Siyonist rejim istihbarat merkezi Herziyla'nın raporunda, İran-Suriye-Hizbullah ititfakının nasıl kurulduğu anlatılıyor.
ÜÇLÜ İTTİFATIN KURULUŞU: İRAN-SURİYE-HİZBULLAH
VELFECR ÖZEL DOSYA 9
Dr. Ely KARMON
(1980-1992)
Üçlü ittifakın kuruluşunu şekillendire, dört büyük bölgesel olay olmuştur: İran-Irak Savaşı (1980-1988); Lübnan’daki ilk İsrail savaşı (1982-1985); Lübnan iç savaşının sona ermesi ve Ta’if anlaşması (1989-1992); ve Birinci körfez Savaşı (1990-1991). Bu ittifakın kuruluşu, ideolojinin büyüyen rolü ile, İslam Devriminin ihracı ile; Büyük Suriye konsepti ile; ve bu üç aktörün, terörizmi ve tahrip metotlarını kullanmaları sayesinde hızlandırılmıştır.
İran-Suriye İttifakı
1990’ların sonunda Ehteshami ve Hinnebusch, Orta Doğu, “Aslan ve Türban” arasındaki bir ittifakın hayaleti tarafından taciz mi ediliyor, diye sordular. Bu ikili, Suriye ve İran’ın, Irak’ın körfez savaşı sonrası yıkılışının ardından, ABD’nin, orta doğu’daki yeni dünya düzenine meydan okuyan güç merkezleri olarak kalabileceğini iddia etti.
İran-Suriye ittifakının kaynağı, Irak Şiası ile ilgili de bir meseledir. 1970’lerde Musa Sadr –güney Lübnan’da ezilen Şiîlerin lideri- Suriye Alevilerinin Müslüman olduğuna inandıklarını açıkladı. Dolayısıyla, Hafız Esad’ı Müslüman olarak kabul etti ve böylelikle ittifaka zemin hazırladı. 1979’da Humeyni iktidara gelince, ittifak resmileşerek namlusunu Saddam Hüseyin’e, desteğini ise Hizbullah’a yöneltti. Yeni eksen, Baas rejimine, kendi Müslüman görünümünü desteklemesinde yardımcı oldu.
İsrail’in askeri ve politik gücünün yükselişi, Sovyetler Birliği’nin stratejik bir koruyucu güç olma konusundaki güvenilmezliği ve 1978 Cam David anlaşması ile Mısır’ın, Arap kampından ayrılmasının sonucu olarak Suriye, bölgedeki güç eşitsizliğini azaltmak için asimetrik savaşa odaklandı.
Normalde İran ile Suriye rejimlerinin uzlaşması imkânsız gibi görünüyor çünkü İran rejimi, bir Müslüman halk devrimidir; Suriye rejimi ise seküler, sosyalist eğilimli ve pan-Arapçıdır. Buna rağmen bu iki rejim, birçok bölgesel mesel karşısında ortak bir zemin bulabildi.
1960 ve 70’lerde, Baas rejimi ile Şah rejimi arasında sürekli bir düşmanlık vardı. İran batı yanlısı ve İsrail dostu iken Suriye, Sovyet yanlısı ve İsrail düşmanı idi. Dolayısıyla Baas rejiminin, Humeyni’ye destek vermesi normaldi.
Bölgesel anlamda, 1970’lerde Suriye rejimi, İsrail-Mısır barış sürecinden dolayı zor durumdaydı. Çünkü bu barış, Suriye’nin bölgesel pozisyonu ve onun Filistin Kurtuluş Örgütü ile yoğun ilişkileri için yok edici nitelik taşıyordu. Esad, Bağdat’taki Baas rejimi ile uzlaşmaya çalıştıysa da başarılı olamadı ve 1979 Haziran ayı ile birlikte bu iki ülke tekrar birbirine girdi.
İran İslam cumhuriyeti, batı karşıtı, Mısır, ırak ve İsrail karşıtı idi. Dolayısıyla onunla müttefik olmak, Suriye açısından güç dengelerini korumak için büyük bir fırsat olabilirdi. Ayrıca İran yoluyla Şam yönetimi, Lübnanlı Şiîlerin de desteğini kazanabilirdi.
İronik bir biçimde, Suriye rejimi, İran’a diplomatik desteğini arttırırken Suriyeli Müslüman Kardeşler, İslam devrimini, “dünyadaki tüm İslami akımların devrimi” olarak selamlıyor, kendileri ile İran arasındaki İslami bağa vurgu yapıyordu. Fakat İran, müttefiklere ihtiyaç duyduğundan, seküler Suriye ile ittifak yapılması kaçınılmaz oldu.
İran rejimi, Suriye’nin, İslam düşmanlarına karşı duruşunu övdü ve Müslüman Kardeşleri de “Camp David komplosunu gerçekleştiren çeteler” olmakla suçladı.
Birinci Körfez savaşı, Suriye ile İran arasındaki ilişkileri en üst düzeye yükseltti. Her ikisi de Baas kökenli olmalarına rağmen Esad ve Saddam, pek anlaşamazlardı ve bu yüzden, 8 yıl süren savaş boyunca İran’a müttefik olan tek Arap ülkesi olarak kaldı Suriye. İran Suriye’yi, ırak’a karşı askeri baskı uygulamaya teşvik etti ve Suriyeliler bunu kabul ettiler. 15 Aralık 1981’de, Beyrut’taki Irak büyükelçiliği, Suriye ve İran istihbarat servisleri tarafında organize edilen bir saldırı ile tamamen yerle bir oldu.
İran rejimi, 1982 Şubat’ında Suriyeli Müslüman Kardeşlerin katledilmesini resmi olarak kınamadı, eleştirmedi. Ayrıca, 1982 Mart ayında İran ile Suriye arasındaki ekonomik işbirliği, İran’ın Suriye’ye, bir yıllığına günlük 174.000 varil ham petrol vereceğini söylemesi ve Suriye’nin, Irak sınırını kapatarak Suriye üzerinden Irak petrolü transferini engelleme kararı almasıyla başladı. Bu anlaşma, ikili ilişkilerin, bir Irak karşıtı stratejik ittifaka dönüştüğüne işaretti.
Suriye’nin, Irak-karşıtı politikası için argümanı Körfez savaşı idi. Irak tarafında başlatılan bu savaş, Arap-İsrail savaşı üzerindeki dikkatleri azaltmıştı ve İsrail’e karşı kullanılması gerek askeri gücün bu şekilde tüketilmesi, Suriye’nin, İran ile ittifak kurulmasının, İsrail karşısında zafer elde etmek için daha etkili bir yol olduğuna inanmasını sağladı.
İran, Suriye ve Lübnan Şiası
Suriye açısından, kendisinin Lübnan’daki varlığı, siyasi istikrar, Filistin politikalarını belirleme gücü ve Arap dünyasındaki durumu bakımından çok önemli tarihsel bir haktır. İran ise, Lübnan’daki varlığını korumak ve ortak yerel düşmanlara karşı savaşmak için Suriye ile işbirliğine ihtiyaç duyuyor. İran’ın İslam devrimini Müslüman toplumlara ihraç etme politikası, özellikle büyük Şi3i nüfusa sahip olan Lübnan’da başarılı oldu.
Hizbullah’ı, Lübnan’da bir silahlı güç olarak kurmakla Humeyni, İsrail’e karşı, zayıf arap devletlerinden ve Filistin Kurtuluş Örgütünden bağımsız, yeni bir İslami cephe açma arayışındaydı. Hizbullah, kuruluşundan itibaren şu mesajı verdi: İsrail, sadece direnişle karşılaşmalı.
Aslından İran ve Suriye’nin ikisi de, Hizbullah’ın kurulmasında etkili oldular fakat Hizbullah, Amal veya diğer bir siyasi gücün Lübnan’da zafer kazanması, Suriye’yi ilgilendirmiyordu.
Orta Doğu bilgini Olmert, İran-Suriye ilişkilerini 3 aşamaya ayırıyor: 1979-1982 (küçük çaplı işbirliği yılları); 1982-1985 (İsrail ve ABD’ye karşı ortak mücadele yılları); ve 1985-1990 (ihtilafın arttığı yıllar).
1979–1982
Şiî topluluk içerisindeki İran-yanlısı unsurların sayısı, Suriye-yanlısı Amal hareketi tarafından geçildi. İran, 1982’de İsrail’in Lübnan’a girmesinin ardından Lübnan bölgesine girdi.
Devamı var
