İran'ın ingilice yayın yapan haber kanalı Press TV'de yayınlanan bir analizde, Amerika'nın Suriye'ye karşı senaryosu üzerinde duruldu.
Bu önemli analizi sunuyoruz:
Amerika’nın Suriye’ye demokrasi ve insan hakları götürme serüveninde atacağı sıradaki adımın Türkiye-İsrail ortaklığında gerçekleştirilecek geniş çaplı bir saldırı olacağı neredeyse kesinleşti.
Şimdiye kadar atılan adımlar arasında, Arap Birliği’nin Şam tarafından ülkedeki kriz durumu ile ilgili yapılan görüşme çağrılarını reddetmesi, eli silahlı Suriye muhalefetinin “meşru” olduğunun ve yönetimin bu kimselere devredileceğinin garantisinin verilmesi, bu amaç çerçevesinde Türkiye’de Suriye muhalefetinin bürolar açmasına müsaade edilmesi vardı.
Bu planın bir parçası olarak atılan diğer bir adım da farklı ülkedeki Suriye büyükelçilik ve konsolosluklarının saldırıya uğramasına göz yumulması vardı ki; böylece Suriye hükümetinin siyasi otoritesinin de sarsılması öngörülüyordu.
Suriye konusunda Amerika’nın başını çektiği ve fikir babalığını yaptığı planın sonraki aşamalarında ise ortaya konulacaklar şöyle:
İlk olarak Suriye hükümeti savaş suçluluğu hususunda ‘günah keçisi’ ilan edilecek; (ki zaten dünya genelindeki dezenformasyon, bu sürecin işlemesine şu anda bile büyük katkı yapıyor); ve mevcut rejim, Uluslararası Hague Mahkemesi ile uluslararası insan hakları kurumları tarafından yargılanmak istenecek.
Sonrasında Türkiye, Suriye sınırına asker gönderecek ve sınırdan Suriye’ye kaçırılacak silahlarla Suriye içindeki sade vatandaşların ve muhaliflerin silahlanması sağlanarak iç savaşa giden süreç başlatılmış olacak.
Bir sonraki adımda Washington, Katar’ın maddi destek güvencesi ile gönüllü savaşçı olmayı kabul eden Libya’nın Trablus kentindeki Libyalıları Suriye sınır bölgesine sevk edecek ve bu vesileyle krizin tırmanmasına ortam hazırlayacak.
Geçtiğimiz günlerde İsrail, Suriye’ye yönelik askeri operasyonlar düzenleme noktasında hazır olduğunu belirterek mevcut tasarıdaki yerini almış oldu. İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Liberman, önümüzdeki hafta ABD’ye gideceğini ve gündeme dair ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile bir görüşme yapacağını açıkladı.
Liberman’ın Amerika ziyaretinin ana gündem maddesinin Suriye’ye yönelik uluslararası baskının arttırılma çabaları çerçevesinde şekilleneceği belirtiliyor. Görüşmeler neticesinde Suriye hükümetinin devrilmesi için yaptırımların ötesine geçilebileceği öngörülüyor.
İleriki süreçte, Suriye’ye komşu ülkelerden biri olan Ürdün, Suriye’ye yönelik askeri müdahale konusu çerçevesinde Amerika’dan gelecek yeşil ışığı beklediğini açıkça ifade edecek.
Irak-Suriye sınırındaki eli silahlı gruplar da Amerika-Katar’dan gelecek emirler çerçevesinde Suriye’yi iyice karıştırmak için ülkeye giriş yapacaklar.
Suriye Televizyon kanalları, Nilsat ve Arapsat Uydu listesinden çıkartılarak dünya kamuoyunun Suriye’deki olayları Batı gözüyle değerlendirmesi sağlanacak.
Suriye pasaportları yeniden düzenlenecek ve bu yeni pasaporta sahip olmayan Suriyeliler Batı ve Arap ülkelerine çıkış yapamayacaklar.
Suriye’de rejimin devrilmesi için uygulamaya konan planın başarıya ulaşması için gerekli olan adımlardan bir tanesinin de şu anda pratiğe yansımaları olan Suriye ordusundan ayrılıkların yaşanması ve son olarak Suriye Devlet Başkanının bir suikast sonucu öldürülmesi olduğu gündemdeki yerini koruyor.
