Amerikalılar tarafından kaçırıldıktan sonra geçen günlerde serbest kalan İranlı Bilim adamı Şehram Amiri olayın perde arkasını anlatıyor.
Geçen hafta ülkesine geri döndükten sonra yaptığı açıklamalarla dikkati Amerika ve İran arasındaki çekişmelere çeken Şerham Amiri, Cumartesi günü devlete ait bir televizyon kanalında daha da ayrıntılı açıklamalarda bulundu.
Bilindiği gibi Medine’de iken 14 ay önce Amerikalılar tarafından kaçırılıp Amerika’ya zorla götürüldüğünü iddia eden Amiri, İran’ın nükleer programında görev alan bir bilim adamı olarak kamuoyunda gündem konusu olmuştu.
İran’a geri döndüğünde İranlı yetkililerle beraber yaptığı ortak açıklamada kendisinin bir üniversite de görev yapan bir akademisyen olduğunu söyleyen Amiri, nükleer alanda çalışan bir bilim adamı olduğu iddialarını kesinlikle reddetmişti.
Amiri, Cumartesi günü verdiği röportajda geçen sene İran-Irak sınırında yakalanan üç Amerikalının, Amerikalı istihbarat yetkililerinin de doğrulamasıyla gerçekten de casus olduklarını söyledi.
Bilindiği gibi geçen yılın Temmuz ayında Irak-İran sınırı arasında yürüyüşe çıktıklarını iddia eden Shane Bauer, Sarah Shourd ve Josh Fattal adında 3 Amerikalı İranlı güvenlik elemanlarınca yakalandı ve Amerikan istihbaratına çalıştıkları gerekçesiyle de o zamandan bu yana göz altında tutulmaktadırlar.
Washington yönetiminin tatil amaçlı oralarda bulunan kişiler oldukları açıklamasıyla serbest bırakılmaları talebine rağmen, İranlılar casusluk ihtimaline karşı onları alıkoyduklarını söylediler. Ama buna rağmen henüz haklarında resmi bir dava da açılmış değil.
Amiri, Amerika’da iken İranlı istihbarat görevlilerinin kendisiyle temas kurduğunu söyleyerek, yöntemleri ve şifreleriyle kendilerinin gerçekten de İran istihbaratından olduklarını anladıktan sonra onlarla bağlantıyı sürdürdüğünü söyledi.
İranlı istihbarat görevlileri ile ilgili ayrıntılı bilgi isteğine ulusal güvenlik gerekçesiyle cevap veremeyeceğini söyleyen Amiri, Amerikalı istihbaratçıların değiş tokuş isteğinin de bu aşamadan sonra geldiğini söyledi.
‘’İran istihbaratının benimle bağlantıya geçtiğini Amerikalılar anlayınca önce çok öfkelendiler sonra da bu 3 casusla değiş tokuş edilmem için teklifte bulunduklarını iletmemi söylediler. Ayrıca bu değiş tokuşun olabilmesi için de CİA ‘ye sızmaya çalışan bir İran istihbaratı elemanı olduğumu kabul etmem gerektiğini de ifade ettiler’’.
Amerika’daki göz altı sürecine dair farklı açıklamalarda yapan Amiri, ‘’Beni sorguladıkları zaman bilgilerin doğruluğu için yalan makinesi de kullandılar. Sonunda benim gerçekten de nükleer program dolayısıyla kaçırılacak bir evsafta olmadığımı anladıklarında oyunları bozulmuş oldu ve tüm planları alt üst oldu’’.
‘’Sorgulamada nükleer silah yapım işlemlerine dair dökümanları bana göstererek planlarının gerçekliğine daha fazla katkı yapmak istediler’’.
Serbest bırakılmasına dair sürece de değinen Amiri, ‘’Amerikalılar benden gereken faydayı sağlayamayacaklarına kanaat getirince beni serbest bırakarak dosyayı kapatmak istediler. Pakistan elçiliğine de kendim gelmedim ,teslim edildim.
Beni bir taksiye bindirerek refakat ettiler ve elçiliğe gelmeme olanak sağladılar’’
VELFECR