Zubeyr Sıddık’tı. Şeyh Arur aynı zamanda Cisr Şuğur’daki 120 askerin ölümünden sorumlu olduğunu açıklayan Hüseyin Harmuş’la temasa geçti.
Şeyh Arur, Cisr Şuğur eyleminden ötürü Harmuş’u yarbaylıktan albaylığa terfi ettirdiğini açıkladı. Şeyh Adnan Arur, Özgür Suriye Ordusu Genelkurmay Başkan Yardımcısı Albay Ahmed Hicazi'nin rütbesinin albaylıktan tuğgeneralliğe yükseltildiğini 26 Haziran'da Visal Televizyonu'ndan duyurmuştu.
ÖZGÜR SURİYE HAREKETİ VE ÖZGÜR SURİYE ORDUSU
Şeyh Arur'un, Cisr Şuğur saldırısından sonra Türkiye'ye sığınan komutanları terfi ettirmesinden 2 gün sonra (28.06.2011), Hüseyin Harmuş komutasındaki Özgür Subaylar Hareketi'nin kurulduğu ilan edildi. Şeyh Arur, Visal kanalındaki televizyon programlarında, askeri kanada ilişkin yetkilendirmelerin Harmuş tarafından gerçekleştirileceğini açıkladı.
Özgür Subaylar Hareketi'nin kurulmasının üzerinden uzun bir süre geçmemişti ki askeri kanatta yeni bir oluşum haberi 29.07.2011 tarihinde gündeme düştü.
"Özgür Suriye Ordusu" adındaki bu yeni oluşumun başına 4 Temmuz'da ordudan ayrıldığını açıklayan Albay Riyad Es'ad getirildi. (Uzun bir süre, "Şuan neredesiniz?" sorusuna "Türkiye sınırına yakın Suriye topraklarındayım" yanıtını veren Es'ad, Suriye medyasında çıkan "Es'ad tutuklandı" haberleri üzerine Türkiye'de olduğunu Anadolu Ajansı'na itiraf etmek zorunda kaldı.)
SUBAYLAR, AMERİKA'YA GÖTÜRÜLDÜ
Özgür Suriye Ordusu'nun kurulmasından bir hafta sonra, Suriyeli devrimcilere yakınlığıyla bilinen "Sooryoon"da, Suriye ordusundan ayrılarak komşu bir devlete götürülen Suriyeli subayların Amerika'ya götürüldüğü, bu subayların Beşşar Esad rejimine karşı mücadelede kullanılacağı haberi yer aldı. (Amerika'ya götürüldüğü iddia edilen subaylar arasında, Türkiye'de yaşaayn subayların yer alıp almadığı hususunda net bir bilgi bulunmuyor.)
Yine aynı günlerde Şeyh Adnan Arur'un televizyon programlarını Suudi Arabistan'da yapması engellendi. Şeyh Arur, söz konusu engellemeden ötürü, programlara devam etmek için Suudi Arabistan'dan ayrılarak başka bir ülkeye geçti.
HARMUŞ'UN ORTADAN KAYBOLUŞU
Özgür Suriye Ordusu’nun komutanı Riyad Es’ad, 27 Ağustos’ta Şeyh Arur’un konuk olarak katıldığı televizyon programına, Türkiye’den telefonla bağlanarak, Özgür Suriye Ordusu’nun yeni kararını açıkladı: Riyad Es’ad, Şeyh Arur’un “kutlu çağrısına” yanıt vererek, tüm askeri birliklerin Özgür Suriye Ordusu çatısında altında birleştiğini ilan etti.
Es’ad’dan sonra söz alan Şeyh Arur, “Özgür Suriye Ordusu” dışında başka bir silahlı gücün meşruiyetinin kabul edilmeyeceğini söyledi. Şeyh Arur ve Özgür Suriye Ordusu’nun bu açıklamasından 2 gün sonra, Yarbay Hüseyin Harmuş ortadan kayboldu.
Harmuş ailesi, Harmuş’un Türkiye’deki mülteci kampından Türkiyeli yetkililerin aldığını iddia ederek yaşananlardan Türkiye’yi sorumlu tuttu. Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise söz konusu iddiaları yalanladı.
Harmuş’un akıbeti, uzun bir süre sır olarak kaldı. Suriye muhalefetinden bazı isimler, Harmuş’un Türkiye tarafından teslim edildiğini iddia ederken Türkiye hükümetiyle yakın temas halinde olan Suriyeli muhalifler, Harmuş’un akıbetinden Türkiye’nin değil Suriye’nin sorumlu olduğunu açıkladı.
Siyasi kanattaki Harmuş ihtilafı, askeri kanatta da görüldü. Harmuş komutasındaki Özgür Subaylar Hareketi’nin güney komutanlığı ise yaşananlardan Türkiye’yi sorumlu tutarken Riyad Es’ad başta olmak üzere Özgür Suriye Ordusu’nun Türkiye’deki komutanları, Harmuş’un başına gelenlerden Türkiye’nin değil Suriye’nin sorumlu olduğunu belirttiler.
Harmuş’un 15 Eylül'de Suriye kanalında yayınlanan itiraflarıyla, Suriye’ye istihbaratının eline düşmüş olduğu ortaya çıktı.
Harmuş'un Suriye Televizyonu'nda yayınlanan konuşmasından sonra (23 Eylül 2011) Özgür Suriye Hareketi, Özgür Suriye Ordusu'na resmen katıldığını açıkladı.
Özgür Suriye Hareketi'nin Özgür Suriye Ordusu'na katılışı, 24 Eylül'de Visal Televizyonu'na konuşan Binbaşı Mahir Rahmun Naimi'nin ifade ettiği üzere Şeyh Arur'un tavsiyeleri üzerine gerçekleşti.
SİLAHLI SALDIRILAR NE ZAMAN BAŞLADI?
Suriyeli devrimcilere yakın kaynakların bir çoğu, devrimin sivil başladığını ve hala sivil devam ettiğini iddia ederken Barada TV’nin sahibi Malik el Abde ise Dera’da gösterilerin başladığı ilk günden itibaren, ordudan ayrılan askerlerin Suriye Ordusu’nu hedef alan operasyonlar düzenlediğini, bundan ötürü devrimin tamamen sivil devam ettiğini söylemenin doğru olmayacağını vurgulamıştı.
Rejim kaynakları, Dera ve diğer şehirlerdeki olaylarda, "terörist" grupların etkin olduğunu iddia etmişti. Devrimciler ise rejim iddialarını yalanlayarak, ülkedeki asker ve sivil dahil herkesin ölümünden rejimin sorumlu olduğunu açıklamıştı.
Suriye İnsan Hakları Örgütü Mirsad’ın raporuna göre Suriye’deki devrim gösterilerinin başladığı Mart ayından bugüne kadar 2455 sivil, 754 asker öldü. (Mirsad, açıkladığı raporda, Hama'da 3 Temmuz ile 10 Temmuz arasında düzenlenen operasyonda ölenlerin dahil olmadığını açıkladı.)
İSRAHABER